Künye   Hakkımızda
5 Ekim 2026, Pazartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Ayağında bir çorapla götürüldü, 23 yıl sonra kemikleri bulundu

Gözaltında kaybedildikten 23 yıl sonra bir kuyuda bulunan Abdurrahman Coşkun’un ağabeyi Mehmet Coşkun, “Bir kişinin işi değil, devlet politikasıydı” dedi.

22 Mayıs 2022
Ayağında bir çorapla götürüldü, 23 yıl sonra kemikleri bulundu
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Mardin’in Dargeçit ilçesinde 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında kaybedilen ve yıllar sonra kemiklerine ulaşılan 3’ü çocuk 7 kişiden biri 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun’du. 1991 yılında ağabeyi Derviş, mayın patlaması sonucu hayatını kaybeden Coşkun’un babası Ali de 18 Ekim 1993’te Dîlan köyünde bahçesine gittiği sırada askerler tarafından vurularak katledildi. Babasından 2 yıl sonra lise öğrencisiyken gözaltına alınan Coşkun’un cenazesini arayan annesi, Galatasaray Meydanı’na çıkan ilk annelerden oldu. Coşkun’un cenazesi 21 yıl sonra gözaltına alındığı Dargeçit’e 150 kilometre mesafedeki Kızıltepe ilçesine bağlı Tilzêrîn köyünde kaybedilen 16 yaşındaki Nedim Akyön’ün kemikleriyle birlikte bulundu.

MUSA ÇİTİL, HURŞİT İMREN, MEHMET TİRE

1992 yılında köylerinin boşaltılmasının ardından Dargeçit’e göç ettiklerini belirten Coşkun, babasının bir süre sonra köye geri döndüğünü, Musa Çitil’in Jandarma Komutanı olduğu sırada babasının 62 yaşında iken katledildiğini söyledi. O günden sonra köye gitmediklerini belirten Coşkun, 1995 yılında kardeşi gözaltına alındığında ise Hurşit İmren’in Mardin Tabur Komutanı, Mehmet Tire’nin de Jandarma Komutanı olduğunu söyledi. 29 Ekim 1995 yılında Dargeçit’in askerler tarafından basılmasıyla birlikte yaklaşık 10 akrabasının gözaltına alındığını, gece saatlerinde ise Abdurrahman’ın gözaltına alındığını söyledi.

BİR AYAĞINDA ÇORAP VARDI

“Bırakmadılar hiçbirimiz dışarıya çıkalım. Annesi çoraplarını giydirmek istedi, ona da izin vermediler. Bir ayağında çorap vardı, birinde yoktu” sözleriyle kardeşinin gözaltına alınmasını anlatan Coşkun, “Anneme izin vermediler, silahın dipçiğiyle de annemi darp ettiler. Duvara çarptı. Abdurrahman’ın eli, elinden kaydı. Korucular da çıkmayalım diye tehdit ediyordu. Sabaha kadar uyuyamadık. Sabah erkenden karakolun önüne gittik, bizden önce köylülerde gelmişti. O gece 50’ye yakın kişi gözaltına alınmıştı. Başta bize gözaltına alınmadıklarını söylediler. Savcılığa gittik, bu defa ifadelerini alıp, bırakacaklarını söylediler. Biz orada anladık, ölenler vardı. Korkmuşlardı. Savcıya gittik, Mardin’e götürdüklerini, bırakacaklarını söyledi. O savcıyı bugün devlet bulamıyor” diye belirtti.

KALORİFER KAZANINDA YAKTILAR

O dönem defalarca dilekçe verdiklerini, şikayetçi olduklarını ancak dosyanın kapatılmak istendiğini belirten Coşkun, Süleyman Seyhan’ın (57) cenazesinin ailesi tarafından bulunmasının ardından Uzman Çavuş Bilal Batırır’ın cenazenin yerini söylediği gerekçesiyle kalorifer kazanında yakılarak, kaybedildiğini söyledi.

DEVLET KAPATMA ÇABASI

Mahkeme sürecini anlatan Coşkun, Dargeçit JİTEM Davası olarak Midyat’ta başlatan yargılamanın sonrasında sanıkların “güvenliği” gerekçesiyle Adıyaman’a taşındığını söyledi. Devletin başından beri sanıkların yanında yer aldığını kaydeden Coşkun, “Bu çocukların katilleri bugüne kadar duruşmaya gelmedi. Devlet de onlardan razı. Devlet bugüne kadar onları korudu. Devlet onlar hakkında bir şey söylememizi bile istemiyor. Üstünü kapatmak istiyorlar. Devlet de onların yetkili olduğunu, devletin korumasındaydılar. 12-13 yaşındaki çocuk, devleti yıkacağını bile söylese, cezası infaz mıydı? Devlet ne yazık ki böyle” ifadelerini kullandı.

ADALETE İNANÇ KALMADI

Hukuk ve adalete inançlarının olmadığını dile getiren Coşkun, “Bizim çocuklarımızın kaybedilmesi birkaç kişinin işi değildi. Devletin politikasıydı. Dargeçit’ten Ankara’ya kadar bir sistem vardı. Politikaları buydu. Bir korucunun, karakol komutanının işi değildi. Devletin sistemiydi. Meclisin de bu sistemden haberi vardı” dedi.

SAVCI BULUNAMIYOR

Özel yetkili savcının kendilerini çağırarak, ellerindeki delilleri getirmelerini istediklerini, delilleri getirdikten sonra 6 defa Diyarbakır’a giderek kazı izni aldıklarını belirten Coşkun, ilk etapta gösterilen yerlerde bir şey bulunmadığını söyledi. Daha sonra tekrar başka bir yerin kazılması için izin aldıklarını ve kemikleri bulduklarını kaydeden Coşkun, dönemin Dargeçit Savcısının “Kim sana yeri gösterdi?” diye sorduğunu aktardı. Savcının her şeyden haberi olduğunu ifade eden Coşkun, bugün devletin o savcıyı bulamadığına dikkat çekti.

HEYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Aylarca kemik aradıklarını, başka kayıplara dair kemikler ile toplu mezarlara ulaştıklarını dile getiren Coşkun, en son kardeşinin kemiklerini Kızıltepe’de bulduklarını ifade etti. Açılan davanın sonuçsuz kalacağını, ailelerin kandırıldığını kaydeden Coşkun, “Hiçbir heyet üçüncü duruşmaya girmedi” dedi. Dönemin okul müdürü, kaymakamı, panzer şoförünün beyanlarına rağmen mahkemenin delil istediğini söyleyen Coşkun, “Adaletimiz hukukumuz var diyorlar. Devlet, ispat, kanıt olursa ceza vereceğini söylüyor. Ama onlar da istemiyor ceza vermeyi. Biz de kendimizi kandırıyoruz. Başka çaremiz yok” şeklinde konuştu.

“BU DEVLET SUÇLU”

Faillerin peşini bırakmayacaklarını ifade eden Coşkun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne olursa olsun biz çocuklarımızın peşinde olacağız. Bu devlet suçlu. Çocuklarımızı öldüren bu insanlar devletin eliyle öldürdü. Devlet görevlendirmişti. Boşaltılan köylerde 7-8 yıl sadece askerler vardı. Birini öldürüp, bir kuyuya atıyorlardı. Askeriyenin kontrolündeydi. Devletin sistemini görüyoruz, adalet, hukuk diyorlar, katillere arka çıkıyor. Çünkü istemiyorlar ceza vermeyi. Merkezleri, su içtikleri çeşme bir. Emri verenleri bir.”

“SANKİ SAĞ GETİRMİŞTİK”

Annesi Hediye Coşkun’un yıllarca Abdurrahman’ı aradığını ve bulduktan sonra hayatını kaybettiğini belirten Coşkun, şunları ifade etti: “Annem, Berfo Ana (Kırbayır), Sakine Ocak, Fatma Anayla beraber Galatasaray Meydanı’na ilk çıkanlardandı. Cumartesi Anneleri eylemini başlattılar. Annem çok mücadele etti, çok acı da çekti. Ama Abdurrahman’ın kemiklerini buldu. Taziyesini de kurdu. Keyfi yerine geldi. Bulduğumuz kemiklerle sanki sağ şekilde onun gözlerinin önüne getirmiştik. Kemikleri bulacağına inanmamıştı. Bulunca şükür etmişti. Maalesef öyle bir devletin avucunda yaşıyoruz ki ne hakkımız var ne de bizi insan yerine koyuyorlar.”

Ahmet Kanbal / MA

Previous Post

Donbass operasyonunda 88. gün

Next Post

Mahmurlular: Türkiye yenildikçe sivillere saldırıyor

İlgili Haberler

Ahmet Polad’ın Türkiye’ye getirilme süreci Meclis’e taşındı
Gündem

Ahmet Polad’ın Türkiye’ye getirilme süreci Meclis’e taşındı

5 Ekim 2026
Ordu’da emeklilerden zam çağrısı: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”
Gündem

Ordu’da emeklilerden zam çağrısı: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”

5 Ekim 2026
Karadeniz’de Türkiye gemisine sal
Gündem

Karadeniz’de Türkiye gemisine sal

5 Ekim 2026
Kilis’te işçi 5 parmağını kaybetti: “Sağlığım olmadıktan sonra parayı ne yapacağım?”
Emek

Kilis’te işçi 5 parmağını kaybetti: “Sağlığım olmadıktan sonra parayı ne yapacağım?”

5 Ekim 2026
Derya Okatan’ın tutuklanma gerekçesi hard diskteki belgeler oldu
Gündem

Derya Okatan’ın tutuklanma gerekçesi hard diskteki belgeler oldu

5 Ekim 2026
Ümraniye’de Konoha Fest’e saldırı: Etkinlik erken sona erdirildi
Gündem

Ümraniye’de Konoha Fest’e saldırı: Etkinlik erken sona erdirildi

5 Ekim 2026
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi
Politika'dan Söyleşi

Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi

Melike Korkmaz
1 Ekim 2026

EN SON HABERLER

Ahmet Polad’ın Türkiye’ye getirilme süreci Meclis’e taşındı

Ahmet Polad’ın Türkiye’ye getirilme süreci Meclis’e taşındı

5 Ekim 2026
Ordu’da emeklilerden zam çağrısı: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”

Ordu’da emeklilerden zam çağrısı: “Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz”

5 Ekim 2026
Karadeniz’de Türkiye gemisine sal

Karadeniz’de Türkiye gemisine sal

5 Ekim 2026
Tunceli’de (Dersim) 19 bin hektarı aşan maden sahası ihaleye çıkarıldı

Tunceli’de (Dersim) 19 bin hektarı aşan maden sahası ihaleye çıkarıldı

5 Ekim 2026
Soma’daki maden ölümlerini protesto eden 15 üniversiteli serbest bırakıldı

Soma’daki maden ölümlerini protesto eden 15 üniversiteli serbest bırakıldı

5 Ekim 2026
Kilis’te işçi 5 parmağını kaybetti: “Sağlığım olmadıktan sonra parayı ne yapacağım?”

Kilis’te işçi 5 parmağını kaybetti: “Sağlığım olmadıktan sonra parayı ne yapacağım?”

5 Ekim 2026
Derya Okatan’ın tutuklanma gerekçesi hard diskteki belgeler oldu

Derya Okatan’ın tutuklanma gerekçesi hard diskteki belgeler oldu

5 Ekim 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!