Künye   Hakkımızda
26 Ağustos 2026, Çarşamba
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Gümüşhane Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılmış Durumda: %93’ü Madene Ruhsatlı

Gümüşhane Kültür ve Sanat Derneği (GÜKSAD) ile Gümüşhane Çevre ve Kültürel Varlıkları Koruma Platformu (GÜMÇEV) iş birliğiyle düzenlenen “Vahşi Madencilik Gerçeği; Neye ve Neden Karşı Çıkıyoruz?” temalı farkındalık paneli, 24 Ağustos’ta Gümüşhane Üniversitesi Mustafa Çalık Kongre Merkezi Karaca Salonu’nda gerçekleştirildi.

26 Ağustos 2026
Gümüşhane Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılmış Durumda: %93’ü Madene Ruhsatlı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, köylerin ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı panelde, madencilik faaliyetlerinin hukuki, çevresel, toplumsal, emek ve tarihi yıkımları anlatıldı.

Panele mühendis-çevreci Levent Büyükbozkırlı, Karadeniz Teknik Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Kürtün Çevre Platformu Başkanı Salim Koca, hukukçu Av. Ali Haydar Dereli ve tarihçi-çevreci Musa Şahin konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü eğitimci ve mali müşavir Sabri Şenel yaptı.

Paneli Gümüşhane’deki maden ruhsat oranının yüzde 93 olduğunu vurgusuyla başlayan Şenel, Gümüşhanelilerin yanı sıra şehir dışında yaşayan tüm hemşehrilerin de bu meseleyi ortaklaşa bir şekilde gündemlerine almaları gerektiğini söyledi. Düzenlenen bu panelin İstanbul’un Kartal ilçesindeki ilk toplantının ardından gerçekleştirilen ikinci panel olduğunu aktarmıştır. Bu çalışmalarını ilçe ilçe ve köy köy gezerek yaymayı amaçladıklarını dile getirmiştir.

Panelin ilk konuşmacısı olan mühendis ve çevre aktivisti Levent Büyükbozkırlı, sunumuna Doruk Madencilik ve Eti Gümüş maden işçilerinin direnişine selam göndererek başladı. Büyükbozkırlı, “vahşi madencilik” veya “sömürge madenciliği” kavramlarının yalnızca çevresel bir sorun olarak görülemeyeceğini; derin ekonomik, sosyal, toplum sağlığı ve siyasi boyutları olduğunu belirtti. Büyükbozkırlı, vahşi madenciliği; yüksek hacimli/yoğunluklu kazı yapılması, çıkarılan minerallerin hiç işlenmeden ya da çok az işlenerek doğrudan ihraç edilmesi ve geride rehabilite edilmesi imkansız derin cehennem çukurları ile zehirli atıklar bırakılması olarak tanımladı. Bu düzeni “fakirleştirerek zenginleşmek” olarak nitelendiren Büyükbozkırlı, şirketler devasa karlar elde ederken, yerel halkların yaşam alanlarını, ormanlarını, su varlıklarını ve kırsal yaşamını kaybettiğini ve doğanın yok edildiğini ifade etti. Büyükbozkırlı ayrıca kadınların kırsal ekonomideki rolünün zayıflaması, toplumsal ve kültürel değerlerin metalaştırılması ve demokratik karar süreçlerinin daralması gibi sosyal sonuçlara da dikkat çekti.

Büyükbozkırlı’nın MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) verilerinden aktardığı istatistikler, Türkiye genelindeki kapitalist maden kuşatmasının ne kadar büyük boyutta olduğunu ortaya koydu. MAPEG İhalelerine göre son üç yılda Türkiye genelinde 2.405 adet ruhsat sahası (yaklaşık 1,5 milyon hektar) ihaleye çıkarıldı. Bu sahalardan 1.031 adedi (634.796 hektar) satıldı ve satılan alanların 279 tanesi “mega maden” (1.000 hektardan büyük) niteliğinde. 2026 yılında 317 No’lu Mega ihalede ise 62 ilde toplam 318.604 hektarlık 289 ruhsat sahası şirketlere satıldı. Satılan bu sahaların 164’ü mega maden niteliğinde olup, 244’ü altın madenini de kapsayan 4. grup metalik madenlerden oluşuyor.

Büyükbozkırlı, Gümüşhane özelindeki güncel maden verilerini ve haritalarını paylaşarak Gümüşhane’nin adım adım nasıl gözden çıkarıldığını belgeledi. Ayrıca 4. grup madenlerin en az %40’ına sahip olan Yıldızlar Holding’in Doruk Madencilik ve Eti Gümüş maden işçilerinin emeğini nasıl sömürüyorsa, Gümüşhane’nin de doğasını, köylerini ve halkını da sömürüyor ve yaşamlarını hiçe sayıyor. Bu nedenle maden işçilerinin mücadelesi ile Gümüşhanelilerin mücadelesi birdir.

Gümüşhane’de toplam 45.938 hektarlık 42 ruhsat sahası ihaleye çıkarıldı, bunlardan 22 adedi (28.482 hektar) şirketlere satıldı. Satışı gerçekleştirilen bu sahaların 16 tanesi mega maden sahası niteliğinde.

Gümüşhane’de Gözden Çıkarılan ilçeleri ise Kürtün, Merkez, Kelkit, Torul ve Şiran:

2026 yılındaki bu ihalede Gümüşhane’de toplam 9.102 hektar büyüklüğünde 8 maden sahası daha şirketlere satıldı. Bu maden yıkımlarının halkların katılımı ve bilgisi olmadan yürütülen ve görünmeyen yüzü ise Taşınmaz Komisyonu üzerinden yapılan ruhsat devirleri. Taşınmaz Komisyonu, 2022’den Şubat 2026’ya kadar Gümüşhane’de ÇED süreci henüz başlamamış 63 adet ruhsat sahasını ihalesiz sattı. Bunların 12’si altın madeni ruhsatı olup, hak sahipleri arasında Demir Export, Yavuz Türkel, Bamad Madencilik, Koza Altın ve Sebahattin Yıldız yer alıyor.

Kentte 2023-2026 yılları arasında ÇED sürecinde olan 57 maden projesi bulunuyor. Bunların 24’ü doğrudan altın madeni projesidir. Çıkarılacak tüm cevherlerin siyanürle zenginleştirilmesi işlemi Gümüşhane Merkez’deki Mastra (Koza Altın) ve Midi (Yıldızlar SSS) işletmelerinde yapılacak. Bu durum, siyanürün toprağı, suyu, ekosistemi, köylüyü ve işçiyi zehirlemesinin yanında her gün binlerce ton cevherin ağır kamyonlarla Giresun ve Gümüşhane çevresinden Merkez’e taşınması; yani büyük bir toz emisyonu, hastalıklar, trafik yoğunluğu ve kaza riski anlamına geliyor. Üstelik bu tesislerin kapasite artışlarına yönelik herhangi bir ÇED süreci de yürütülmüyor.

Levent Büyükbozkırlı sunumunun sonunda, madenciliğin iş cinayetleri ve meslek hastalıkları ile emek sömürüsü boyutuna da değindi. İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Meclisi (İSİG) verilerine göre, son 13 yılda (2013-2025) Gümüşhane’deki maden ocaklarında 6 işçi iş cinayetleri sonucu hayatını kaybetti.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, madenciliğin ekonomik, ekolojik ve toplumsal maliyetlerini değerlendirerek vahşi madenciliğin bölge ekosistemine indirdiği darbeleri anlattı. Gümüşhane’nin yüksek dağları, ormanları ve su kaynaklarıyla kesinlikle korunması gereken çok özel bir coğrafya olduğunu belirten Kurdoğlu, iklim değişikliği ve azalan kar yağışlarıyla birlikte su kıtlığı riskinin tırmandığına dikkat çekti. Dağların bu bölgenin hayati su depoları ve su kuleleri olduğunu hatırlatan akademisyen; ormanların sel, heyelan, erozyon ve kuraklığı önlemedeki kritik rolünün madencilik uğruna feda edilemeyeceğini vurguladı. “Vahşi olmayan bir madencilik faaliyeti yoktur; yahşi bir madencilik faaliyeti gördünüz mü?” sorusunu yönelten Kurdoğlu, madenlerden elde edilen kaynakların ham madde olarak dışarıya aktarıldığını, istihdam ve ekonomik katkının son derece sınırlı kaldığını, buna karşın su kirliliği, ormansızlaşma ve topraktan kopuş gibi devasa çevresel ve sosyal maliyetlerin tamamen yerel halkın omuzlarında kaldığını savundu. Gümüşhane’nin geleceğinin maden projelerine kurban edilmemesi gerektiğini belirten Kurdoğlu, konuşmasını “Dağlar çökerse şehir göçer” uyarısıyla tamamladı.

Hukukçu Av. Ali Haydar Dereli, çevre hukukunun temel ilkeleri, devletin yükümlülükleri ve Gümüşhane’deki maden davaları ekseninde hukuki bir çerçeve çizdi. Anayasa’ya göre sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının vazgeçilmez ve devredilemez bir insan hakkı olduğunu anımsatan Dereli; özellikle Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinde halkın katılımı ilkesinin çiğnendiğini belirtti. ÇED raporlarında sahaların yeterince incelenmediğini ve “bölgede hiçbir canlı varlığına rastlanmadığı” yönünde gerçek dışı beyanlara sıklıkla rastladıklarını ifşa etti. “Halkın katılmadığı ve onay vermediği hiçbir ÇED raporu geçerli sayılamaz” diyen Dereli; Hasköy’deki taş ocağı girişimleri ve Bahçeli Beldesi’ndeki çimento fabrikası gibi çevreye zarar veren tesislere karşı sadece para cezası kesilmesinin yetersiz olduğunu, faaliyetlerin durdurulması ve ruhsat iptali gerektiğini savundu. Vatandaşların, sivil toplumun ve basının bu usulsüzlüklere karşı sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.

Kürtün Çevre Platformu Başkanı Salim Koca, Kürtün ve Gümüşhane çevresinde meraların, ormanların, su kaynaklarının ve köylerin maden sahaları tarafından nasıl bir kuşatma altına alındığını somut örneklerle paylaştı. Koca, maden işletmelerinin istihdam ve kalkınma vaatlerine şüpheyle yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Kürtün’de üç köyün sınırlarının adeta bir gecede değiştirildiğini ve bu haksızlığa karşı beş yıldır kesintisiz bir mücadele yürüttüklerini aktaran Koca; bölgenin zengin su kaynakları, yaylaları ve yüksek turizm potansiyeliyle alternatif ve sürdürülebilir istihdam alanlarına zaten sahip olduğunu hatırlattı. Toplumsal bilincin ve birlikteliğin önemine vurgu yapan Koca, maden mücadelesinin sadece dar alanlarda kalmaması gerektiğini, ilçelerde ve büyük köylere yayılarak bilgilendirme toplantıları ile büyütülmesi çağrısında bulundu.

Tarihçi ve çevreci Musa Şahin, madencilik faaliyetlerinin kentin jeolojik, tarihi, kültürel mirası ve habitatı üzerindeki geri dönülemez tahribatını saha deneyimleriyle anlattı. GÜMÇEV olarak yürüttükleri çevre mücadelesinin temelinde bilimsel ve hukuki hak arayışı olduğunu belirten Şahin, bu mücadelenin sadece bugünü değil, çocukların ve gelecek nesillerin yarınlarını kurtarma mücadelesi olduğunu ifade etti. Kendi köylerinde karşılaştıkları maden projesine karşı yürüttükleri bilimsel araştırmalar ve hukuki itirazlar sayesinde projeyi durdurmayı başardıklarını aktaran Şahin; Gümüşhane’nin çok zengin fosil yataklarına ve arkeolojik sit alanlarına ev sahipliği yaptığını, özellikle Gökdere’de devam edecek fosil çalışmalarının kente devasa bir açık hava fosil müzesi kazandırabileceğini vurguladı. Maden firmalarının ÇED süreçlerinde bölgeye ait olmayan bitki ve su analiz raporları sunarak usulsüzlük yaptıklarını, yer altı suları ve orman yollarının korunmasına dair verdikleri taahhütlere uymadıklarını iddia eden Şahin, bu süreçte kendilerini susturmak amacıyla açılan 11 ayrı davayla karşı karşıya kaldıklarını ancak mücadeleden asla sapmadıklarını belirtti.

Panel katılımcıların katkılarıyla son buldu.

HABER MERKEZİ

Previous Post

Tahir Elçi Vakfı Başkanı: Adalet ve Hakikat Komisyonu kurulmalı

Next Post

Petrol fiyatları yüzde 2 düştü

İlgili Haberler

Petrol fiyatları yüzde 2 düştü
Gündem

Petrol fiyatları yüzde 2 düştü

26 Ağustos 2026
Tahir Elçi Vakfı Başkanı: Adalet ve Hakikat Komisyonu kurulmalı
Gündem

Tahir Elçi Vakfı Başkanı: Adalet ve Hakikat Komisyonu kurulmalı

26 Ağustos 2026
Hürmüz Boğazı için geçici koridor ilan edilecek, askeri gemilere kapatılacak
Gündem

Hürmüz Boğazı için geçici koridor ilan edilecek, askeri gemilere kapatılacak

26 Ağustos 2026
Pakistan’da hastane yangınında 15 bebek hayatını kaybetti
Gündem

Pakistan’da hastane yangınında 15 bebek hayatını kaybetti

26 Ağustos 2026
İşine geri dönmek için eylemini sürdüren Mengikaon: Talebim çok net
Gündem

İşine geri dönmek için eylemini sürdüren Mengikaon: Talebim çok net

26 Ağustos 2026
Kolombiya depreminde ölü sayısı 331’e çıktı
Gündem

Kolombiya depreminde ölü sayısı 331’e çıktı

26 Ağustos 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir
Politika'dan Yorum

Çerçeve Yasa Mücadelenin Çerçevesi Değildir

Politika Haber
9 Ağustos 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Petrol fiyatları yüzde 2 düştü

Petrol fiyatları yüzde 2 düştü

26 Ağustos 2026
Gümüşhane Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılmış Durumda: %93’ü Madene Ruhsatlı

Gümüşhane Maden Ruhsatlarıyla Kuşatılmış Durumda: %93’ü Madene Ruhsatlı

26 Ağustos 2026
Tahir Elçi Vakfı Başkanı: Adalet ve Hakikat Komisyonu kurulmalı

Tahir Elçi Vakfı Başkanı: Adalet ve Hakikat Komisyonu kurulmalı

26 Ağustos 2026
Hürmüz Boğazı için geçici koridor ilan edilecek, askeri gemilere kapatılacak

Hürmüz Boğazı için geçici koridor ilan edilecek, askeri gemilere kapatılacak

26 Ağustos 2026
Pakistan’da hastane yangınında 15 bebek hayatını kaybetti

Pakistan’da hastane yangınında 15 bebek hayatını kaybetti

26 Ağustos 2026
İşine geri dönmek için eylemini sürdüren Mengikaon: Talebim çok net

İşine geri dönmek için eylemini sürdüren Mengikaon: Talebim çok net

26 Ağustos 2026
Kolombiya depreminde ölü sayısı 331’e çıktı

Kolombiya depreminde ölü sayısı 331’e çıktı

26 Ağustos 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!