Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki toprağı Ceuta’ya yönelik kitlesel göç girişimleri, en az 57 göçmenin yaşamını yitirdiği insani krizin ardından Avrupa’da göç politikaları ve Schengen sistemiyle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
İspanya hükümeti, Ceuta’da güvenlik önlemlerini artırırken bölgeye asker ve polis sevk etti. Madrid yönetimi, kitlesel geçişlerin insan kaçakçılığı ağları tarafından organize edildiğini savunarak geri gönderme işlemlerini hızlandıracağını açıkladı.
Krizin ardından sosyal medyada ve bazı siyasi çevrelerde, Fas’ın sınır kontrollerini gevşetmesinin İspanya’nın Filistin politikasına yönelik bir misilleme olduğu yönünde iddialar gündeme geldi. Ancak bu iddiaları doğrulayan bağımsız bir kanıt bulunmuyor.
Öte yandan bazı Avrupalı siyasetçiler, Schengen kurallarının gözden geçirilmesi çağrısı yaptı. Buna karşın Avrupa Birliği yetkilileri, Ceuta ve Melilla’nın Schengen Sınır Kanunu kapsamında özel statüye sahip olduğunu belirterek, ana kara Avrupa Birliği’ne kitlesel bir geçiş yaşanmadığını ifade etti.
Hak örgütleri ise Ceuta’daki ölümlerin Avrupa’nın güvenlik odaklı göç politikalarının sonuçlarını yeniden gözler önüne serdiğini belirterek, yaşam hakkı ile sınır güvenliği arasındaki dengenin yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

















