Mezopotamya Ajansı’nın (MA) aktardığına göre, İran’ın Ankara Büyükelçiliği, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından yayımlanan sonuç bildirisinde İran’a ilişkin yer alan ifadelere tepki gösterildi.
Büyükelçilik tarafından yapılan yazılı açıklamada, sonuç bildirisindeki değerlendirmelerin asılsız olduğu ve siyasi amaç taşıdığı savunuldu. İran’ın nükleer faaliyetlerinin tamamen barışçıl olduğu belirtilirken, ülkenin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na bağlı olduğu ve nükleer silahların savunma doktrininde yer almadığı ifade edildi.
Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine de değinilen açıklamada, bölgedeki istikrarsızlığın temel kaynağının İran olmadığı öne sürüldü. Güvensizliğin, bölge dışı aktörlerin yasa dışı askeri müdahaleleri, provokatif eylemleri ve istikrarsızlaştırıcı politikalarından kaynaklandığı savunuldu.
İran’ın Ankara Büyükelçiliği, diplomatik süreçlerin kesintiye uğramasından ABD ve İsrail’i sorumlu tutarken, müzakere masasını sabote eden ve diplomasi yerine saldırganlığı tercih eden tarafların bu ülkeler olduğunu ileri sürdü.
Açıklamada NATO’nun tutumuna da tepki gösterilerek, İran’a yönelik saldırıları destekleyen İttifak’ın bölgesel barış ve güvenlik politikalarını belirleme yetkisine sahip olmadığı savunuldu. İran’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini korumaya devam edeceği, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine ve yapıcı diplomasiye bağlılığını sürdüreceği belirtildi.
Öte yandan NATO Zirvesi’nin sonuç bildirisinde, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açık olması ve geçiş özgürlüğünün korunmasının hayati önem taşıdığı ifade edilirken, İran’ın nükleer silah kapasitesine hiçbir zaman sahip olmaması gerektiği kaydedildi.
HABER MERKEZİ

















