DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında çocuk yoksulluğu, çocuk işçiliği ve eğitime erişim sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çocuk yoksulluğunun yalnızca gelir yetersizliğiyle sınırlı olmadığını belirten Beştaş, beslenme, barınma, sağlık, eğitim ve güvenli bir çevrede yaşama hakkının da yoksulluktan doğrudan etkilendiğini söyledi. Çocuk yoksulluğunu “çok boyutlu bir insan hakları sorunu” olarak tanımlayan Beştaş, çocuk haklarının uygulamada güvence altına alınmadığını ifade etti.
Türkiye’de 21,3 milyon çocuğun yaşadığını hatırlatan Beştaş, milyonlarca çocuğun ana dilinde eğitim hakkına erişemediğini, çocuk işçiliği, derin yoksulluk, eğitimden kopma, şiddet ve istismar nedeniyle temel haklardan yararlanamadığını belirtti. Beştaş, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne koyduğu çekincelerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Ana dilinde eğitimin çocuklar arasındaki eşitsizliğin giderilmesi açısından güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Beştaş, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalışan çocukların işçi sayılmadığını, bu nedenle İş Kanunu’nun sağladığı koruma, sendikal haklar ve sosyal haklardan yararlanamadığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı ve açık lise verilerine işaret eden Beştaş, Türkiye’de yaklaşık 1,5 ila 2 milyon çocuğun eğitim sisteminin dışında kaldığını ifade etti. Sosyal devlet ilkesinin çocuklar açısından hayata geçirilmediğini savunan Beştaş, çocuklara tanınan hakların büyük ölçüde kâğıt üzerinde kaldığını dile getirdi.
Resmî verilere göre 5-17 yaş grubunda en az 720 bin çocuğun çalıştığını aktaran Beştaş, çalışan çocukların yüzde 45,5’inin hizmet, yüzde 30,8’inin tarım, yüzde 23,7’sinin ise sanayi sektöründe yer aldığını söyledi. Kayıt dışı çalışan ve mülteci çocukların istatistiklere tam olarak yansımadığını belirten Beştaş, mevsimlik tarım işçileri de dahil edildiğinde çocuk işçi sayısının 1 milyonu aştığını ifade etti.
FİSA Çocuk Hakları Merkezi verilerine de değinen Beştaş, Türkiye’de her yıl en az 800 çocuğun iş cinayetleri, ev içi ve akran şiddeti, bireysel silahlanma, trafik ve çevre kazaları gibi önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirdiğini belirtti.
Beştaş, çocuk yoksulluğuyla mücadele için sosyal devlet politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, çocukların eğitim, sağlık, barınma ve güvenli yaşam haklarının kamu tarafından etkin biçimde güvence altına alınması çağrısında bulundu.
















