Künye   Hakkımızda
3 Ağustos 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Sansür yasası sonrası basın özgürlüğü “vahim” kategorisinde

Meclis'te kabul edilmesinin üzerinden bir yıl geçen "sansür yasası" sonrası çok sayıda gazeteci hakkında soruşturma ve kovuşturma açılırken, Türkiye basın özgürlüğünde “vahim” kategorisine düştü.

18 Ekim 2023
Sansür yasası sonrası basın özgürlüğü “vahim” kategorisinde
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Gazetecilik meslek örgütlerinin “sansür yasası” olarak nitelendirdiği ve birçok tartışmaya neden olan “Dezenformasyonla Mücadele Yasası” yürürlüğe girmesinin üzerinden bir yıl geçti. Geçen bu bir yıllık sürede “Gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayma” ile 3 yıla kadar hapis cezası getiren yasa ile çok sayıda gazeteci ve yurttaş hakkında soruşturma ve kovuşturma açıldı.

75 ÜLKE ARASINDA SONUNCU

ABD merkezli Freedom House tarafından “Yapay Zekanın Baskıcı Gücü” başlığıyla yayınlanan “2023 İnternette Özgürlük” raporuna göre, 75 ülke arasından Türkiye en düşük puanı alarak sonuncu sıraya yerleşti. Sansür yasasına da değinen raporda, yasanın muhalif siyasetçiler ile gazetecilerin susturulması için kullanıldığı vurgulanarak, sansürün yaygın olduğu ve çok sayıda makale ile sosyal medya paylaşımının engellendiği belirtildi.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ “VAHİM” KATEGORİSİNDE

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün hazırladığı 2023 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise Türkiye, geçen yıla göre 16 sıra gerileyerek, 180 ülke içerisinde 165’inci sırada yer aldı. RSF’ye göre Türkiye, “sorunlu” kategoriden “vahim” kategorisine geçti.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), 2022 yılı Gazetecilere Yönelik Hak İhlalleri Raporu’na göre ise bu süreçte 39 gazeteci tutuklandı ve 76 gazeteciye ceza verildi.

“SANSÜR ZATEN FİİLİ OLARAK VARDI”

Sansür yasasının birinci yılına ilişkin konuşan DFG Sekreteri Gülşen Koçuk, sansür yasasının bir yıldır konuşulduğunu fakat bunun çok eskiye dayanan bir pratik olduğuna değinerek, “Çünkü iktidar zaten hali hazırda kendi suçlarını, üniformalı şiddeti, devlet kaynaklı yaşanan hak ihlallerini kapatmak, gizlemek amacıyla bu sansürü fiili olarak uyguluyordu. Biz bunu özellikle 2014-15 sürecinden sonra gördük. Bu süreçten sonra daha sistematik hale geldi ve nihayetinde iktidar bunu yasal zemine kavuşturma amacıyla bir yasal düzenlemeye gitti. Bizim sansür yasası olarak ifade ettiğimiz ama kendilerinin ‘dezenformasyon yasası’ olarak tanımladığı yasayı Ekim ayında çıkardı. Bu yasayla amaçlanan yanlış bilginin yayılmasının önüne geçmek olduğu ifade edilse de iktidar kendi doğrusuna karşı halkın doğrusunu gizlemek, kapatmak amacıyla bunu gündeme getiriyor” dedi.

“SUÇLARINI GİZLEMEK İÇİN ÇIKARDILAR”

AKP’nin suçlarını örtmek için sansür yasasını çıkardığının altını çizen Koçuk, “Van’da iki yurttaşın helikopterden atılmasının, Gülistan Doku, İpek Er’in gündeme gelmemesi için, depremde asıl suçluların ortaya çıkmaması ve yargılanmaması için, bunca suçun faillerin cezasız bırakılması için, bunların gündeme gelmemesi için sansür yasası çıkarıldı. Şunu biliyoruz, örgütlü olan bütün suçlar aslında bir yerde kaynağını iktidardan alıyor. Sansür yasası da öncesinde ne kadar fiili olarak mevcut olsa da esasında olanın bir anlamıyla kılıfı oldu.” Yasadan önce de gazetecilerin müdahalelerle karşı karşıya kaldıklarını söyleyen Koçuk, yasayla birlikte bu müdahalelerin arttığına ve Türkiye’nin de basın özgürlüğü endeksinde daha da gerilemesine neden olduğunu belirtti. Koçuk, bu yasanın sadece basına değil topluma da bir müdahale olduğuna dikkati çekti.

“İKTİDAR İSTEDİĞİ YERE ULAŞAMADI”

İktidarın hedefinde başarılı olamadığının altını çizen Koçuk, şunları söyledi: “Bunu çok da başarabildiğini söyleyemeyiz. Hakikat mücadelesinde bunca suçun teşhir edilmesi noktasında verilen mücadelede eğer geri adım atma hali yoksa, eğer hala gazeteciler bu mesleği savunabiliyorsa, demek ki iktidar da istediği yere ulaşamamış demektir. Bizler sansür yasasından önce de özgür basına yönelimlerin olduğunu görüyorduk, sansür yasasından sonra da arkadaşlarımızın gözaltına alınıp, tutuklandığına tanık olmuştuk. O zaman yapılan tepki eylemlerinde gazeteciler ve toplumun her kesimi cevaplarını çok net vermişti. Bugün gazetecilerin kameralarıyla, klavyeleriyle sansür yasası ve bundan sonra gelebilecek bütün baskı amaçlı yasal değişiklilere en büyük cevaptır.”

“BAKANLIK VERİLERİ PAYLAŞMIYOR”

Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Eş Direktörü Veysel Ok da, yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasından bu yana gazetecilere 20’den fazla soruşturma açıldığını ve bunlardan 6 tanesinin de davaya dönüştüğünü söyledi. Sansür yasası kapsamında açılan dava sayısına dair Adalet Bakanlığı’nın net verileri açıklamadığına dikkat çeken Ok, “Yurttaşlara da bu kanun maddesine göre birçok davanın açıldığını da biliyoruz. Maalesef bakanlık bu konuda verileri de bizlerle paylaşmıyor” dedi.

“KANUN ÖZEL GÜNLERDE KULLANILDI”

Bu yasayla bilgiyi tekelleştirmenin hedeflendiğini söyleyen Ok, “Bu kanun yasalaşırken, amacının bilgiyi tekelleştirmek olduğunu, iktidardan farklı veri ve bilgi sunan kişilerin, gazetecilerin, sivil toplum aktivistlerinin kontrolü amaçlandığını ifade etmiştik. Tam da öyle oldu. Deprem döneminde bu durumu daha net gördük. Özellikle hayatını kaybeden insanların sayısından tutun da yardımların gelmediğin ifade eden depremzedelere kadar geniş bir kesime soruşturmalar açıldı. Cezalar verildi. İktidar özellikle olağanüstü durumlarda bilginin sadece kendi kaynaklarından kendi istedikleri nitelikte çıkmasını arzuluyordu. Kanunun amacı da oydu. Yani depremde binlerce insan ölse de iktidarın istediği sayıda vermek, yardımlar gelmese de bunlarla ilgili yorum ya da haber yapmamak amacı vardı. Bu özel günler için bu kanun kullanıldı” diye belirtti.

Dezenformasyon yasasının hem Anayasa hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) aykırı olduğunu kaydeden Ok, “Haberin doğru olup olmadığı yargıçların vereceği bir karar değil. Hele ki yargı bağımsızlığı konusunda yoğun eleştirilerin olduğu Türk yargıçları bu konuda son karar verecek kişiler olmalı. Bu yüzden de bu yasa kapsamında da çıkan kararların yüksek mahkemeler tarafından bozulacağı kanaatindeyim” ifadelerini kullandı.

Eylem Akdağ /  MA 

Previous Post

Filistinli Bakan: Hastane saldırısı bize Engizisyon günlerini hatırlatıyor

Next Post

Biden’dan İsrail’e: Kendinizi savunmanız için ne gerekiyorsa yapın, arkanızdayız

İlgili Haberler

TİP Milletvekili Sera Kadıgil hakkında soruşturma başlatıldı
Gündem

TİP Milletvekili Sera Kadıgil hakkında soruşturma başlatıldı

2 Ağustos 2026
Genco Erkal’ın anıt mezarı ölümünün ikinci yılında ziyarete açıldı
Gündem

Genco Erkal’ın anıt mezarı ölümünün ikinci yılında ziyarete açıldı

2 Ağustos 2026
Sebahat Tuncel: Süreçte bekle gör yerine kendini katan bir yerde olunmalı
Gündem

Sebahat Tuncel: Süreçte bekle gör yerine kendini katan bir yerde olunmalı

2 Ağustos 2026
DEM Parti heyeti İmralı Adası’ndan döndü
Gündem

DEM Parti heyeti İmralı Adası’ndan döndü

2 Ağustos 2026
Ceuta’ya geçişte can kaybı 72’ye yükseldi
Gündem

Ceuta’ya geçişte can kaybı 72’ye yükseldi

2 Ağustos 2026
DEM Parti İmralı Heyeti İmralı’ya gitti
Gündem

DEM Parti İmralı Heyeti İmralı’ya gitti

2 Ağustos 2026
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

TİP Milletvekili Sera Kadıgil hakkında soruşturma başlatıldı

TİP Milletvekili Sera Kadıgil hakkında soruşturma başlatıldı

2 Ağustos 2026
LPG’ye zam geliyor

LPG’ye zam geliyor

2 Ağustos 2026
Genco Erkal’ın anıt mezarı ölümünün ikinci yılında ziyarete açıldı

Genco Erkal’ın anıt mezarı ölümünün ikinci yılında ziyarete açıldı

2 Ağustos 2026
Sebahat Tuncel: Süreçte bekle gör yerine kendini katan bir yerde olunmalı

Sebahat Tuncel: Süreçte bekle gör yerine kendini katan bir yerde olunmalı

2 Ağustos 2026
DEM Parti heyeti İmralı Adası’ndan döndü

DEM Parti heyeti İmralı Adası’ndan döndü

2 Ağustos 2026
Hindistan’daki sellerde can kaybı artıyor

Hindistan’daki sellerde can kaybı artıyor

2 Ağustos 2026
Fas’tan İspanya’ya geçmeye çalışırken ölenlerin sayısı artıyor

Fas’tan İspanya’ya geçmeye çalışırken ölenlerin sayısı artıyor

2 Ağustos 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!