Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Aydın Oğuz’un, 19 Temmuz’da spor yaptığı sırada ayağı kırıldı. Oğuz, 21 Temmuz’da ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde yaşadığı hak ihlallerini anlattı. Ailesinin aktardığı bilgilere göre, Oğuz’un arkadaşlarının haber vermesi üzerine cezaevi revirine kaldırıldığı, revirde ilk tedavisinin ardından Oğuz’un hastaneye sevkinin yapıldığı, askerlerin de “ağız içi arama” dayatmasında bulunduğunu ve dayatmayı kabul etmediği için hastaneye sevk edilmediğini öğrenildi.
HASTANEYE GÖTÜRÜLMÜYOR
Aile, Oğuz’un askerlere, “Sorun güvenlik ise yanınızda öksürdüm, yanınızda su da içebilirim. Ancak sizin bu ağız içi aramanızı kabul etmiyorum” dediğini belirtti. Ayağı kırılan Oğuz’un bir gün sonrasında yine tedavi için revire gittiğini ve revir doktoru tarafından kırılan ayağı için “acil sevk” yazısının yazıldığı ve sevk için kapıya getirildiği, bir kez daha askerlerin “ağız içi arama” dayatması nedeniyle sevki engellendiği aktarıldı. Aile, Oğuz’un ayağının kırıldığı günden bu yana sargı bezi ile sarıldığını ve kendisine sadece bir baston verildiğini aktardı.
Oğuz’un en son 31 Temmuz’da ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde kendisinin hala hastaneye götürülmediğini, kendisine verilen kremin bittiğini ve artık kendisine kremin verildiğini belirterek, kırılan ayağına sadece buz üzerine koyarak geçiştirmeye çalıştığını paylaştı.
Oğuz’u tedavisi için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisin (DEM Parti) Mersin Milletvekili Ali Bozan, Espiye L Tipi Cezaevi’nde uzun bir zamandır “ağız içi arama” dayatmasından kaynaklı tutsaklar hastaneye götürülmediği için sağlığa erişemediklerini söyledi. Bozan, “Oğuz hastane revirinde yapılan kontrol sonrasında acilen hastane sevk edilmiş. Ancak hastaneye götürülmesi gereken Oğuz’a jandarmalar tarafından kendisine ‘ağız içi arama’ dayatmasında bulunmuş. Jandarma ‘ağız içi arama’ dayatması sırasında Oğuz’a ‘Sağlığın mı haysiyetin mi?’ diye soruyor. Aydın Oğuz buna karşı ‘Elbette benim haysiyetim’ diyerek ‘ağız içi arama’ dayatmasını kabul etmediği hastaneye götürülmedi” dedi.
BAŞVURULAR SONUÇSUZ KALIYOR
Bu 18 günlük süre zarfında tutsak Oğuz’un tedavisi için gerek cezaevi idaresiyle gerek gerek Adalet Bakanlığı ile görüşmeler yaptıklarını ifade eden Bozan, ayrıca Adalet Bakanlığı’na soru önergesi verdik ve yine Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na başvuru yaptıklarını ancak hala bir sonuç alamadıklarını belirtti.
Adalet Bakanlığı ile yaptıkları görüşmede hakkında bilgi veren Bozan, “Bakanlığın söylediği şu oldu: ‘Cezaevi doktorumuz zaten tutsağı hastaneye sevk etmiş. Dış güvenlik cezaevi ile ilgili değil. Dış güvenlik jandarmayla ilgilidir.’ Sanki dış güvenliği sağlayan jandarma başka bir devletin jandarma gibi. Aynı zamanda biliyoruz mevcut Adalet Bakanı göreve geldiğinde ‘Alo Adalet hattı’ kuracağını söylemişti. Ama Bakanlığına bağlı olan bir cezaevinde 18 gündür ayağı kırık bir mahpus cezaevinde tutuluyor” diye konuştu.
‘AĞIZ İÇİ ARAMA BİR İŞKENCEDİR’
Oğuz’un ailesinden aldığı en son bilgileri de aktaran Bozan, “Aydın Oğuz’a başta bir kremin verildiği ve bu kremin bitmesi ardından kendisine bir daha krem verilmiyor” ifadesini kullandı. Bozan, “Ağız içi arama bir işkencedir. Ağız içi arama insanlık onuruna aykırı bir durumdur. Bu sadece Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde değil. Birçok cezaevinde ağız içi arama işkencesi dayatılıyor. Ağız içi arama işkencesine son verilmeli ve mahpusların sağlığa erişim hakkı sağlanmalıdır” şeklinde konuştu
.MA

















