İdare ve Gözlem Kurulları’nın Türkiye genelinde 600 tutsağın hayatından en az 150 yıl çaldığını belirten ÖHD Riha Şubesi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Avukat İbrahim Halil Öyke, “Bir an önce sürece zarar veren İGK’ler ortadan kaldırılmalıdır” dedi.
Aralık 2020’den itibaren cezaevlerinde uygulanmaya konulan İdare ve Gözlem Kurulu kararları, tutsaklar için ikinci bir cezalandırma yöntemi olarak devrede. Tutsaklara “pişmanlık” dayatması için kullanılan bu kurullar, şimdiye kadar en az 600 kişinin tahliyesini en az bir kez erteledi. Tahliyeler 3 ay, 6 ay ve 1 yıl gibi sürelerle ertelenirken, bazı durumlarda bu süre 2 yılı buldu. Kurullar, istedikleri sonucu alamadıkları bazı tutsakların şartlı tahliyesini ise tamamen yaktı.
‘TUTSAKLARIN FİKİRLERİ AÇIKLANMAYA ZORLANIYOR’
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Riha Şubesi Hapishane Komisyonu Eşsözcüsü Av. İbrahim Halil Öyke, İdare ve Gözlem Kurulları’nın 6 aylık periyotlarla gözlem yaptığını belirtti. Öyke, “İdare ve Gözlem Kurulu, birçok tutsağın düşünce ve ifade özgürlüğünü ihlal edecek sorular sormakta. Tutsaklara, ‘Buradan tahliye olunca tekrar örgüte katılacak mısın? PKK hakkında ne düşünüyorsunuz? Pişmanlık duyuyor musun?’ gibi sorular yöneltiliyor. Tutsaklar dünya görüşlerini ve felsefi düşüncelerini açıklamaya zorlanıyor” dedi.
Tutsaklar düşüncelerini açıkladığında ise “pişman olmadıkları” gerekçesiyle tahliyelerinin ertelendiğini vurgulayan Öyke, “Bu durum özellikle siyasi tutsaklara uygulanan bir istisna haline geldi. Takip ettiğimiz dosyalardan gördüğümüz kadarıyla, koşullu salıverme tarihi geldiğinde tahliye olabilen tutsak sayısı yok denecek kadar azdır” diye konuştu.
‘TUTSAKLARIN HAYATINDAN EN AZ 150 YIL ÇALINDI’
Riha’da bulunan iki cezaevinde son 2 yıl içinde 40 tutsağın tahliyesinin en az bir kere ertelendiğini ve 10 tutsağın infazının yakıldığını dile getiren Öyke, tablonun genel boyutunu şu verilerle paylaştı:
“Türkiye genelinde 600’ün üzerinde tutsağın tahliyesi en az bir kere ertelendi. Bu ertelemelerin en alt sınır olan 3 ay üzerinden hesaplanması bile toplamda bin 800 aya tekabül ediyor. Bu da 150 yıl demektir. Yani İdare ve Gözlem Kurulu kurulduğundan beri siyasi tutsakların hayatından en az 150 yıl çalmış oldu. Bu, en alt seviyeden yapılan bir hesaptır, zira tahliyesi 2 yıla kadar uzatılan tutsaklar var. Bu yöntemle tutsaklar yeniden cezalandırılıyor.”
‘İDARE VE GÖZLEM KURULU KALDIRILSIN’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum çağrısıyla başlayan süreci hatırlatan Öyke, şunları ifade etti: “Türkiye’nin demokratikleşmesi ve insan haklarına saygılı bir ülke haline gelmesi hedeflenen bir süreçte hukuksuzlukların sürmesi sürece zarar vermektedir. İdare ve Gözlem Kurulu’nun kararları sürecin ruhuna aykırıdır. Bu kurulların bir an önce tamamen ortadan kaldırılması gerekmektedir.”
MA / Ömer Akın

















