Almanya’daki siyasi gerginlik bariz bir şekilde artmaya devam ediyor. Alman gençlerinin zorunlu askerlik uygulamasına karşı eylemleri, Merz hükümetine olan desteğin en düşük seviyeye düşmesi ve faşist AfD partisinin anketlerde hâlâ en güçlü parti olarak görülmesi, Almanya’daki çoğunluk toplumunda egemen siyasete yönelik güvensizliğin arttığını göstermektedir.
Bu gelişme, son yılların en önemli rota değişikliği sayılabilecek militarist dönüşümün arka planında gerçekleşmekte. Egemen siyaset toplumsal ve iktisadi yaşamın her alanını militarizmin ve özel sermaye birikiminin boyunduruğu altına sokarken, savaş hazırlıklarına toplumsal rıza üretmede giderek daha da zorlanıyor. Özellikle gençler arasında hükümet politikalarına ciddi bir karşı çıkış gözlemleniyor.
Gençlerin zorunlu askerlik uygulamasına karşı çıkışlarını sadece düzenledikleri eylemler göstermiyor. Alman gençliği arasındaki kıpırdanmaları okuyabileceğimiz en iyi gösterge, vicdani ret dilekçelerindeki artıştır. 2024’te sadece 2.249 vicdani ret dilekçesi verilmişken, bu sayı 2025’te 3.869’a, 2026’da ise 5.862’ye yükselmiştir. Ancak bu gelişme Alman gençliğinin esas itibarıyla pasifist olduğu ve silahlanmayı reddettiği anlamına gelmiyor. Gençler zorunlu askerlik yapmak ve olası bir çatışma durumunda yaşamlarını riske sokmak istemiyorlar. Aynı çoğunluk toplumunun büyük bir kesimi gibi, Alman ordusunun güçlendirilmesine karşı çıkmıyor, “Rus tehdidi” söylemine inanmaya devam ediyorlar, ama hükümet politikalarını da giderek daha şüpheci bir şekilde izliyorlar.
Alman gençliğindeki bu kendiliğinden kıpırdanmaların, barışın sağlanması, demokratik ve sosyal hakların korunup genişletilmesi istemleriyle toplumsal muhalefetin bir parçası olabilmesi için, gençliğe öncülük edecek yapılara ihtiyaç var. Her ne kadar Alman Komünist Partisi DKP, devrimci örgütler ve reformist Sol Parti gençlik arasında daha güçlü örgütlenmekte olsalar da henüz Alman gençliğine öncülük edebilecek bir yapı ufukta gözükmüyor. Elbette bu, Almanya’daki koşulların özgünlüğü ile bağlantılı. Ve bu koşullar maalesef Alman gençliğindeki kıpırdanmaların güçlü bir gençlik hareketine dönüşmesini engelleyecek durumdadır. Faşist AfD’nin güçlenmesine karşı tutarlı bir antifaşist mücadele verilmedikçe, Almanya’da değişen bir şey olmayacaktır. Umarız yanılıyoruzdur…













