Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tıkandığına dair yorumlar yapılıyor. Tıkanıklığın önündeki en büyük engel ise Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecrit ve özgür çalışır koşullarının halen oluşturulamamış olması. Birçok kesim Abdullah Öcalan ile görüşme talebini yineliyor. Ancak devlet ve iktidar henüz bu konuda bir adım atmış değil.
Kürt meselesinin barışçıl yöntemlerle çözülmesi talebiyle kurulan Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi üyeleri de Abdullah Öcalan ile görüşmek istediklerini belirtti.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne rağmen hak ihlallerinin devam ettiğini belirten İnisiyatif üyesi Gülcan Tarkan, insanların tutuklandığı, tutsakların serbest bırakılmadığı, öğrencilerin sürüklenerek gözaltına alındığı bir süreçte barıştan söz edilemeyeceğini kaydetti. Gülcan Tarkan, “Toprağımız, havamız suyumuz talan edilirken barıştan söz edemeyiz” diye konuştu.
‘SAVAŞTAN EN ÇOK KADINLAR ETKİLENİYOR’
Barış sürecinde kadınların özne konumunda olduğunu kaydeden Gülcan Tarkan, Barış Anneleri’nin bu süreçte verdiği mücadeleye değindi. Barış Anneleri’nin yaşadıklarına rağmen barış mücadelesinden vazgeçmediklerini belirten Gülcan Tarkan, “Barış Anneleri, yas ile beraber bize mücadele etmeyi öğrettiler. Yas, aynı zamanda bir mücadele biçimine de dönüştü” dedi.
Savaştan en çok kadınların etkilendiğini söyleyen Gülcan Tarkan, “Savaşın inanılmaz bir ekonomik yıkımı oluyor. Bunun da bedelini kadınlar ödüyor. Çünkü kadınlar, evin içinde de dışında da bu yükü sırtlıyor” diye belirtti.
Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmek istediklerini kaydeden Gülcan Tarkan, “Barışa ihtiyacım var diyen kadınlar olarak, başmüzakereci Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmek ve bu konuda daha şeffaf bir iletişim kurmak istiyoruz. Toplumda da böyle bir talep var. Barış için başmüzakereci Abdullah Öcalan’la doğrudan görüşüp, taleplerimizi iletmemiz daha sağlıklı olur. Barış için bizim bu görüşmeye ihtiyacımız var” diye kaydetti.
‘ŞİDDETİN İLACI BARIŞTIR’
İnisiyatif üyesi Işıl Kurt, kadınların sokaklarda mücadeleyi büyüttüklerini kaydederek, “Hem Gazze ve Rojava’daki kadınlar için hem de kendi ülkemizdeki kadınlar için barışa dair söz söyledik. Bu mücadele artık tüm ülkeye yayıldı hatta Meclis çatısı altında konuşulan bir mücadeleye döndü. Savaşa ayrılan bütçe kadınlara ayrılmalıdır. Kadınlar ve çocukların buna ihtiyacı var. Şiddetin ilacı barıştır” ifadelerini kullandı.
Barış noktasında atılması gereken adımlara da işaret eden Işıl Kurt, “Demokrasinin şartlarının sağlanması, kayyım siyasetine son verilmesi gerekir. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması ve siyasi tutsakların özgürce siyaset yapabilmesi gerekir” dedi.
MA


















