Künye   Hakkımızda
3 Haziran 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Ekonomi

Mustafa Durmuş: Sermaye çıkışları, resesyon, enerji krizi, enflasyon, yoksulluk ve açlık bir arada

Marksist iktisatçı Mustafa Durmuş, küresel ekonomideki son gelişmeler üzerinden Türkiye’deki politik ittifakları değerlendirdiği yazısında ‘Millet İttifakı’ kapitalizmin yapısal sorunlarını ele almaktan ziyade yüzeydeki sorunlarla uğraştığından (en son otomobiller üzerinden alınan ÖTV’nin kaldırılması tartışmasında olduğu gibi), bu gelişmelerin emekçileri nasıl etkileyeceğiyle ilgilenmediğini savundu.

29 Temmuz 2022
Mustafa Durmuş: Sermaye çıkışları, resesyon, enerji krizi, enflasyon, yoksulluk ve açlık bir arada
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Marksist iktisatçı Mustafa Durmuş, Küresel Ekonomideki Son Gelişmeler ve Türkiye’deki Politik İttifaklar başlıklı yazısında ana akım muhalefetin emekçi halklardan yana köklü her hangi bir krizden çıkış stratejisi ve buna uygun politikalar önermediğini ileri sürdü. ABD Merkez Bankası’nın faiz artışı, IMF’nin bu yıl ve 2023’te tüm dünyada, hem büyüme oranları ciddi biçimde düşeceği hem de enflasyondaki artış süreceğine ilişkin raporu ve son olarak, Rusya’nın, kış yaklaşırken Avrupa’ya olan doğal gaz sevkiyatını iyice azaltacağına dair açıklamalara dikkat çeken Durmuş, “Her üç gelişmenin ayrı ayrı ve birlikte olmak üzere, hem dünya ekonomisi hem de aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ‘yükselen ekonomiler’ ya da ‘azgelişmiş ekonomiler’ diye tabir edilen ülkeler üzerinde önemli etkilerinin olması kaçınılmaz” olduğunu belirtti.

Durmuş’un küresel gelişmelerin Türkiye gibi ülkelere etkilerine dair analizi şöyle:

Sermaye çıkışları, resesyon, enerji krizi, enflasyon, borç temerrütleri, yoksulluk ve açlık bir arada

Azgelişmiş ülkelere doğru olan sermaye girişleri yavaşlarken, bu ülkelerden olan spekülatif sıcak para çıkışlarında artışlar olacaktır. Bu da ödemeler dengesi (döviz) krizini derinleştirecektir.
Ekonomik büyüme yavaşlayacaktır. Nitekim IMF bu son raporunda, küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl yüzde 3,6’dan yüzde 3,2’ye, 2023’te ise yüzde 2,9’a düşürdü.

Fon, yüksek enflasyon ve Ukrayna savaşından kaynaklanan risklerin kontrol altına alınmaması halinde, dünya ekonomisinin resesyonun eşiğine gelebileceği uyarısında bulundu. Küresel ekonomik büyümenin en önemli sürücüsü konumundaki Çin ise son 40 yılın en düşük ekonomik büyümesini yaşayacak. Bu arada kuruluş, Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini bu yıl için yüzde 4, gelecek yıl için yüzde 3,5 olarak revize etti.

Ekonomik büyümedeki yavaşlamayı işsizlik ve yoksulluktaki artış ve dış borçlar başta olmak üzere, borçların geri ödenmesindeki zorluklar hatta temerrütler takip edebilecektir. Bu gelişmeler işçilerin sendikalaşma ve daha iyi bir yaşam için daha yüksek ücret talep etme yönündeki mücadelelerini de olumsuz etkileyebilecek.
Yavaşlayan ekonomik büyümeye karşılık, kısmen artan gıda ve enerji fiyatları yüzünden enflasyon daha da artacak. Bu yıl enflasyonun gelişkin ekonomilerde yüzde 6,6’ya, yükselen ekonomilerde ve azgelişmişlerde yüzde 9,5’e ulaşması bekleniyor.

Türkiye: Hiper enflasyona doğru koşu sürüyor!

Türkiye’de ise, MB’nin dünkü Enflasyon Raporu’nda yer aldığı üzere yılsonu enflasyon beklentisinin yaklaşık 18 puan artırımla yüzde 60,4’e yükseltilmesi, ülkede gerçekte hiper enflasyon dinamiklerinin işlemeye başladığının bir göstergesi.

Enflasyondaki hızlı yükseliş ise yoksulların başta gıdaya erişimi olmak üzere, temel mal ve hizmetlere erişimini zorlaştıracak, bu da onların durumunun iyice kötüleşmesiyle sonuçlanacak.

Enflasyondaki yükselişe karşı dünyada faiz oranlarının yükseltilmesine devam edilecek. Seçim ekonomisi siyaseti izleyen Türkiye’de ise seçim sonrasında iş başına gelecek olan iktidar (eğer dış fon temininde zorlanırsa ve enflasyonist gidiş daha da hızlanırsa ) kaçınılmaz olarak çok yüksek ve peş peşe faiz artırımları yapmak durumunda kalacak. Böyle bir sıkılaştırma borç temerrüdü olasılığını artıracak.

Enerji kesintisi ekonomileri daraltacak

Doğal gaz arzında yaşanacak daha ileri kesintilerse, öncelikle Rus doğal gazına bağımlı AB ülkelerinin ekonomik büyümelerini yavaşlatacak, ardından da Türkiye’nin bu ülkelere olan ihracatlarını azaltarak mevcut krizin iyice derinleşmesiyle sonuçlanacaktır.

Öyle ki bir çalışmaya göre, doğal gazın toplam kesilmesi halinde bir yıl içinde bazı ekonomiler reel olarak küçülecek. Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya gibi bazı Orta Avrupa ülkeleri ve İtalya bundan en çok etkilenecek ülkeler olacak. Kıtanın hızlı sıvılaştırılmış petrol gaz entegrasyonunu sağlayamadığı en kötü senaryoda, birçok uyum sorunu yaşanacak ve sadece sanayinin değil, aynı zamanda tüketici hanelerinde kış koşullarında gaz kıtlığına karşı kışın korunması halinde, bu ülkelerde milli hasıla yüzde 5-6 puan düşebilecek.

Yani artık sadece uluslararası sermaye hareketlerinin yol açtığı değil, aynı zamanda enerjideki ‘ani duruş’ etkisinden de söz edilebilecek.

Bu gelişmeler bir yandan Avrupa’da enerji sektöründe yeniden devletleştirme tartışmalarına neden olurken, diğer yandan ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarını da ortaya çıkartacak.

Örneğin Avrupa Komisyonu’nun doğal gaz kullanımında bu yıl yüzde 15’lik tasarrufa gitme önerisi Avrupa ülkelerini karşı karşıya getirecek gibi görünüyor. Nitekim Yüksek bir ekonomik büyüme hızı yakalamayı hedefleyen ve doğal gaz sıkıntısını Almanya kadar şiddetli yaşamayan İspanya bu tasarrufa, üretimine zarar vereceği ve büyümeyi yavaşlatacağı gerekçesiyle, karşı çıkıyor.

İttifakların çözüm önerileri var mı?

Durum böyle iken bir seçim sürecine girmiş olan Türkiye’de iktidarın gerekli önlemleri almaktan ziyade, iktidarını koruma ihtiyacı ve gayreti daha ağır basacak, popülist genişletici para ve maliye politikaları sürdürülecek, bu da seçim sonundan itibaren çok daha ağır bir ekonomik ve mali enkazın ortaya çıkmasıyla sonuçlanacak.
‘Millet İttifakı’ kapitalizmin yapısal sorunlarını ele almaktan ziyade yüzeydeki sorunlarla uğraştığından (en son otomobiller üzerinden alınan ÖTV’nin kaldırılması tartışmasında olduğu gibi), bu gelişmelere ilişkin köklü önlemler öneremediği gibi, ideolojik ve sınıfsal konumlanması gereği bu gelişmelerin emekçileri nasıl etkileyeceğindense, total/makroekonomik ve politik etkilerine odaklanmış durumda.

Kısaca ana akım muhalefet de emekçi halklardan yana köklü her hangi bir krizden çıkış stratejisi ve buna uygun politikalar önermiyor.

Bu durumda, süper enflasyon, yüksek işsizlik, sürekli artan döviz kuru ve bunlarla birlikte giderek derinleşen yoksulluk ve artan açlık tehlikesine karşı emekçi halkları koruyacak strateji ve politikaların geliştirilmesi, bunların en geniş yığınlara anlatılması ve onlarla birlikte mücadelenin örülmesi, kaçınılmaz olarak ‘Üçüncü İttifak’ın ve bunun dışında kalan sosyalist partiler ve hareketlerin birlikte üstlenecekleri ertelenemez bir görevdir.

Bu kesimin demokrasi mücadelesini sürdürürken ‘Millet İttifakı’ ile de dayanışmayı ihmal etmeden, ekonomide nasıl bir çıkış yolu önereceği her zamankinden çok daha önemli bir hale gelmiş bulunuyor.

HABER MERKEZİ

İlgili Haberler

Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasındaki yerini korudu
Ekonomi

Türkiye işçiler için en kötü 10 ülke arasındaki yerini korudu

1 Haziran 2026
Durmuş: Savaşın ve krizin faturası emekçilere kesiliyor
Ekonomi

Durmuş: Savaşın ve krizin faturası emekçilere kesiliyor

9 Mayıs 2026
Fed faizi sabit tuttu
Ekonomi

Fed faizi sabit tuttu

30 Nisan 2026
Merkez Bankası faizi sabit tuttu
Ekonomi

Merkez Bankası faizi sabit tuttu

22 Nisan 2026
Cari açık Şubat’ta 7,5 milyar dolara yükseldi
Ekonomi

Cari açık Şubat’ta 7,5 milyar dolara yükseldi

13 Nisan 2026
Rusya Temsilcisi Dmitriyev, Avrupa doğalgaz fiyat tahminini değerlendirdi: ‘Yıkıcı’
Ekonomi

Rusya Temsilcisi Dmitriyev, Avrupa doğalgaz fiyat tahminini değerlendirdi: ‘Yıkıcı’

17 Mart 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

İran Kuveyt’teki ABD üslerini vurdu: ‘Vurkaç dönemi sona erdi’

İran Kuveyt’teki ABD üslerini vurdu: ‘Vurkaç dönemi sona erdi’

3 Haziran 2026
İran Komela karargahını vurdu

İran Komela karargahını vurdu

3 Haziran 2026
Ortadoğu’da gerilim ve siyasi baskı artıyor

Ortadoğu’da gerilim ve siyasi baskı artıyor

3 Haziran 2026
31 yıldan sonra tahliye edilen Kaya: Demokratik siyasette ısrarcı olmalıyız

31 yıldan sonra tahliye edilen Kaya: Demokratik siyasette ısrarcı olmalıyız

2 Haziran 2026
İran: Hürmüz Boğazı’nı millileştirmek istiyoruz

İran: Hürmüz Boğazı’nı millileştirmek istiyoruz

2 Haziran 2026
Lübnan ve İsrail heyetleri, Washington’da dördüncü kez toplandı

Lübnan ve İsrail heyetleri, Washington’da dördüncü kez toplandı

2 Haziran 2026
İsviçre’de gözaltına alınan Tabu ve Bağdu açlık grevine başladı

İsviçre’de gözaltına alınan Tabu ve Bağdu açlık grevine başladı

2 Haziran 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!