İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Sözlerinin başında Rize’nin İkizdere ve Çayeli ilçelerine düzenlediği ziyarete değinen Akşener, burada yaşananlarla ilgili konuştu.
“AK Parti teşkilatlarının sağdan soldan topladıkları bazı küçük gruplar üzerinden küçük provokasyonlar oldu. Yanlış anlaşılmasın, ben Sayın Erdoğan ve arkadaşlarını anlayabiliyorum, son zamanlarda çok zor günler geçiriyorlar. Sektirmek zorunda oldukları bir dolu iddia, sulandırmak zorunda oldukları koskoca bir millet gündemi var” diyen Akşener, şöyle devam etti:
“- Benim sözlerimi çarpıtıp bir yol olur mu diyorlar. Bazen bu tür siyasi ‘işler’ olur. Bunu bilirsiniz, ama… ‘Ama’. Ama bunu yaparken Rizeli kardeşlerimi zan altında bırakmalarını kabul edemem. Bana Türkiye’nin hiçbir yerinde zarar gelmez, ben Rize’nin geliniyim. Hele Rizeliden bana hiç zarar gelmez.”
Akşener, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bu konudaki açıklamalarını eleştirerek “Neymiş efendim benim Rize’ye gitmem provokasyonmuş. Esnaf ziyareti yapmamalıymışım. Sayın Bahçeli, ben gezmezsem bu esnafı kim gezecek? Büyük ortağın saraydan çıkmıyor, sen zaten hiç yoksun” ifadesini kullandı.
Akşener, sözlerinin devamında AKPli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın esnafa yönelik açıkladığı destek paketini de eleştirdi. “Biliyorsunuz Sayın Erdoğan, bozulan ekonomi ve pandemi karşısında milletimize el uzatmadı. Buna rağmen geçen hafta kendisi çıktı, zor durumdaki esnafımıza sözümona müjdeler verdi” ifadesini kullanan Akşener, şunları kaydetti:
“- Yine kredi verdi, yine borç verdi. 1.4 milyon esnafımıza da 4 milyar 622 milyon dolara hibe verileceğini açıkladı. Olmadığı zaman 1 lira bile kıymetlidir, ama o 4 milyarı öyle bir anlattı ki şaşırırsınız. ‘4 milyar’ demedi, ‘4 milyaar’ dedi. ‘4 milyar’ demek gözünde küçük göründü. ‘4 milyaar’ deyince büyüdü.
– Sayın Erdoğan, sen a’yı uzattıkça sıfırlar da o kadar uzamıyor. Sen a’yı uzattıkça vatandaşın derdine derman olunmuyor. Akaryakıttaki ÖTV oranını görülmemiş şekilde artırdılar. Esnafımıza verilecek 4.5 milyar liralık destek, bu akaryakıt zammı ile sadece 2 ayda vatandaştan geri alınacak. IBAN yollamayı bıraktılar, direkt vergi olarak kesiyorlar.”
SEDAT PEKER’İN İTİRAFLARI
Akşener, organize suç örgütü kurduğu iddiasıyla hakkında arama ve tutuklama kararı bulunan Sedat Peker’in yayınladığı videolara değindi. “Bu kepazeliği artık sadece Türkiye değil, dünya takip ediyor. Beyler, Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı söz konusu. Bu işler karşılıklı video yayınlamakla, gizemli hikayeler anlatıp gerçekleri çarptırmakla olmaz. Böyle devlet yönetilmez” değerlendirmesinde bulunan Akşener, Erdoğan’a çağrı yaptığı açıklamasına şöyle devam etti:
“- İçişleri Bakanı ve suçlamalara maruz kalanlar kenara çekilir, savcılar gerekeni yaparlar. Devlet ciddiyeti bunu gerektirir. Yargı işini yapar, hakikat neyse ortaya çıkar. Suçu olmayan aklanır, işine döner. Sayın Erdoğan, bu kepazeliğe daha ne kadar sessiz kalacaksınız? Alengirli abuk sabuk işlerinizle devletimizi daha fazla yaralamayın. Çıkın, temsil ettiğiniz devletin ciddiyetiyle gerekeni yapın. Memleketi de daha fazla küçük düşürmeyin. Yaşanan her yeni skandalda bir kez daha anlıyoruz ki, bu zihniyetin artık milletimize verecek hiçbir şeyi kalmamıştır.”
BAŞKANLIK SİSTEMİNE ELEŞTİRİLER
Akşener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne eleştiriler yöneltti. “Bu sistemle yoksulluk, yasaklar, yolsuzluk arasına mahkum edilmiş durumdayız. İçinde bulunduğumuz durum, anayasal demokrasi yoksunluğu olarak tanımlanıyor” ifadesini kullanan Akşener, ‘iyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem’ önerilerini anlattı.
Öneriye, “İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem ilkeleri olarak belirlediğimiz ilkeler, demokratik hukuk devleti idealimizin özünü oluşturan, özgür birey, güçlü STK’la, güçlü devlet ve güçlü milli ekonomimizin inşasını sağlayacak temel yapı taşlarıdır” diye açıklık getiren Akşener, şunları sıraladı:
“- Birinci ilkemiz tarafsız cumhurbaşkanı. İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde, TC, Başbakan ve Bakanlar Kurulu tarafından yönetilecek. Cumhurbaşkanının hiçbir parti ile bağlantısı olmayacak. Devletin ve milletin birliğini temsil edecek.
– İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde cumhurbaşkanının görev ve yetki alanı, demokrasinin tıkandığı anlarda kurumlar arasından hakemlik vazifesini ifa eden devletin en üst organı şeklinde düzenlecek. Böylece partili cumhurbaşkanının meclisimizi etkisiz hale getiren karar ve uygulamaların önüne geçilecek. Yasama gücü yeniden TBMM’ye devredilecek.
– İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistemde cumhurbaşkanı, yalnızca bir dönem görev yapabilecek, görev süresi 6 yıl olacak. Görev süresi bitince aktif siyasete dönemeyecek. Çoğulcu demokrasi, katılımcı yönetim, güçlü meclis… Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra anayasa ve anayasal kurumlar etkisiz hale geldi. TBMM’nin etkinliği azaldı. Karar süreci bir kişiye teslim edildi. Ortaya sorunlu bir demokrasi çıktı. Sorunlu bir yargı, sorunlu ekonomi demektir. İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem, çoğulculuğa dayanacak. Uzlaşmacı ve kapsayıcı siyasetin yapılmasını sağlayarak demokrasimizi güçlendirecek.”
SPUTNİK

















