Künye   Hakkımızda
2 Ekim 2026, Cuma
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result

Andy geri döndü: Neoliberalizmden sosyal devlete dönüş arayışı

Mehmet TAŞ

2 Ekim 2026
in Dünya, Yazarlar
Mehmet Taş Mehmet Taş
10 min read
Mehmet Taş Mehmet Taş
Andy geri döndü: Neoliberalizmden sosyal devlete dönüş arayışı
ShareTweetSend

İşçi Partisi liderliğine seçilmesinin ve başbakanlık görevini üstlenmesinin ardından Andy Burnham, partisinin yıllık konferansında ilk kapsamlı konuşmasını yaptı. Yaklaşık iki aydır başbakanlık görevini sürdüren Burnham’ın açıkladığı program, Britanya siyasetinde uzun süredir görülmeyen ölçüde köklü değişim iddiası taşıyor.

Programın özellikle konut, sağlık, sosyal bakım, enerji, su, ulaşım ve eğitim alanlarında hayata geçirilmesi, İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta zayıflayan toplumsal dayanışmayı yeniden güçlendirebilir.

Burnham, yıllar önce Westminster’dan ayrılarak Greater Manchester Belediye Başkanlığı görevini üstlenmiş; burada toplu taşıma, yerel yönetim ve farklı toplumsal kesimler arasındaki dayanışma konusunda dikkat çekici bir deneyim kazanmıştı. Şimdi bu yerel yönetim deneyimini ülke çapında uygulamak istediğini söylüyor.

İşçi sınıfı kökenli bir aileden gelen, Cambridge Üniversitesi’nde eğitim gören ve İşçi Partisi’nin sosyal demokrat sol kanadında yer alan Burnham, konferans konuşmasıyla başbakanlığı sıradan bir makam olarak görmediği izlenimini verdi. Köklü değişiklikler gerçekleştirerek kendi adıyla anılacak yeni bir dönemin kapısını açmak istediğini gösterdi.

Konuşması delegeler üzerinde güçlü bir etki yarattı. Burnham sık sık ayakta alkışlandı; babasından ve ailesinin geçmişinden söz ederken duygulandı. Ancak konuşmanın asıl önemi, yarattığı duygusal atmosferden çok, son kırk yılın neoliberal politikalarıyla açık bir hesaplaşma iddiası taşımasıydı.

NEOLİBERALİZMLE YÜZLEŞME Mİ?

Burnham, Britanya’nın uzun süredir yanlış bir yolda ilerlediğini belirterek sanayisizleşmeyi, kuralsızlaştırmayı, özelleştirmeleri, kemer sıkma politikalarını ve Brexit’i doğrudan eleştirdi. İşçi Partisi’nin 1945’ten sonra yarattığı ortak servetin 1980’lerden itibaren küçük bir azınlığın çıkarlarına sunulduğunu söyledi:

Konut, su, enerji, ulaşım ve sosyal bakım parçalanmış, özelleştirilmiş ve kâr alanlarına dönüştürülmüştü. Halkın emeğiyle yaratılan toplumsal servet, bir avuç şirketin ve hissedarın denetimine bırakılmıştı.

Belediyelerin yetkileri azaltılmış, yerel demokrasi zayıflatılmış ve toplumsal hizmetler piyasanın insafına terk edilmişti.

Burnham’ın programı, Thatcher döneminde başlayan ve hem Muhafazakâr hem de İşçi Partisi hükûmetleri tarafından sürdürülen bu neoliberal yönelimin bazı temel sonuçlarını tersine çevirmeyi amaçlıyor. Konut, su ve enerji üzerinde daha güçlü kamu denetiminin kurulması; belediye konutlarının yeniden çoğaltılması; sosyal bakımın kamusal bir hizmete dönüştürülmesi bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.

Bununla birlikte program, neoliberalizmden tam bir kopuş anlamına gelmiyor. Daha çok neoliberal ekonomi ile yeniden güçlendirilmiş bir sosyal refah devletinin yan yana var olacağı karma bir model öneriyor.

Burnham konuşmasında yeniden sanayileşmeden, yapay zekânın üretimde kullanılmasından, kamu alımlarının Britanya’daki işletmeleri desteklemesinden ve bölgesel kalkınmadan söz etti. Ancak finans sermayesinin egemenliği, bankaların ekonomideki belirleyici rolü, servetin yeniden bölüşümü, sendikaların zayıflatılması ve emek-sermaye ilişkilerinin nasıl değiştirileceği üzerinde yeterince durmadı.

Dolayısıyla üretim, finans ve askerî sanayi büyük ölçüde özel sermayenin denetiminde kalırken; kamu müdahalesi halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen temel hizmetlerde yoğunlaşacak gibi görünüyor.

ON YILLIK BRİTANYA PLANI

Burnham, yıl sonuna kadar ayrıntılı bir “Britanya Planı” yayımlayacaklarını ve ülkeyi on yıl içinde yeniden işler hâle getireceklerini açıkladı. Programını üç temel hedef üzerine kurdu:
Temel hizmetler üzerinde daha fazla kamu denetimi sağlamak, yerel yönetimlere ve halka daha fazla yetki vermek, ülkenin bütün bölgelerinde dengeli ve nitelikli bir büyüme yaratmak.

Burnham’ın ifadesiyle amaç, “her posta kodunda iyi büyüme, her yürekte umut” yaratmaktır.

Bu yaklaşım, yalnızca devletin ekonomiye daha fazla müdahale etmesini değil, aynı zamanda Westminster’da toplanmış yetkilerin belediyelere, bölgesel yönetimlere ve yerel topluluklara devredilmesini öngörüyor. Burnham, Greater Manchester’da geliştirdiği yerel yönetim modelini ülkenin bütün bölgelerine yaymayı hedefliyor.

Ancak programın önündeki en büyük engel yine mali kurallar olacak. Burnham, değişimin daha hızlı gerçekleşmesini istediğini söylerken, borçlanmayı ve kamu borcunu azaltmayı amaçlayan mevcut mali kurallara bağlı kalacağını da özellikle vurguladı. Bu bağlılık, sosyal programların kapsamını daraltabilir ve uygulanmasını geciktirebilir.

KONUTTA YENİDEN KAMU DENETİMİ

Britanya’nın en ağır toplumsal sorunlarından biri konut krizidir. Bir milyondan fazla insan belediye konutu bekleme listelerinde bulunuyor. Yüksek kiralar, evsizliğin yaygınlaşması, boş tutulan konutlar ve özel kiralık sektöründeki kötü yaşam koşulları giderek büyüyen bir toplumsal krize dönüşmüş durumda.

Burnham, hiç kimsenin sokakta yatmak zorunda kalmadığı ve herkesin güvenli bir konuta sahip olduğu bir Britanya kuruluncaya kadar mücadele edeceğini söyledi.

Program, savaş sonrasından bu yana gerçekleştirilecek en büyük belediye konutu yapımını öngörüyor. Yeni konutların kullanılmayan kamu arazileri üzerine inşa edilmesi ve bunların gelecek kuşaklar için kamu mülkiyetinde tutulması planlanıyor.

Belediyelere, uzun süre boş bırakılan evleri devralma ve yeniden kamu konut stokuna katma yetkisi verilecek. Sağlıksız ve bakımsız evleri kiraya veren mülk sahiplerinden gerekli iyileştirmeleri yapmaları istenecek; bunu reddedenlerin evlerinin belediyeler tarafından satın alınması kolaylaştırılacak.

Burnham ayrıca, ailesinin maddi desteğine güvenemeyen gençlerin de ev sahibi olabilmesini sağlayacak düşük peşinatlı bir sistem öneriyor.

Bu politikalar uygulanabilirse konutun yalnızca alınıp satılan bir meta olmadığı, temel bir toplumsal hak olduğu düşüncesi yeniden güç kazanabilir.

SU VE ENERJİ YENİDEN KAMUSAL DENETİME

Burnham’a göre su hizmetleri, Britanya’da son kırk yılda yaşanan yanlışlığın en açık simgelerinden biridir: Hissedarların sürekli kazandığı, halkın ise hem yüksek faturaları hem de denizlere boşaltılan kanalizasyonun bedelini ödediği bir sistem.

Açıklanan plana göre su şirketlerinin kamu mülkiyetine geçirilmesini yasaklayan Thatcher dönemi düzenlemeleri kaldırılacak. Başarısız olan, çevreyi kirleten ve kamu yararına hizmet etmeyen şirketlerin denetimi geri alınabilecek; gerektiğinde kamu mülkiyetine geçişin yolu açılacak.

Enerji maliyetleri de hem hanelerin hem işletmelerin karşı karşıya bulunduğu en büyük sorunlardan biridir. Burnham, Britanya’daki enerji fiyatlarını on yıl içinde Avrupa’daki komşu ülkelerin seviyesine indirmeyi hedefliyor.

Bunun için kamuya ait Great British Energy bünyesinde Great British Grid adlı yeni bir kuruluş oluşturulacak. Bu şirket özel şebeke işletmecileriyle rekabet edecek, enerji bağlantılarını hızlandıracak ve maliyetleri düşürmeye çalışacak.

Kısa vadede ise elektrik faturalarındaki KDV kaldırıldı. Ayrıca 2027 yılı boyunca İngiltere’de tek yönlü otobüs biletlerinin iki sterlini aşmaması kararlaştırıldı.

Bunlar tek başına hayat pahalılığı sorununu çözemez. Ancak enerji ve ulaşımın yalnızca piyasanın belirlediği ticari hizmetler değil, kamu yararına düzenlenmesi gereken temel ihtiyaçlar olduğu anlayışına geçişin ilk işaretleri sayılabilir.

ULUSAL BAKIM HİZMETİ

Burnham’ın programındaki en önemli vaatlerden biri, NHS örnek alınarak bir Ulusal Bakım Hizmeti kurulmasıdır.

Britanya’da sosyal bakım sisteminin çöküşü, yalnızca yaşlıları ve ailelerini değil, NHS’i de ağır bir krize sürüklüyor. Evde bakım hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle binlerce yaşlı hastanelerde beklemek zorunda kalıyor. Acil servisler doluyor, ambulans hizmetleri aksıyor ve sağlık çalışanları giderek ağırlaşan bir baskı altında çalışıyor.

Burnham, insan odaklı, yüksek kaliteli ve öncelikle evde başlayan bir bakım sistemi kurmayı vaat ediyor. Hizmetin kullanım sırasında ücretsiz olması, bakım giderlerinin temel devlet emekliliğinden kesilmemesi ve insanların bakım masraflarını karşılamak için evlerini ya da birikimlerini kaybetmemesi hedefleniyor.

Bu proje, NHS’in kurulması kadar tarihsel bir adım olarak sunuluyor. Ancak Ulusal Bakım Hizmeti bu parlamento döneminde değil, bir sonraki dönemde hayata geçirilecek. Dolayısıyla uygulamanın kapsamı ve finansmanı henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşmuş değildir.

EMEKLİLİK GARANTİSİNDE TARTIŞMALI DEĞİŞİM

Ulusal Bakım Hizmeti’nin finansmanı için devlet emekliliğinde uygulanan “üçlü garanti” sistemi Nisan 2030’dan itibaren değiştirilecek.

Bugünkü sistemde emekli maaşları enflasyon, ortalama ücret artışı veya yüzde 2,5 oranlarından hangisi daha yüksekse ona göre artırılıyor. Yeni düzenlemede maaşların her yıl en az enflasyon oranında ya da yüzde 2,5 yükseltilmesi sürdürülecek; ancak ücret artışını esas alan yıllık garanti kaldırılacak. Emekli maaşlarının uzun vadede ücretlere oranla değerini koruyacağı belirtiliyor.

Burnham, buradan sağlanacak tasarrufun Ulusal Bakım Hizmeti’ne aktarılacağını söylüyor. Böylece yaşlılara her yıl artan bir emekli maaşı ile ücretsiz ve nitelikli bakım hizmeti arasında yeni bir toplumsal anlaşma öneriyor.

Ancak bu düzenleme ciddi bir tartışmayı da beraberinde getirecektir. Sosyal bakımın maliyetini büyük servetlere, finans şirketlerine ve yüksek gelirlilere daha fazla vergi getirerek karşılamak yerine emeklilik sisteminden sağlanacak tasarrufa bağlamak, programın en zayıf yönlerinden biridir.

EĞİTİM, GENÇLİK VE SOSYAL GÜVENLİK

Britanya’da yaklaşık bir milyon genç ne çalışıyor ne de eğitim görüyor. Gençlik hizmetlerinin tasfiye edilmesi, ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliği ve eğitim sisteminin üniversite yoluna aşırı ağırlık vermesi yüz binlerce genci geleceksiz bırakıyor.

Burnham, akademik eğitim ile teknik eğitim arasında eşitlik kuracak kapsamlı bir eğitim sistemi vaat ediyor.

On dört yaşından itibaren farklı ve nitelikli eğitim yolları oluşturulması, 16-18 yaş arasındaki gençlere iş deneyimi sağlanması, 18 yaşında çıraklık olanaklarının genişletilmesi ve ruh sağlığı desteğine erişimin hızlandırılması planlanıyor.

Burada önerilen yaklaşım, sosyal yardımları kaba kesintilerle azaltmak yerine insanlara yatırım yapmayı amaçlıyor. Fakat yardım sisteminin yeniden düzenlenmesi sırasında gençler üzerinde yeni yaptırımlar uygulanıp uygulanmayacağı dikkatle izlenmelidir. “Yardımı kabul etme zorunluluğu”, destekleyici bir politikadan cezalandırıcı bir sisteme kolaylıkla dönüşebilir.

BREXİT VE SİYASAL SİSTEM

Burnham’ın konuşmasının önemli yanlarından biri de Brexit’in Britanya’ya yarardan çok zarar verdiğini açıkça kabul etmesiydi. Brexit’in ekonomik büyümeyi zayıflattığını, ülkenin Avrupa’yla iş birliği olanaklarını daralttığını ve göç üzerinde vaat edilen denetimi sağlamadığını belirtti.

Britanya’nın Avrupa Birliği ile uzun vadeli ilişkisini yeniden tanımlamak üzere ulusal bir tartışma başlatacağını açıkladı. Bu, Brexit sonrasında İşçi Partisi yönetiminden gelen en açık özeleştirilerden biridir.
Burnham ayrıca mevcut dar bölge ve çoğunluk sisteminin halkın iradesini yeterince yansıtmadığını kabul ederek seçim reformu için ulusal bir komisyon kurulacağını duyurdu. Bir sonraki seçime, her oyun ve her sesin karşılık bulacağı yeni bir seçim sistemi vaadiyle gidileceğini söyledi.

Bu iki başlık, Burnham’ın programını yalnızca sosyal politikalarla sınırlamayıp anayasal ve demokratik bir yeniden yapılanmaya doğru genişletebileceğini gösteriyor.

DIŞ POLİTİKADA ESKİ ÇİZGİ SÜRÜYOR

İç politikada köklü değişiklikler vadeden Burnham, dış politikada aynı cesareti gösteremedi.

NATO’nun artık yalnızca bir savunma örgütü olmaktan çıktığı gerçeğini sorgulamadı. Britanya’nın NATO yükümlülüklerini daha güçlü biçimde yerine getireceğini, Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceğini ve Rusya’dan, İran’dan ya da başka ülkelerden geldiği öne sürülen tehditlere karşı koyacaklarını açıkladı.

İsrail ve Filistin konusunda iki devletli çözümü savunmakla yetindi. Filistin halkının karşı karşıya bulunduğu yıkım, Britanya’nın İsrail’e verdiği askerî ve siyasi destek ya da silah satışlarının durdurulması hakkında somut bir program ortaya koymadı.

Dolayısıyla içeride sosyal devletin yeniden kurulmasını savunan Burnham, dışarıda NATO merkezli militarist politikanın sınırlarını aşamıyor. Britanya halkına daha fazla sosyal güvenlik vaat ederken dünya halklarına barış ve silahsızlanma konusunda aynı ölçüde güçlü bir güvence vermiyor.

Programın temel çelişkilerinden biri burada ortaya çıkmaktadır: Sosyal hizmetleri genişletme hedefi ile giderek büyüyen askerî harcamaların aynı anda nasıl finanse edileceği açıklanmamaktadır.

BİRLEŞİK KRALLIK’I BİR ARAYA GETİREBİLİR Mİ?

İskoç bağımsızlık hareketi, Burnham’ın Birleşik Krallık’ın son başbakanı olacağını ileri sürüyor. Burnham ise buna karşı, ayrılık yerine dayanışmayı ve yetkilerin dört ülkeye daha eşit biçimde dağıtılmasını savunuyor.

Whitehall’da toplanan gücün İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’ya aktarılacağını; Birleşik Krallık’ın ancak eşitlik, dayanışma ve yerel demokrasi temelinde ayakta kalabileceğini söylüyor.

Fakat ulusal sorun yalnızca yetki devriyle çözülemez. İskoçya’ya ve diğer uluslara kendi geleceklerini belirleme hakkı tanınmadan kurulacak birlik, gönüllü ve eşit bir birlik olmayacaktır.

SOSYAL DEMOKRATLAR VE KOMÜNİSTLER

Burnham’ın programı, geniş halk kesimlerine kapitalizmin sınırları içinde daha iyi bir yaşam sağlanabileceği sözünü veriyor. Neoliberalizmi konut, su, enerji ve sosyal bakım gibi temel alanlarda geriletmeyi amaçlıyor; ancak onu bütünüyle ortadan kaldırmıyor.

Yine de bu programın yalnızca Britanya’da değil, Avrupa’nın başka ülkelerinde de yankı uyandırması mümkündür. Uzun süredir neoliberalizme teslim olan Avrupa sosyal demokrasisi, yeniden sosyal devlet, kamu mülkiyeti ve gelir adaleti gibi tarihsel taleplerine yönelmeye başlayabilir.

Sosyalistler, komünistler ve diğer Marksist güçler de her ülkenin özgül koşullarına uygun, halkın günlük sorunlarına somut çözümler getiren programlar etrafında geniş birlikler oluşturabilmelidir. Sosyal demokrasinin reformlarını küçümsemek yerine onları desteklemeli; fakat bu reformların sınırlarını göstererek mücadeleyi kapitalizmin aşılmasına doğru genişletmelidir.

Bu ilişki, 1930’lu yıllardaki “sınıfa karşı sınıf” anlayışının yol açtığı sekterliğe ve kanlı bölünmelere dönüşmemelidir. Sosyal demokratlarla gerektiğinde birlikte, gerektiğinde onlardan bağımsız yürümeyi öğrenmek gerekir.

Faşizme, ırkçılığa, savaşa ve otoriterliğe karşı geniş bir toplumsal cephe kurulmadan kalıcı başarı kazanılamaz. Bunun için yalnızca doğru programlara değil, örgütlü bir toplumsal güce, güçlü sendikalara ve geniş halk kesimlerinin aktif desteğine ihtiyaç vardır.

Andy Burnham’ın programı sosyalizm değildir. Ancak kırk beş yıllık neoliberal yıkımın ardından kamu yararını, ortak serveti ve toplumsal dayanışmayı yeniden siyasal tartışmanın merkezine taşıması bakımından önemli bir başlangıçtır.

Asıl soru şudur: Bu program, sermayenin ve finans çevrelerinin direnci karşısında ne ölçüde uygulanabilecek; İşçi Partisi verdiği sözlerin arkasında durabilecek midir?

Bunu önümüzdeki yıllarda sınıf mücadelesinin seyri belirleyecektir.

Mehmet Taş

Mehmet Taş

Previous Post

Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Next Post

Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
12 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi
Politika'dan Söyleşi

Özge Yaka: Berlin’deki zafer solun topluma seslenme, toplumsal siyaset yapma kapasitesinin olduğunu gösterdi

Melike Korkmaz
26 Eylül 2026

EN SON HABERLER

Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

2 Ekim 2026
Andy geri döndü: Neoliberalizmden sosyal devlete dönüş arayışı

Andy geri döndü: Neoliberalizmden sosyal devlete dönüş arayışı

2 Ekim 2026
Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

2 Ekim 2026
Fransız çiftçilerden vergi dairesine atıklı protesto

Fransız çiftçilerden vergi dairesine atıklı protesto

2 Ekim 2026
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

2 Ekim 2026
Soma’da göçükte yaşamını yitiren  işçi sayısı 5’e yükseldi

Soma’da göçükte yaşamını yitiren işçi sayısı 5’e yükseldi

2 Ekim 2026
Soma’da İmbat Madencilik’te göçük: Bir işçi yaşamını yitirdi, arama sürüyor

Soma’da İmbat Madencilik’te göçük: Bir işçi yaşamını yitirdi, arama sürüyor

1 Ekim 2026
Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

Politika Haber
2 Ekim 2026
0

Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik'e ait maden ocağında dün  meydana gelen göçükte 5 işçi yitirmişti. Faciaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında...

Andy geri döndü: Neoliberalizmden sosyal devlete dönüş arayışı

Andy geri döndü: Neoliberalizmden sosyal devlete dönüş arayışı

Mehmet Taş
2 Ekim 2026
0

İşçi Partisi liderliğine seçilmesinin ve başbakanlık görevini üstlenmesinin ardından Andy Burnham, partisinin yıllık konferansında ilk kapsamlı konuşmasını yaptı. Yaklaşık iki...

Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Murat Çakır
2 Ekim 2026
0

Sol Parti’nin Berlin zaferi, ardından geçen hafta 50 bin öğrencinin zorunlu askerliğe karşı okul grevleri düzenlemesi ve gene geçen cumartesi...

Fransız çiftçilerden vergi dairesine atıklı protesto

Fransız çiftçilerden vergi dairesine atıklı protesto

Melike Korkmaz
2 Ekim 2026
0

Fransa’da tarımsal üretimde kullanılan akaryakıtın maliyetindeki artış çiftçilerin protestolarına yol açtı. Coordination Rurale sendikası, 1 Ekim’de Paris yakınlarındaki Guyancourt’ta bulunan...

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

Melike Korkmaz
2 Ekim 2026
0

İstanbul’da Eyüpsultan Belediyesi’ne yönelik 2 Ekim sabahı eş zamanlı operasyon düzenlendi. Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen’in gözaltına alındığı bilgisi ilk...

Next Post
Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

Soma’daki maden göçüğüne son durum: 9 kişi gözaltına alındı

Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!