Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül’de ABD’nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine seslendi. Konuşmasının büyük bölümünü Gazze’deki saldırılara ve uluslararası sistemin işleyişine ayıran Erdoğan, aile ve çocukların korunması gerekçesiyle LGBTİ+ haklarını hedef alan açıklamalarda da bulundu.
Erdoğan’ın sözleri, Türkiye’de 12 Eylül’de başlayan ve LGBTİ+ örgütleri, aktivistler ve gazetecilerin hedef alındığı saldırıların ardından geldi.
“KÜRESEL CİNSİYETSİZLEŞTİRME POLİTİKALARI” SÖYLEMİ
Konuşmasında Batı ülkelerinde İslam karşıtlığının arttığını belirten Erdoğan, Müslüman kadınlara yönelik ayrımcılığa ve başörtüsü yasaklarına karşı çıktı. Yabancı düşmanlığı, kültürel ırkçılık ve antisemitizmle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Ardından toplumsal cinsiyet politikalarını hedef alan Erdoğan, “küresel cinsiyetsizleştirme politikaları” olarak nitelendirdiği uygulamaların aile kurumunu ve çocukları tehdit ettiğini öne sürdü.
Bu duruma karşı kadın ve erkekten oluşan aile modelinin korunması gerektiğini savunan Erdoğan, Türkiye’nin izleyeceği politikayı şu sözlerle açıkladı:
“Türkiye, lobilerin saldırılarına rağmen aile ve çocukların korunmasında inisiyatif almaya devam edecektir.”
Erdoğan, konuşmasında LGBTİ+ ifadesini doğrudan kullanmazken sözünü ettiği lobilerin hangi kişi veya kuruluşlar olduğunu da açıklamadı. Ancak aile ve çocukların korunmasına ilişkin açıklamaları, hükümetin LGBTİ+ örgütlerine yönelik saldırıları gerekçelendirirken kullandığı söylemle örtüştü.
LGBTİ+’LARA YÖNELİK SALDIRILARIN ARDINDAN GELEN AÇIKLAMALAR
Erdoğan’ın BM kürsüsündeki açıklamaları, Türkiye’de LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik saldırıların sürdüğü bir dönemde geldi.
12 Eylül’de başlayan ve “Ailem Güvende” adı verilen uygulamalar kapsamında 15 ilde 162 kişi, dokuz dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem başlatıldı.
Kaos GL, Pembe Hayat, SPoD ve Lambdaistanbul’un da aralarında bulunduğu LGBTİ+ örgütlerinin internet sitelerine erişim engeli getirildi. Dernek yöneticileri, aktivistler ve gazeteciler gözaltına alındı.
22 Eylül itibarıyla tutuklananların sayısı 82’ye yükselirken, LGBTİ+’lara yönelik saldırıları protesto eden 100’den fazla kişi de gözaltına alındı.
Adalet Bakanlığı, uygulamaları çocukların, aile kurumunun ve toplum düzeninin korunması gerekçesiyle savundu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, söz konusu uygulamaların Erdoğan’ın açıkladığı 2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı vizyonu doğrultusunda yürütüldüğünü belirtti.
Erdoğan’ın BM kürsüsünde kullandığı ifadeler, hükümetin LGBTİ+ örgütlerine yönelik saldırıları gerekçelendirirken dile getirdiği aile ve çocukları koruma söylemini uluslararası platformda da yinelediğini gösterdi. Bununla birlikte Erdoğan, konuşmasında yürütülen soruşturmaların adını anmadı ve bu soruşturmaların sürdürülmesine ilişkin doğrudan bir açıklama yapmadı.
GAZZE VE FİLİSTİN İÇİN ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ayırdı. Gazze’de yaşanan insani krize dikkat çeken Erdoğan, İsrail üzerindeki uluslararası baskının artırılması gerektiğini söyledi.
Ateşkesin ardından da Filistinlilerin hayatını kaybetmeye devam ettiğini belirten Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşasına başlanması ve İsrail’in işgaline son verilmesi çağrısında bulundu.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır BM Genel Kurulu’nda bulunamamasını eleştiren Erdoğan, Filistin Devleti’ni henüz tanımayan ülkelere kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı.
Erdoğan, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik Türkiye’nin desteğini yineledi.
BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDE REFORM İSTEDİ
Birleşmiş Milletler’in uluslararası barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremez hale geldiğini savunan Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını eleştirdi.
Beş daimi üyenin karar alma mekanizmasındaki belirleyici rolüne dikkat çeken Erdoğan, daha kapsayıcı bir uluslararası sistem kurulması gerektiğini belirterek Güvenlik Konseyi’nde reform yapılması çağrısını yineledi.
SURİYE, UKRAYNA VE KIBRIS MESAJLARI
Erdoğan, konuşmasında Suriye’de Ahmed Şara yönetimine Türkiye’nin desteğini sürdüreceğini belirtti. Suriye’nin güvenli ve istikrarlı bir ülke haline gelmesi gerektiğini ifade etti.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak sona erdirilmesini istediklerini söyledi.
Kıbrıs meselesinde ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısını yineledi. Ege ve Doğu Akdeniz’deki sorunların uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri temelinde çözülmesi gerektiğini belirtti.
Erdoğan ayrıca kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’nde iklim adaletinin öne çıkarılacağını söyledi. Sosyal medyada dezenformasyonla mücadele edilmesi gerektiğini savunarak yapay zekâ alanında uluslararası bir hukuki çerçeve oluşturulması çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ


















