Künye   Hakkımızda
10 Eylül 2026, Perşembe
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result

Mehmet Ali Alçınkaya: TKP 106 YAŞINDA: YAŞIYOR, SAVAŞIYOR…

Mehmet Ali ALÇINKAYA

10 Eylül 2026
in Yazarlar
Mehmet Ali Alçınkaya Mehmet Ali Alçınkaya
7 min read
Mehmet Ali Alçınkaya Mehmet Ali Alçınkaya
Mehmet Ali Alçınkaya: TKP 106 YAŞINDA: YAŞIYOR, SAVAŞIYOR…
ShareTweetSend

Türkiye Komünist Partisi’nin 106 yıllık tarihi, yalnızca bir siyasal örgütün kuruluşundan bugüne uzanan tarih değildir. Bu tarih; işçi sınıfının, emekçilerin, ezilenlerin, halkların ve özgürlük arayışlarının Türkiye topraklarındaki uzun yürüyüşünün bir parçasıdır.

10 Eylül 1920’de kurulan TKP, daha doğduğu günlerden itibaren ağır bedeller ödedi. Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Karadeniz’de katledilmesiyle başlayan saldırılar; tutuklamalar, işkenceler, idamlar, sürgünler, yasaklar ve siyasal tasfiye girişimleriyle sürdü.

Fakat TKP’nin tarihi, yenilgiler ve baskılar tarihi olduğu kadar direnişin, yeniden ayağa kalkmanın ve mücadeleyi farklı koşullarda sürdürmenin de tarihidir.

Bu nedenle 106. yıl yalnızca bir kuruluş yıldönümü değildir.

Geçmişi hatırlama, bugünü sorgulama ve geleceğin mücadele görevlerini yeniden tanımlama zamanıdır.

106 YILLIK MİRASIN İÇİNDEN BUGÜNE BAKMAK;
Benim TKP ile kurduğum ilişki de yalnızca tarihsel bir aidiyet değildir.
1976 yılında, 19 yaşındayken İGD saflarında mücadeleye katıldığımda kulağımda çınlayan söz, “Yolumuz işçi sınıfının yoludur” sloganıydı.

O günden bugüne Türkiye ve dünya çok değişti. Siyasal dengeler değişti, mücadele biçimleri değişti, örgütlenme anlayışlarımız değişti. Bizler de değiştik; öğrendik, yanıldık, sorguladık, yeniden düşündük ve yürümeye devam ettik.

TKP–TİP geleneğinden TBKP deneyimine, oradan Kürt halkının özgürlük mücadelesi ve demokratik siyasetin farklı aşamalarına uzanan bir mücadele çizgisinde yer aldım.

Bu uzun yürüyüş bana bir gerçeği öğretti:
Hiçbir mücadele, kendi geçmişini eleştirel ve özeleştirel biçimde değerlendirmeden geleceğini kuramaz.

Bu nedenle 106 yıllık TKP tarihine sahip çıkmak, geçmişte yapılan her şeyi sorgulamadan kutsamak değildir.

Tersine, doğruyu yanlıştan, mücadeleyi dogmadan, devrimci ısrarı değişime kapalı bir tutuculuktan ayırabilmektir.

TARİH SADECE ONURLANACAK BİR MİRAS DEĞİLDİR;
TKP tarihinin içinde büyük fedakârlıklar, ağır bedeller ve unutulmaz direnişler vardır.

Mustafa Suphi ve 15’ler bunun en sembolik örneklerinden biridir.

Ancak 15’leri anmak yalnızca isimlerini yaşatmak değildir.

Onların uğruna bedel ödediği eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, barış ve sosyalizm hedeflerini bugünün koşullarında yeniden üretmektir.

Tarih bizim için yalnızca gurur duyacağımız bir geçmiş değil, aynı zamanda geleceği kurarken ders çıkaracağımız bir deneyim alanıdır.

Bu nedenle kendimize şu soruları sormaktan kaçınmamalıyız:
Nerede eksik kaldık?
Hangi toplumsal dinamikleri zamanında göremedik?
Neden bazı dönemlerde toplumdan uzaklaştık?
Örgütlenme anlayışımızı neden yenileyemedik?
Ve bugün, geçmişin deneyimlerinden nasıl daha güçlü bir gelecek çıkarabiliriz?

Eleştiri ve özeleştiri devrimci hareketin zayıflığı değil, yenilenme gücüdür.

“YOLUMUZ İŞÇİ SINIFININ YOLUDUR”;

1970’lerde bizler için bu söz yalnızca bir slogan değildi.
İşçi sınıfının tarihsel rolüne, örgütlü mücadeleye ve sosyalizmin insanlığın geleceği olduğuna duyduğumuz inancın ifadesiydi.
Bugün de bu düşüncenin özünü koruyorum.

Fakat işçi sınıfının bugünkü yapısını, çalışma ilişkilerini ve toplumsal konumunu 1970’lerin kavramlarıyla açıklamaya çalışmak yeterli değildir.

Güvencesiz çalışma, taşeronlaşma, işsizlik, gençlerin geleceksizliği, kadın emeğinin görünmezleştirilmesi ve teknolojik dönüşüm çalışma yaşamını yeniden şekillendiriyor.

Dolayısıyla komünistler de kendilerini yenilemek zorundadır.

Sosyalizmde ısrar etmek, geçmişin kalıplarında ısrar etmek değildir.

Sosyalizmde ısrar etmek, insanlıkta ısrar etmektir.

Bu nedenle işçi sınıfıyla yeniden güçlü bağlar kurmak, emekçilerin gündelik sorunlarını siyasal mücadeleyle buluşturmak ve örgütlü mücadeleyi toplumun bütün ezilen kesimleriyle birlikte büyütmek gerekiyor.

HALKLARIN EŞİTLİĞİ OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ;
Mücadele yolculuğumun ilerleyen dönemlerinde Kürt halkının özgürlük mücadelesiyle buluşmam, geçmişte savunduğum değerlerden kopuş değil; eşitlik ve özgürlük anlayışının daha geniş bir toplumsal zeminde yeniden düşünülmesiydi.

Çünkü işçi sınıfının özgürlüğü ile halkların özgürlüğünü birbirinden koparmak mümkün değildir.

Bir halkın dili, kimliği ve kültürü inkâr edilirken demokrasiden söz edilemez.

Kürt halkının demokratik ve özgür yaşam hakkını savunmak, Türk halkına karşı olmak değildir.

Tam tersine, halkların eşitliğini savunmak, ortak yaşamın demokratik temelini güçlendirmektir.

Türkiye’nin geleceği tekçilikte, inkârda ve kutuplaştırmada değil; halkların eşit ve özgür birlikteliğinde yatmaktadır.

Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Ermenilerin, Rumların, Lazların, Çerkeslerin ve bütün halkların; Alevilerin, Sünnilerin ve farklı inançların kendisini özgürce ifade edebildiği demokratik bir toplum yaratmak zorundayız.

Demokratik Cumhuriyet ancak böyle bir eşitlik ve özgürlük temelinde gerçek anlamına kavuşabilir.

BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM;
Bugün Türkiye yeni bir tarihsel eşikten geçiyor.

Savaş politikalarının, güvenlikçi anlayışın, kutuplaştırmanın ve toplumsal düşmanlaştırmanın yerine demokratik siyasetin geçirilmesi gerekiyor.

Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü, Türkiye’nin demokratikleşmesinden ayrı ele alınamaz.

Barış yalnızca silahların susması değildir.

Barış; adalettir.
Barış; eşit yurttaşlıktır.
Barış; düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğüdür.
Barış; halkların kendi kimliği ve diliyle yaşayabilmesidir.
Barış; kadınların ve gençlerin özgür bir geleceğe sahip olmasıdır.
Barış; emekçilerin insanca yaşayabileceği koşulların yaratılmasıdır.

Bu nedenle barış, demokrasi ve sosyalizm mücadelelerini birbirinden koparmadan düşünmek zorundayız.

KOMÜNİSTLERİN YENİ GÖREVİ;
Bugün komünistlerin görevi yalnızca kapitalizmin ve iktidarın politikalarını teşhir etmek değildir.

Asıl görev, toplumun değişim iradesini örgütlemektir.

İşçinin olduğu yerde olmak.
Emekçinin sorununu kendi sorunumuz bilmek.

Gençlerin geleceksizlik duygusuna yanıt üretmek.

Kadınların özgürlük mücadelesini büyütmek.

Halkların demokratik taleplerini sahiplenmek.

Ekolojik yıkıma karşı mücadele etmek.

Ve bütün bu mücadeleleri ortak bir demokratik toplum perspektifinde buluşturmak.

Komünistler toplum adına konuşan bir güç olmak yerine, toplumla birlikte düşünen, toplumla birlikte örgütlenen ve toplumla birlikte mücadele eden bir siyasal anlayışı geliştirmelidir.

Çünkü örgüt toplumdan koparsa örgüt olmaktan çıkar; yalnızca kendi içinde konuşan bir yapıya dönüşür.

GEÇMİŞTEN GELECEĞE: YENİLENME ZORUNLULUĞU;
106 yıllık TKP tarihi bize iki temel sorumluluk yüklüyor:
Birincisi, mücadele mirasına sahip çıkmak.

İkincisi, bu mirası çağın ihtiyaçlarına göre yenileyerek geleceğe taşımak.

Geçmişte kullanılan bütün araçları bugüne aynen taşımak devrimcilik değildir.

Devrimcilik, değişen koşulları okuyabilmek ve temel değerlerden vazgeçmeden yeni mücadele yolları yaratabilmektir.

Bu nedenle bugün ihtiyacımız olan şey yalnızca daha fazla slogan değil; daha fazla örgütlülük, daha fazla toplumsal bağ, daha fazla demokrasi ve daha fazla ortak mücadeledir.

Ben değil, biz.

Tek başına değil, birlikte.

Toplumun üzerinde değil, toplumun içinde.

Mücadelenin geleceği burada yatıyor.

106. YILDA AYNI SORU;
TKP 106 yaşında.
Fakat bugün asıl mesele, “106 yıl yaşadı mı?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:
106 yıllık mücadele mirasını bugünün dünyasında nasıl yaşatacağız?

Sömürünün, savaşın, inkârın ve baskının sürdüğü bir düzende mi?
Yoksa emeğin değer gördüğü, halkların eşit olduğu, kadınların özgürleştiği, gençlerin geleceğe umutla baktığı, doğanın talan edilmediği ve insanların kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olduğu demokratik bir toplumda mı?

Benim yanıtım açıktır:
Eşitlikten, özgürlükten, barıştan, demokrasiden ve sosyalizmden yana bir toplum.

Bunun için geçmişimizi inkâr etmeden sorgulamalı, doğrularımızı korurken yanlışlarımızı aşmalı ve mücadele anlayışımızı yenilemeliyiz.

15’lerin anısını yaşatmak, onların cesaretini bugünün mücadelelerine taşımaktır.

İşçi sınıfının yolunda yürümek, emekçilerin yaşamına dokunmaktır.

Halkların eşitliğini savunmak, demokratik toplumun temelini güçlendirmektir.

Barışı savunmak, savaş düzenine itiraz etmektir.

Sosyalizmi savunmak, insanlığın özgür geleceğinde ısrar etmektir.

Ben 106 yıllık TKP tarihine buradan bakıyorum.

Geçmişe saygıyla, bugüne sorumlulukla, geleceğe umutla…

TKP 106 yaşında.
Yaşıyor.
Savaşıyor.
Mücadele ediyor.

Ama bu mücadele yalnızca geçmişin tekrarı olmamalıdır.

Yeni dönemin ihtiyaçlarını gören, toplumun bütün ezilenlerini ve sömürülenlerini ortaklaştıran, demokrasi ve özgürlük mücadelesini sosyalizm hedefiyle buluşturan yeni bir yürüyüş olmalıdır.

Çünkü tarih bize şunu öğretti:
Mücadele edenler yenilebilir; fakat mücadele etmeyenler çoktan kaybetmiştir.

106 yıl sonra görevimiz açıktır:
Geçmişten güç almak, bugünü değiştirmek ve geleceği birlikte kurmak.

Benim yerim bellidir.
Emekten yana.
Özgürlükten yana.
Halkların eşitliğinden yana.
Barıştan yana.
Demokrasiden yana.
Sosyalizmden yana.

Ve bütün bunları birbirinden ayırmadan, yaşamın içinde, halkın içinde, mücadelenin içinde…
Tarihin doğru yerinde durmak.

TKP 106 yaşında.
Yaşıyor, savaşıyor ve geleceğe yürüyor.

Yaşasın TKP!
Yaşasın işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilen halkların ortak mücadelesi!
Yaşasın halkların eşit ve özgür birlikteliği!
Yaşasın barış, demokrasi ve sosyalizm!

Mehmet Ali Alçınkaya

Mehmet Ali Alçınkaya

Previous Post

İran’da patlamalar

Next Post

Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Yemen’de çatışmalar tırmanıyor: Hodeidah’a yeni hava saldırıları

Yemen’de çatışmalar tırmanıyor: Hodeidah’a yeni hava saldırıları

10 Eylül 2026
Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

10 Eylül 2026
Mehmet Ali Alçınkaya: TKP 106 YAŞINDA: YAŞIYOR, SAVAŞIYOR…

Mehmet Ali Alçınkaya: TKP 106 YAŞINDA: YAŞIYOR, SAVAŞIYOR…

10 Eylül 2026
İran’da patlamalar

İran’da patlamalar

10 Eylül 2026
KCDP: Ağustos ayında 22 kadın öldürüldü, 33 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

KCDP: Ağustos ayında 22 kadın öldürüldü, 33 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

9 Eylül 2026
Özgür Çelik ve Berk Tütüncü hakkında Üsküdar seçimi soruşturması

Özgür Çelik ve Berk Tütüncü hakkında Üsküdar seçimi soruşturması

9 Eylül 2026
Husi Ordu Sözcüsü, cezaevinin bombalanmasından Suudi Arabistan’ı sorumlu tuttu

Husi Ordu Sözcüsü, cezaevinin bombalanmasından Suudi Arabistan’ı sorumlu tuttu

9 Eylül 2026
Yemen’de çatışmalar tırmanıyor: Hodeidah’a yeni hava saldırıları

Yemen’de çatışmalar tırmanıyor: Hodeidah’a yeni hava saldırıları

Politika Haber
10 Eylül 2026
0

Yemen’de son günlerde hızla tırmanan çatışmalar Kızıldeniz kıyısındaki Hodeidah bölgesine yayıldı. Husilere bağlı kaynakların aktardığına göre Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun...

Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

Murat Çakır
10 Eylül 2026
0

6 Eylül 2026’da yapılan Saksonya-Anhalt Eyalet Parlamentosu seçimleri Almanya’daki çoğunluk toplumundaki faşistleşme sürecinin boyutunu görünür kıldı. Egemen siyasetin, dizginsiz bir...

Mehmet Ali Alçınkaya: TKP 106 YAŞINDA: YAŞIYOR, SAVAŞIYOR…

Mehmet Ali Alçınkaya: TKP 106 YAŞINDA: YAŞIYOR, SAVAŞIYOR…

Mehmet Ali Alçınkaya
10 Eylül 2026
0

Türkiye Komünist Partisi’nin 106 yıllık tarihi, yalnızca bir siyasal örgütün kuruluşundan bugüne uzanan tarih değildir. Bu tarih; işçi sınıfının, emekçilerin,...

İran’da patlamalar

İran’da patlamalar

Politika Haber
10 Eylül 2026
0

İran'ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası ile Sirik ve Minab kenti açıklarında patlama seslerinin duyulduğu bildirildi. Konuya dair açıklama yapan...

Selçık Mızraklı’dan, Selahattin Demirtaş’ın annesine ziyaret

Selçık Mızraklı’dan, Selahattin Demirtaş’ın annesine ziyaret

Politika Haber
10 Eylül 2026
0

Mezarlık ziyaretlerinin ardından Mızraklı, Leyla Zana’yı ziyaret etti. Mızraklı’nın bir sonraki ziyareti, 4 buçuk yıl boyunca koğuş arkadaşlığı yaptığı HDP’nin...

Next Post
Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

Murat Çakır: “Karanlık zamanlar senfonisi”

Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!