İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında cezaevlerindeki hak ihlallerini raporlaştırdığı ve 19 Mart eylemlerine katıldığı gerekçesiyle başlatılan soruşturmaya ilişkin baro binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.
Açıklamada ilk olarak konuşan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, hak savunucuları, sanatçılar, sendikacılar ve siyasetçiler üzerindeki baskılara dikkat çekerek, ülkenin siyasi operasyonlar ve hukuki ihlallerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Ülke gündeminin siyasetçilere, belediyelere, sanatçılara ve sendikacılara dayatılan operasyonlarla meşgul olduğunu ifade eden Yılmaz, “Artık bu gündemlerle yatıp bu gündemlerle kalkıyoruz. Farklı bir haberle uyanamaz hale geldik” diye konuştu.
‘TOPLUMA YÖNELİK KAPSAMLI BİR POLİTİKA YÜRÜTÜLÜYOR’
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına konuşan İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Gül Ergor, İzmir Barosu’nun, cezaevlerindeki hak ihlallerini raporlaştırdığı için cezalandırılmak istendiğini kaydetti. Toplumun tüm kesimlerine yönelik kapsamlı bir soruşturma, kovuşturma ve tutuklama politikası yürütüldüğünün altını çizen Gül Ergor, “Hak, özgürlük, adalet, demokrasi ve emek gibi en temel talepler cezalandırmalarla karşı karşıya bırakılıyor. AKP iktidarı ülkede ne iş, ne aş, ne demokrasi ne de özgürlük bırakmıştır. İnsanlar yoksulluk, geleceksizlik ve belirsizlik içinde bir yaşam ve hak mücadelesi veriyor. Ancak iyi bilinmelidir ki İzmir Barosu, 118 yıllık tarihi boyunca hiçbir zaman baskıcı, otoriter ve faşizan bir zihniyete boyun eğmemiştir; her zaman hakkın, adaletin, özgürlüğün ve demokrasinin yanında yer almıştır” dedi.
‘BAROLARIN GÖREVİ SADECE MESLEKİ SORUNLAR DEĞİLDİR’
Demokratik bir toplumda baroların, hukukun üstünlüğü, savunma hakkı, insan hakları ve yargı bağımsızlığı için var olduğunu söyleyen Gül Ergor, “Barolar, hukuka aykırılıklara karşı toplumu uyarma ve kamu yararını koruma konusunda anayasal ve yasal bir sorumluluğa sahiptir. Baro ve meslek örgütlerinin demokratik açıklama, eleştiri ve duruşlarının soruşturma konusu yapılması; ifade özgürlüğüne, örgütlenme özgürlüğüne ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığına yönelik ağır bir müdahaledir. Savunmaların susturulduğu ve meslek örgütlerinin baskı altında tutulduğu ortamlarda hukuk devletinden bahsedilemez. İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak, İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyelerine yönelik açılan bu soruşturmanın karşısında olduğumuzu ilan ediyoruz. Hukuki dayanaktan yoksun bu girişim derhal durdurulmalıdır. Kararlılıkla İzmir Barosu’nun yanındayız; bağımsız savunmayı, hukuk devletini ve demokratik hakları savunmaya devam edeceğiz. Savunma susmayacak, demokrasi ve adalet mücadelesi kesintisiz sürecektir” diye konuştu.
MA

















