DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin dosyanın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) araştırma önergesi verdi.
Çelenk, dosyanın adil yargılanma hakkı, bilirkişilik sistemi, teknik delillerin bilimsel güvenilirliği ve ceza yargılamalarının kamuoyu baskısı altında yürütülmesi bakımından incelenmesini talep etti.
Soruşturmanın başlangıcından itibaren Güran ailesinin bazı üyelerinin televizyon programları ve sosyal medya paylaşımlarıyla peşinen suçlu ilan edildiğini belirten Çelenk, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini savundu.
MEDYA YAYINLARINA ELEŞTİRİ
Çelenk, Narin Güran davasının son yıllarda kamuoyu baskısının en yoğun hissedildiği yargılamalardan birine dönüştüğünü belirtti.
Gerçekliği doğrulanmamış çok sayıda iddianın kesin bilgi gibi sunulduğunu kaydeden Çelenk, “karanlık aile”, “köyde çocuk mezarları” ve “aile organize hareket etti” gibi ifadelerin hukuki değerlendirmelerin önüne geçtiğini ifade etti.
Medya yayınları ve sosyal medya kampanyalarının maddi gerçeğin sağlıklı biçimde araştırılmasını zorlaştırdığını savunan Çelenk, kamuoyunda geri dönüşü güç bir peşin hüküm oluştuğunu belirtti.
VERİLEN CEZALAR ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKTİ
Çelenk, Narin Güran’ın bedenine temas ettiği kesinleşen Nevzat Bahtiyar hakkında verilen hüküm ile anne Yüksel Güran, kardeş Enes Güran ve amca Salim Güran’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları arasındaki farkın soru işaretleri yarattığını kaydetti.
İstinaf aşamasında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Başkanının yazdığı karşı oy gerekçesine de işaret eden Çelenk, burada delillerin eksik incelendiği, teknik raporların kesin kanaat oluşturacak nitelikte olmadığı ve “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin gözetilmediği yönünde değerlendirmeler bulunduğunu aktardı.
TEKNİK RAPORLARIN GÜVENİLİRLİĞİ TARTIŞILIYOR
Önergede, Ulusal Kriminal Büro adlı özel şirketin düşük çözünürlüklü görüntüler üzerinden hazırladığı inceleme raporlarının bilimsel güvenilirliğinin araştırılması istendi.
Bağımsız uzmanların söz konusu görüntülerin insan hareketliliğini kesin biçimde saptamak için yeterli olmadığını belirttiğini aktaran Çelenk, buna rağmen raporların ağırlaştırılmış müebbet cezalarının teknik dayanaklarından biri hâline getirildiğini savundu.
Şirketin olay yerinde saha çalışması yapmadan uzaktan analizle kesin değerlendirmelerde bulunmasının da soru işaretleri yarattığını ifade etti.
DARALTILMIŞ BAZ ANALİZLERİNE İTİRAZ
Dosyada hükme dayanak yapılan daraltılmış baz analizlerinde kişilerin olay günü metre ve dakika hassasiyetinde belirli noktalarda bulunduğunun ileri sürüldüğünü belirten Çelenk, bu analizlerin teknik olarak tartışmalı olduğunu kaydetti.
Bağımsız uzmanların HTS ve baz istasyonu kayıtlarıyla geçmişe dönük olarak oda oda veya adım adım konum belirlenemeyeceğini açıkladığını aktaran Çelenk, bu tür verilerin kesin delil olarak kabul edilmesinin gelecekte başka hak ihlallerine de yol açabileceğini söyledi.
OTOPSİ KAYITLARINA ERİŞİM TALEBİ REDDEDİLDİ
Çelenk, Arif Güran’ın avukatı tarafından talep edilen otopsi fotoğraf ve video kayıtlarının paylaşılmasına Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin izin vermediğini hatırlattı.
Mahkemenin ret kararında “maktulün lekelenmeme hakkı ve özel hayatın gizliliği” gerekçelerine yer verdiğini aktaran Çelenk, delillere erişim konusunda yaşananların adil yargılanma hakkına ilişkin kaygıları artırdığını belirtti.
MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU TALEBİ
Çelenk, toplumsal barışın ve hukuka güvenin ancak adaletin herkes için eşit biçimde güvence altına alınmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
Medya baskısı, güvenilirliği tartışılan teknik raporlar, hızlı yargılama ve kapsamlı uzman değerlendirmelerinin dikkate alınmaması nedeniyle dosyada ağır hukuki sorunlar bulunduğunu savunan Çelenk, bunların araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını istedi.
NARİN GÜRAN CİNAYETİ
Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kayboldu. Cenazesi 19 gün sonra, 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde bulundu.
Anne Yüksel Güran, kardeş Enes Güran ve amca Salim Güran, “iştirak hâlinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Narin Güran’ın cansız bedenini dere yatağına taşıyan Nevzat Bahtiyar’a ilk yargılamada “suç delillerini yok etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Yargıtayın bozma kararının ardından Bahtiyar, “çocuğu kasten öldürmeye yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

















