Türkiye’nin Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) işbirliğiyle Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap, Metîna ve Avaşîn bölgelerine yönelik başlattığı saldırılar devam ederken, Türkiye’deki devrimci ve demokratik kurumlardan savaşa karşı açıklamalar geldi.
Kurumların, sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarda, iktidarın savaşına karşı halklar arası barışı güçlendirmenin önemine vurgu yapıldı.
“İKTİDARIN BEKA SAVAŞINA KARŞI ÇIKALIM”
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) tarafından yapılan açıklamada, “Toplumsal barış ve özgür bir yaşam için dar iktidar ya da parti çıkarlarını aşan halkların demokratik ittifakını kurmak, bu ittifaka odaklanmak faşist iktidarın savaştan beslenen siyasetine en anlamlı ve sonuç alıcı yanıt olacaktır. Özünde Saray rejiminin beka savaşı olan Kürdistan Bölgesel Yönetimi topraklarına yönelik askeri saldırıların karşısında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor; Türkiye halklarını ve demokrasi güçlerini amasız, fakatsız savaşa karşı sesini yükseltmeye, tavır almaya çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
“KÜRT SORUNUNDA DEMOKRATİK, HALKÇI ÇÖZÜM”
Emek Partisi (EMEP) tarafından yapılan açıklamada ise ekonomik krizin savaşla ilişkisine dikkat çekildi. Açıklamada, “Tek adam yönetimi ve sermaye düzeni altında derin yoksulluk yaşayan halk “geçinemiyoruz” derken, böyle bir dönemde milyarlarca liranın savaşa, silahlanmaya akıtılması silah tekellerini zengin etmekten öte anlam ifade etmiyor. Nitekim 2022 bütçesinde tüm itirazlara rağmen 246 milyar lira silahlanmaya ayrılmıştır. Dolaylı ve örtülü ilişkilerle bu rakamın 350 milyara çıktığı ifade edilmektedir.” ifadelerine yer verildi. Sınır dışı operasyonların son bulması gerektiği ifade dedilen açıklamada, “Kürt sorunun çözümünde esas olması gereken demokratik ve halkçı bir çözümdür. Kürtlerin demokratik haklarına yönelik inkârcı tutum terkedilmeldir.” denildi.
“SAVAŞ SİYASETİ İKTİDARI KURTARAMAYACAK”
Emekçi Hareket Partisi (EHP), “Siyasi iktidar ne zaman içinden çıkamadığı bir sorunla karşılaşsa savaş siyasetini devreye sokuyor. Ekonomi çöküyor, enflasyon dağları aşıyor. Ancak onlar ne emeklilerin ikramiyesini arttırıyor, ne işçilerin ücretlerine zam yapıyor. Halkın geçim derdini pas geçiyor; bombalara, silahlara, milliyetçiliğe sarılıyor.” sözleriyle bir açıklama yayınladı. Açıklama, “Halklarla Barış, Patronlarla Savaş” sloganları ile bitirildi.
“SARAY SAVAŞ, HALKLAR BARIŞ İSTİYOR”
“Saray rejimi rekorları zorlayan enflasyonun halkın yaşamını cehenneme çevirmesi sonucunda yaşadığı destek ve itibar kaybını yönetebilmek için Kürt halkına dönük savaş politikalarına sığınıyor.” ifadelerini kullanan Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), faşizmin kaybetmesinin yolunun savaş politikalarına karşı çıkmaktan geçtiğini belirtti.
“KÜRT ULUSUYLA ORTAK MÜCADELEYİ VE DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM”
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) tarafından yapılan açıklamada, “İktidarı ve muhalefetiyle bir bütün burjuva gerici sistemin stratejik Kürt düşmanlığında birleşerek gerçekleştirdiği işgal harekatına karşı çıkarak Kürt ulusuyla ortak mücadeleyi ve dayanışmayı yükseltelim.” denildi.
“SAVAŞI BIRAKIN, EKONOMİYE BAKIN”
İktidar güçlerinin sıkıştıkları her andan savaş politikaları ile çıkmaya çalıştığını belirten Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), “Biz ise savaşa da yoksulluğa da hayır diyoruz, demeye devam edeceğiz!” ifadelerini kullandı.
“SÖMÜRGECİ FAŞİZM YENİLECEK, ÖZGÜRLÜK KAZANACAK”
Birleşik Mücadele Güçleri (BMG) tarafından yapılan açıklamada 1 Mayıs’ın savaş ve işgal karşıtı sloganlar ile yankılanacağı belirtilerek, “Bu saldırganlığın açlığın çığlığını bastırmasına izin vermeyeceğiz.” denildi.
“UMUT HALKLARIN BİRLEŞİK MÜCADELESİNDE”
Birleşik Devrimci Parti tarafından yapılan açıklamada CHP önderliğindeki muhalefetin “helalleşme” çizgisi eleştirildi. Açıklamada, “Erdoğan’dan seçim sandığı bekleyenlerin bulacakları, cenaze sandıklarıdır.” sözleri kullanıldı.
“SÖMÜRGECİ İŞGALE GEÇİT VERMEYELİM”
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) tarafından yapılan açıklamada, “Kürt halkı karşısında birleşen burjuva sınıfa karşı Türkiye ve Kürdistan işçi sınıfı da birleşmeli, işgal politikalarına hayır demeli, geçit vermemelidir.” ifadeleri kullanıldı.
Merkez Yürütme Kurulu tarafından kaleme alınan metin, “Kahrolsun Sömürgecilik, Yaşasın Özgürlük” sloganları ile bitirildi.
HABER MERKEZİ
















