Demokratik Dil Kurumları, “Statüden eğitime kadar müzakere için yeni bir çerçeve” şiarıyla Amed’de konferans düzenledi. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Cahit Kırkazak’ın da aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı. Konferansın gerçekleştirildiği salona, “Hezkirina ziman hezkirina welat e, hezkirina welat hezkirina xwebûnê yê” pankartı asıldı. Konferans saygı duruşuyla başladı.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Dil Aktivisti Muhittin Altın, “Dilimiz için bir statü talep ediyoruz. Çünkü dilimizin şu an bir statüsü yok. Yasal güvencenin dışında bırakılmış durumdayız. Dilimiz eğitim dili haline gelmedikçe, halkımız geleceğinin olduğunu söyleyemez” dedi.
“Dilimizin çerçevesini ve izlenecek yol haritasını belirlemeliyiz” diyen Altın, “Kürt sorunu aynı zamanda bir dil sorunudur. Bu, tarihsel bir meseledir. ‘Koruma’ odaklı dil anlayışından uzaklaşmalı; dilimizi yaşamın ve inşanın dili haline getirmeliyiz. Vizyonumuz net olmalı. Dilimizi kendi topraklarımızda temel dil kılmalıyız. Her alanda dilimizi esas dil yapmalıyız” dedi.
Altın’ın konuşmasının ardından Kürtçe için yürütülen çalışmamalara yer verilen sinevizyon gösterimi yapıldı.
Ardından söz alan Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) aktivisti Mekiye Ormancı, “Kürtçenin statüsü hukuki olarak kabul edilsin. Bu kalıcı barış için önemli bir adımdır. Dilin geleceği, yaşamın geleceğidir” dedi.
‘ŞARK ISLAHAT PLANINI AŞMAK İSTİYORUZ’
Sonrasında söz alan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ise, Türkiye’nin tüm endişelerinin dil üzerinde yoğunlaştığına dikkat çekti. Dilin kimlik, tarih ve kültür olduğunu ifade eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu durum devleti korkuttu. Yeni bir devlet inşa ettiler. ‘Bunu nasıl kurabiliriz?’ dediler ve Kürtlerin inkârı üzerine kurdular. İşte bu yüzden bu denli büyük bir baskı uyguluyorlar. Şark Islahat Planı dilimizin önünde bir engel teşkil etti. Kürt halkı devletin tüm alanlarından dışlandı. Eğitim hakları ellerinden alındı. Yüzyıllarca geride bırakıldılar ve Şark Islahat Planı hâlâ yürürlükte. Biz bu planı aşmak istiyoruz” dedi.
Devletin tüm politikalarına rağmen Kürtlerin iyi bir direniş sergilediğini dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “O politikalar başarıya ulaşamadı. Kürdistan’a geldiklerinde, verdiğimiz mücadele sayesinde bazı Kürtçe kelimeleri konuşmak zorunda kaldılar” dedi.
‘KARARLI OLMALIYIZ’
Statü talebinin sadece devletten beklenmemesi gerektiğine dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kendi aramızda uzlaşmalı ve kararlı olmalıyız. Toplumsal statümüzü öncelikle bizler kabullenmeliyiz. Kurduğumuz bu kurumlar sadece tek bir dil için değil, tüm lehçeler için mücadele ediyor. Kurmanci, Kırmancki, Sorani ve Gorani bizim için birdir. Ancak bir yerde kendi lehçemle konuştuğumda, insanlar anlamadıklarını söylüyorlar. Birbirimizi anlamalıyız. Kurmanci ve Kırmancki bizim dillerimizdir; bu konuda kendimizi zorlamalıyız. Başkan Apo, kendi dilimizde konuşup dilimizi geliştirdiğimiz takdirde okulların da inşa edileceğini söylüyor. Çocuklarımız bizden kopuyor. Onlarla Kürtçe konuşun. Kendi dilimizi konuşurken hiçbir dile düşmanlık beslemiyoruz. Dilimizi her alanda konuşmalıyız. Bu alandaki ilerlememiz, direnişimizin bir sonucu olacaktır” ifadelerini kullandı.
Konferans, birinci oturumla devam ediyor.
MA

















