Êlîh’in Bileyder köyünde 1962 yılında dünyaya gelen Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın) sanatı ve direnişiyle Kürt Özgürlük Hareketi’nin önemli isimlerinden biri oldu. Şehadetinin üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen hala hafızalarda yer alıyor. Hozan Mizgîn’in, hem söylediği ezgiler ve hem de duruşuyla Kürt sanatına önemli katkıları oldu. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin ardından PKK’ye katılarak, devrimci mücadele içerisinde yer alan Hozan Mizgîn, sanatsal ve kültürel çalışmalarını da 1983 yılında gittiği Avrupa’da sürdürdü. Huner Kom ve Koma Berxwedan’ın temellerini atan isimlerden oldu. Bu süre zarfında seslendirdiği “Çemê Hêzil” ve “Gundino Hawar” şarkılarıyla Kürt halkının içinde kısa sürede tanınan Hozan Mizgîn, 11 Mayıs 1992 tarihinde Bedlîs’in Tetwan ilçesinde gerçekleşen bir çatışmada yaşamını yitirdi.
Kardeşi Şehmuz Aydın, ölüm yıldönümü dolayısıyla Hozan Mizgîn’i anlattı.
’12 EYLÜL ÖNCESİ MÜCADELEDE YER ALDI’
Ailenin Bileyder köyünden Êlih merkeze taşındıktan sonra babasının kısa süre içinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiğini belirten kardeş Aydın, yoksulluk içinde büyüdüklerini söyledi. Hozan Mizgîn’in 12 Eylül döneminden önce siyasetle ilgilendiğini kaydeden Aydın, okuduğu siyasi kitaplar ve Kürt halkının sahip olması gereken haklara dair düşüncelerini birçok kadınla paylaştığını dile getirdi. Hozan Mizgîn’in bir süre Êlih’te propaganda faaliyetleri yaptığını aktaran Aydın, “12 Eylül’den sonra uzun zaman haber alamadık. Kürt özgürlük tarihini anlatan kitapları okuduğumuzda onun Lübnan’a gittiğini ve bir süre İsrail’e karşı savaştığını öğrendik. Yıllar sonra Avrupa’ya geçtiğini ve sanat faaliyetlerinde yer aldı. O yıllarda bizim telefonumuz yoktu, komşunun telefonunu arayıp annemle görüşüyordu. Daha sonra aradığında bize ulaşabilsin diye eve telefon aldık. Bu sefer biz de onla konuşma fırsatı buluyorduk” diye belirtti. Bir süre kendisinden herhangi bir haber alamadıklarını dile getiren Aydın, daha sonraki süreçlerde Mêrdîn’e geldiğini öğrendiklerini belirtti. Ardından Tetwan bölgesine geçtiğini söyleyen Aydın, “Yaşamını yitirmeden bir kaç gün öncesinden evi aradı, annem baktı telefona. Bir süre konuştuktan sonra benle de konuştu. ‘Bozo sen büyümüşsün’ falan dedi, o gittiğinde ben çocuktum çünkü. Yerini sordum ona, önceki görüşmelerde annem onu Mardin tarafında biliyordu. Annem yemeğe bakmaya gittiğinde nerede olduğunu, onu görmek istediğimi söyledim. Tabi yerini söylemedi bize. Sadece Tetwan tarafında olduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.
‘GENÇ YAŞLI HERKES CENAZESİNİ SAHİPLENDİ’
Son konuşmanın ardından kısa bir süre sonra Mizgîn’in yaşamını yitirdiğine dair haber aldıklarını kaydeden Aydın, “Mizgîn’in şehit olduğunu söylediler ama annem inanmadı. Çünkü annem onu Mêrdin tarafında biliyordu. Ama bana söylemişti Tetwan taraflarında olduğunu. Cenazeyi almaya gittik, ama oradaki halk cenazeye sahip çıktı. Gencinden yaşlısına herkes sahiplendi onu. ‘O bizim de kızımız, bizim için şehit düşmüş, burada kalsın’ dediler. Halk bu kadar ısrarcı olunca getirmedik, onları kıramadık. Sonuçta orası da memleketin bir parçası” dedi. Hozan Mizgîn’in yaşamını yitirilişin ardından yeni doğan binlerce çocuğa Mizgîn adının verildiğini aktaran Aydın, “Tabi bu bize gurur verdi, demek ki bu insan toplumda iyi bir iz bırakmış ki adını çocuklarına veriyor diye gururlandık” diye ifade etti.
MA / Ozan Bayındır
MA

















