Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 54’üncü yıl dönümü dolayısıyla andı.
DEM Parti tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Halkların kardeşliğini savunan, sosyalist ve demokratik bir ülke için mücadele eden 3 Fidan’ın kurduğu düşler bugün hala bu topraklarda yaşıyor. Bizler de onların bıraktığı mücadele mirasını sahipleniyor; barışın, demokrasinin ve özgürlüğün hakim olduğu bir ülke için mücadelemizi büyütme sözü veriyoruz. Onların düşleri yarım kalmadı, kalmayacak. Unutmadık, unutturmayacağız” denildi.
DBP: SADECE BİR ANMA DEĞİL DİRENİŞ HATTI
DBP ise sanal medya hesabından, “6 Mayıs’ın karanlığını, halkların birleşik mücadelesiyle aydınlığa kavuşturacağız” başlığıyla bir açıklama yayınladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “6 Mayıs 1972 sabahı Ankara Ulucanlar Cezaevinde kurulan darağaçları, sadece üç genç devrimciyi değil; halkların özgürlük umudunu, sömürüye karşı direniş azmini ve onurlu bir yaşam idealini hedef almıştır. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın mirası, bugün bizler için sadece bir anma değil, bir direniş hattıdır. Onlar, Filistin’den Kurdistan’a kadar ezilen tüm halkların kaderinin ortak olduğunu biliyorlardı. İdam sehpasından haykırdıkları ‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!’ şiarı, bugün Demokratik Toplumun ve ortak yaşam stratejimizin tarihsel köprüsü niteliğindedir.
FAŞİZME ÖRÜLEN BARİKAT
Dün Üç Fidan’ı darağacına gönderen zihniyet ile bugün Kürt halkının iradesini gasp eden, demokrasiyi askıya alan, halkların eşitlik ve özgürlük taleplerini tekçilik ile bastıran anlayış aynı kaynaktan beslenmektedir. Ancak bilinmelidir ki; ne 12 Mart’ın karanlığı ne de günümüzün baskı rejimleri, özgürlük yürüyüşümüzü durdurmaya yetmemiştir. Onların anti-emperyalist tutumu; bugün Ortadoğu’da halkları birbirine kırdırmak isteyen güçlere karşı demokratik siyasetin taşı, faşizme karşı örülen barikatın harcı olarak mücadele kararlılığımızı pekiştirmektedir.
Bizler DBP olarak; Denizlerin, Mahirlerin, İbrahimlerin, Sakine ve Mazlumların mirasını omuzlarımızda taşıyoruz. Onların bıraktığı yerden; demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir yaşamı inşa etme sözümüzü yineliyoruz. 6 Mayıs’ın karanlığını, halkların birleşik mücadelesiyle aydınlığa kavuşturacağız. Darağaçlarında sonsuzluğa yürüyenlerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.”
MA

















