Künye   Hakkımızda
30 Eylül 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kültür

Laz gençleri neden dillerinden uzaklaşıyor?

Doğu Karadeniz kentlerinde yaşayan Laz gençleri, "Düzgün Türkçe konuşma" düşüncesinin asimilasyonu derinleştirdiğine dikkati çekerek, “Büyükler gidince bu dili konuşan kimse kalmayacak" dedi.

17 Mart 2021
Laz gençleri neden dillerinden uzaklaşıyor?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “kesinlikle tehlikede olan diller” listesinde bulunan Lazca her geçen gün biraz daha yok oluyor. Öyle ki Lazca özellikle son yıllarda sadece Doğu Karadeniz’in Rize ve Artvin illerine bağlı köylerde yaşlıların konuştuğu bir dil haline geldi. Bu durum Laz Enstitüsü’nün geçtiğimiz Ekim ayında açıkladığı “2013-2020 Seçmeli Lazca Dersi” raporuna da yansıdı. Rapora göre, son 3 yılda herhangi bir okulda Lazca sınıfı açılmadı ve ilk yıllarda açılan sınıflara ilgi her geçen yıl daha da düştü.

Rize’nin Pazar ilçesinde yaşayan Laz gençler, dillerinin neden konuşulmadığını ve yok olma tehlikesine karşı önerilerini anlattı.

BÜYÜKLER GİDİNCE…

Pazar’ın Alçılı (Xançkun) köyünden Coşkun İnce, Lazcanın konuşulmamasının birçok nedeni olduğunu kaydetti. Ailelerin dili öğretme noktasındaki isteksizliği ve gündelik hayatta dilin tercih edilmemesinin bu nedenlerden sadece birkaçı olduğunu kaydeden İnce, “Aileler çocuklarının ‘düzgün Türkçe’ kullanmasının okullarda ya da çalıştıkları işlerde daha faydalı olacağını düşünüyor. Laz çocukları da seçmeli dersler konusunda çok isteksiz. Ama bunun bir kültürün ve dilin kaybolması anlamına geldiğinin farkında değiller. Büyükler gittikten sonra bu dili konuşan kimse kalmayacak gibi görünüyor” dedi.

AKADEMİNİN ÖNEMİ  

Kendi ailesinin de Lazca konuşmadığını aktaran İnce, bu durumdan kaynaklı dili sadece anlayabildiğini ifade etti. Dil konusunda akademik çalışmaların önemine vurgu yapan İnce, “Olaya ‘Lazca ölüyor’ diye duygusal bakmak yerine harekete geçmemiz lazım. Dile bir tane kelime bile kazandırabilmek önemli. Lazcayı insanların kendi aralarında konuştuğu dil olmaktan çıkarıp, Lazca ile kitaplar ve şiirlerin yazılması gerekiyor. Bunu yaparsak gelecekte insanları bu dilin varlığından haberdar edebiliriz” diye konuştu.

‘DÜZGÜN TÜRKÇE’ TERCİHİ

Aktaş (Xunar) köyünden Barış Hocağolu, köylerden kent merkezlerine yaşanan göç ve sonrasında oluşan çevrenin dilin unutulmasında önemli bir etken olduğunu belirtti. Lazca ve Türkçeyi ortak kullandığını aktaran Hocaoğlu, bir sonraki neslin dile hakimiyetinin tamamen ortadan kalkabileceği uyarısında bulundu. Hocaoğlu, “Düzgün Türkçe konuşmanın” etkisine işaret ederek, “Yeni nesil bundan kaynaklı Türkçe konuşmaya çalışıyor ve Lazcayı tercih etmiyorlar” diye belirtti.

Dilin unutulması ile birlikte kültürün de gelecek nesle aktarılamadığına dikkati çeken Hocaoğlu, “Bundan 20-30 yıl önceki kültür de yok zaten. Düğünlerden imecelere kadar tüm kültürel özelliklerimizi unuttuk. Anadilde konuşmak gerekiyor. Anlaşabildiğin diller vardır tabi ki ama Lazlar kendi içlerinde Lazca anlaşabiliyor zaten” ifadelerini kullandı.

ASİMİLASYON ETKENLERİ

Şentepe (Ğulivat) köyünden Çağlayan Bozacı, köyde büyüdüğü için kendisinin şanslı olduğunu kaydetti. Köyde sürekli Lazca konuşulduğu için dile daha fazla hakim olduğunu ifade eden Bozacı, “Fakat ilkokula başladıktan sonra öğretilen dil, çevre ve medya gibi etkenler anadili zayıflatıyor. Düşlerimi Lazca görebiliyorum. Öfke, hüzün gibi durumlarda derdimi Lazca anlatabiliyorum. Çünkü onu karşılayabilecek Türkçe kelimeler bulamıyorum. Dilin kendisinde olan gelişememe durumu benim dilime de sirayet ediyor. Kelimeler her geçen gün azalıyor” dedi.

DEVLET KAYNAKLI OTOASİMİLASYON

Okul yıllarında Lazca konuşmanın “ayıp” olarak karşılandığını dile getiren Bozacı, bunun nedeninin ise yanlış anlaşılan modernleşme olduğunu söyledi. Bozacı, “Öğretmenler bir baskı kurmuyordu. Fakat düzgün konuşun diye uyarıyorlardı. O düzgün konuşmak da Türkçe konuşmaktı aslında. Bize Lazca konuşmanın komik, köylüce bir şey olduğu öğretilmeye çalışıldı. Bu aslında halkın kendine yaptığı otoasimilasyondur. Tabi ki bu devletin yaptığı baskı sonucu oluşan bir otoasimilasyondur” şeklinde konuştu.

SANAT VE EDEBİYATIN ETKİSİ

“Egemenlerin bütün etnik gruplara bir saldırısı söz konusu” diyen Bocazı, farklılıkların yeşermesine izin vermeyecek bir siyasi ortam olduğuna dikkat çekti. Çocukluğu döneminde çıkan Lazca Ogni dergisinin gizli gizli satılabildiğini söyleyen Bozacı, “Bundan dolayı ailelerde çocuklarına ‘Mağdur olursun, Lazca konuşma’ diyorlar. Yeni nesil ise şivesini bozduğunu ya da komik olduğunu düşündüğü için Lazca konuşmuyor” dedi.

Müzik, edebiyat ve bilimin dile olan etkisine işaret eden Bozacı, Lazca yeni bestelerde düşüş yaşandığını ve bunun arttırılması gerektiğini kaydetti. Üretim yapıldıkça insanların ilgisinin de arttığını vurgulayan Bozacı, “Şarkıda geçen bir kelimeyi merak edip öğreniyorsun, kelime dağarcığın artıyor. Yeni nesil de bunun komik ya da ayıp bir şey olmadığını görerek öğrenebilir. İnsanlara kendilerini ifade edebilecek alanlar açarsanız anadillerini konuşur” diye kaydetti.

‘KEŞKE KONUŞABİLSEYDİM’

Şentepe (Ğulivat) köyünden Doğuş Bozacı ise kent merkezinde büyüdüğünden kaynaklı Lazcayı bilmediğini paylaştı. Okuldaki akrabalarının da aynı durumda olduğunu belirten Bozacı, “Belli bir yaştan sonra insanlara ‘Lazım’ zaman ilgilerini çekiyordu. O zaman dili bilmenin gerekliliğini fark ettim. Keşke konuşabilseydim dedim. Şimdi Lazcayı anlayabiliyorum o da tamamını değil. Ama konuşamıyorum. Hem dilim dönmüyor hem de ‘yanlış bir şey söylerim’ utangaçlığı yaşanıyor” dedi.

Lazların ülkede bir ırk olarak bile görülmediğini söyleyen Bozacı, şunları söyledi: “Bugüne kadar bütün arkadaşlarıma Lazların nerede yaşadıklarını, kim olduklarını gösterdim. Bir arkadaşımın tiyatro oyununda Laz ev sahibi rolü olduğunu duydum. Oyun metnini istediğimde Laz ev sahibi için yazılan replikler ‘Uy gideyrum’ gibi şeylerdi. Ama bu Türkçe. Lazları yıllarca fıkralardaki gibi anlatırsan, ‘Lazların konuşması bu’ dersen insanlar seni bir ırk olarak görmez. Bunları da sinemalarda, tiyatrolarda yapıyorlar.”

Tolga Güney / MA

Previous Post

Diyarbakır Newrozları tarihe iz bıraktı

Next Post

2008 Newrozu’ndaki şiddet AİHM’e taşındı

İlgili Haberler

Ti Borusu’nun nedeni açıklandı: Festivalin kararı değilmiş
Gündem

Ti Borusu’nun nedeni açıklandı: Festivalin kararı değilmiş

28 Eylül 2026
Haydarpaşa’nın açılışı 2027’ye ertelendi, gar mücadelesi pazar nöbetinde sürüyor
Kültür

Haydarpaşa’nın açılışı 2027’ye ertelendi, gar mücadelesi pazar nöbetinde sürüyor

25 Eylül 2026
Eski kelimelerle yeni bir dünya kurulabilir mi?
Kültür

Eski kelimelerle yeni bir dünya kurulabilir mi?

10 Eylül 2026
Deniz Göktaş’a 11 yıl 2 aya kadar hapsi istemi
Gündem

Deniz Göktaş’a 11 yıl 2 aya kadar hapsi istemi

5 Eylül 2026
Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor
Kültür

Kazım Koyuncu’nun hayatı film oluyor

20 Temmuz 2026
Yönetmen Gül Göker: Barış ile güzellikleri anlatma fırsatı bulacağız
Kültür

Yönetmen Gül Göker: Barış ile güzellikleri anlatma fırsatı bulacağız

12 Haziran 2026
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi
Gündem

Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi

Melike Korkmaz
28 Eylül 2026

EN SON HABERLER

Gediz’de toplu balık ölümleri: Çiftçiler sulamayı bıraktı

Gediz’de toplu balık ölümleri: Çiftçiler sulamayı bıraktı

29 Eylül 2026
İsrail, Hamas komutanını öldürdü

İsrail, Hamas komutanını öldürdü

29 Eylül 2026
Gazeteci Ahmet Polad için tahliye çağrısı: Sağlık durumu kötüleşiyor

Gazeteci Ahmet Polad için tahliye çağrısı: Sağlık durumu kötüleşiyor

29 Eylül 2026
Maden ruhsatları 266 ilçeyi kuşattı: 1 milyon hektardan fazla alan şirketlere devredildi

Maden ruhsatları 266 ilçeyi kuşattı: 1 milyon hektardan fazla alan şirketlere devredildi

29 Eylül 2026
Biz üretiriz onlar kazanır

Biz üretiriz onlar kazanır

29 Eylül 2026
Alman sendikaları hala “mış” gibi…

Alman sendikaları hala “mış” gibi…

29 Eylül 2026
Maden ruhsatları genişliyor: Yaşam alanları şirketlere açılıyor

Maden ruhsatları genişliyor: Yaşam alanları şirketlere açılıyor

29 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!