Eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB Davası’nda tutuksuz yargılananların savunma yapacağı ikinci celsenin 4’üncü günü başladı. Davada 53 tutuklu sanık bulunurken, 325 tutuksuz sanık bulunuyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki yeni yapılan salonda yapılan duruşmada tutuklu kişiler, avukatlar, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti salondaki yerlerini aldılar. “Suç örgütü liderliği” iddiasıyla başka bir davadan yargılanan ve İBB Davası’nda da sanık olan Aziz İhsan Aktaş da duruşma salonuna geldi. Aktaş’ın, duruşma salonuna korumalarıyla girdiği görüldü.
Duruşma iş insanı Yusuf Kaya’nın savunmasıyla başladı. Kaya savunmasında “Savcılıkta ve kolluktaki ifadelerimi kabul ediyorum ve tekrar ediyorum. Üzerime atılı olan rüşvet verme suçunu işlemedim. Rüşvet vermedim, aracılık etmedim. Üzerime atılı suçları kesinlikle kabul etmiyorum. Bir de Almanya’da okuyan bir kız çocuğum var, Yüksek lisans yapıyor. Kaza geçirdi, ameliyat oldu, yanına gidemedim. Bu vesileyle yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum” dedi.
ÜST MAHKEME’DEN RED
İtirafçı olan Muzaffer Beyaz’ın tutuklanması talebinin oy çokluğuyla reddedilmesine dair savcılık tarafından yapılan itiraz, değerlendirilmek üzere İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Beyaz hakkında ikinci kez istenen tutuklama talebi de reddedildi.
DAVANIN ÜÇÜNCÜ GÜNÜNDE YAŞANANLAR
Davanın üçüncü gününde savunma yapan eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı itirafçı Erol Naim Özgüner’in ifadeleri ve evinde bulunan Ekrem İmamoğlu’na ait telefon iddiası yalanlandı. İmamoğlu’nun yıllardır kullanılmayan telefonunu evinde “saklamadığını, muhafaza ettiğini” ileri süren Özgüner’e, Ekrem İmamoğlu doğrudan söz alarak tepki gösterdi. İmamoğlu’nun, “Benim telefonumu neden evinizde sakladınız?” sorusuna Özgüner, “Saklamadım, muhafaza ettim” yanıtını verdi.
İmamoğlu cihazın 6-7 yıl önce kullanılıp özel kaleme devredildiğini vurgularken, Mahkeme Başkanı İmamoğlu’na “Sanığı baskı altına almaya çalışıyorsunuz” diyerek müdahale etti. İmamoğlu’nun “Bir örgüt gördünüz mü?” sorusuna ise Özgüner, “Örgüt var veya yok diyemem, ama ben üye değilim” demekle yetindi.
İMAMOĞLU’NUN SAVUNMASI ENGELLENDİ
Davanın son duruşma günü savunma sürelerinin kısıtlanması ve usul tartışmaları ile devam etti. Duruma tepki gösteren savunmasının kısıtlı bir süreye tâbi tutulmamasını istemesi üzerine mahkeme başkanı ile aralarında tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı CMK’nin 203. maddesi uyarınca İmamoğlu’nu salondan çıkardı. Salondan çıkarılırken Adalet Bakanlığı’na tepki gösteren İmamoğlu, kendisine sorulduğunda susma hakkını kullanmak istemediği halde, mahkeme tutanaklarına “susma hakkını kullandı” şeklinde geçirildi.
İmamoğlu savunmasını yapamadan celse kapatıldı.
DAVA HAKKINDA
9 Mart 2026’da başlayan ve 4 aylık süreçte toplam 64 gün süren ilk celsede 89 kişi savunma yaptı. Dava 407 kişiyle başlasa da, Beyoğlu dosyasının birleştirilmesiyle yargılanan kişi sayısı 414’e yükseldi. Ara kararlarla aralarında Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de bulunduğu 57 kişi tahliye edilirken; tutuklu sayısı 53’e düştü. 9 Ağustos’taki son tutukluluk incelemesinde ise hiçbir şahıs hakkında tahliye kararı çıkmadı.
MA

















