Künye   Hakkımızda
8 Kasım 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

‘Yarın çok geç olabilir, bu çığlığı duyun’

Hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması talebiyle ailelerin “Yaşamı savunuyoruz” nöbetinin 4’üncü haftasında konuşan aileler, "Yarın çok geç olabilir, bu çığlığı duyun" dedi.

29 Ocak 2022
‘Yarın çok geç olabilir, bu çığlığı duyun’
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Hasta ve infazı yakılan tutukluların serbest bırakılması için aileleri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi tarafından “Hapishanelerde Ölüm İstemiyoruz, Yaşamı Savunuyoruz” adıyla başlattıkları ve Ocak ayı boyunca sürdürülen adalet nöbeti 4’üncü haftasında devam etti. Ailelere Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Züleyha Gülüm, Musa Piroğlu, HDP İstanbul İl Eşbaşkanları Ferhat Encu, İlknur Birol, Marmara Tutuklu Aileleriyle Yardımlaşma Derneği (MATUAYDER), Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) ve çok sayıda katılarak destek verdi.

Silivri Cezaevi’nde tutuklu Yakup Akman’ın annesi Fince Akman, her zaman cezaevi sorunlarını haykırdıklarını ve bunun duyulmamasına tepki gösterdi. Anne Akman, cezaevinde insan onuruna yakışmayacak ihlallerin uygulandığını vurgulayarak, “Cezaevinde çocuklarımızın boynuna ‘terör kimliği’ takılması zorlanıyor. Bizim çocuklarımız terör değil, biz çocuklarımız hırsız değil. Tek suçları Kürt olmalarıdır” dedi.

‘YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR’

Dayanışma çağrısı yapan Akman, cezaevlerinde çocuklarının öldüğünü belirterek, “Yarın çok geç olabilir. Her gün görüyoruz cezaevlerinde cenazeler çıkıyor. Bu normal bir şey değildir. Bu devletin suçudur. Eceliyle ölseler bile bu yine devletin suçudur. Biz savaştan yana değil, barıştan yanayız. Biz çocuklarımız ölmesin diyoruz. Tüm dünya bu sese kulak versin ailelere ses olsun. Bizim milletimiz uyansın artık. Bugün bu haksızlığa sessiz kalanlar yarın haksızlığa uğrayacak olanlardır. Herkes elini vicdanına katsın ve cezaevlerinde ses olsun. Biz çocuklarımız için yaşıyoruz. Başka ne için yaşayacağız. Bizim amacımız bu ihlalleri sonlandırmaktır” diye belirtti.

DÜŞMAN HUKUKUNU AŞAN BİR HUKUK

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, 30 seneyi aşkındır hukuk mücadelesi sürdürdüğünü söyleyerek, ilk defa cezaevlerinin bu kadar yoğun ihlallerin merkezi olduğunu ifade etti. Cezaevlerinde özellikle hasta tutuklular konusunda durumun çok kötü olduğunu belirten Keskin, “İHD’nin verilerine göre bin 605 hasta mahpus bulunuyor. Bunların bir çok kısmı da ağır hasta mahpus. Türkiye hukukunda hasta tutukluların tahliye edilmesini sağlayacak bir çok kanun var. Ama bu hukukların hiç birini bu devlet işlemiyor. Aslında düşman hukuku bile sayılamayacak bir hukuk uyguluyor” dedi.

‘UMUT ETMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ’

Cezaevinde ölüme sürüklenen Garibe Gezer’in tecrit sisteminin bir kurbanı olduğunu belirten Keskin, Gezer’i anmaktan ve mücadelesini büyütmekten başka çaresinin kalmadığını söyledi. Durumları gittikçe kötüye giden Aysel Tuğluk ve Fatma Tokmak’ı n durumuna dikkat çeken Keskin, ATK’nin tahliyeleri engellediğini belirtti. Türkiye coğrafyasında umut etmeyi bile unutturduklarını söyleyen Keskin, bu devletin kendi iç hukukunu bile uygulamadığını dile getirdi. Tüm bunlara rağmen umut etmekten vazgeçmeyeceklerini söyleyen Keskin, durumu değiştirmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını vurguladı.

ÖLÜMEVLERİ

HDP İstanbul İl Eşbaşkanı İlknur Birol, Türkiye’nin cezaevleri sorununu “oluk oluk kanayan yarası” olarak değerlendirdi. Cezaevleri sorunun çok derin olduğunu belirten Birol, annelerin başlattığı nöbet eyleminin önemine değindi. Son süreçte cezaevlerinin ölüm evleri haline geldiğinin altını çizen Birol, “Çok uzun zamandır demokratik olmayan bu cezaevleri ölüm evlerinin simgeleri haline gelmiştir. 12 Eylül döneminde bile mahkemelerde karşılıklı uyulan kurallar vardı. Ama bugün topyekun fiili bir rejime geçen, belki de faşizmin en ince ayrıntısına kadar uygulandığı cezaevleri, büyük bir sorun olarak, tüm insan hakları ve demokrasiden yana olan herkesin önünde büyük sorumluluk ve ödev olarak durmaktadır. Bugün hasta tutsakların salıverilmesini sağlayacak mücadeleyi büyütmemiz gerekiyor” diye belirtti.

TÜRKİYE’DE TAM AKSİ YÖNDE

Adli Tıp Uzmanı Prof. Ümit Biçer, ATK’nin bu alanda bilirkişilik konusunda tek otorite olduğunu bildiklerini belirterek, özellikle 12 Eylül sonrasında bu durumu daha da güçlendirdiklerini vurguladı. ATK’de atamaların, görevlendirmelerin veya herhangi bir şekilde yapılan değerlendirmeler de hiçbir bilimsel ölçüt kullanılmadığının altını çizen Biçer, “Kurum başkanı olmak için akademik geçmiş, alandı çalışma süresi, veya bir üye olarak tarif edilecek kişinin kendi bilim çevrelerinden seçilmesi gibi bir yola gidilmedi, 3’lü kararnameyle Adalet Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın keyfiyetinde olan atamayla karar veren kişiler seçildi. Yasalarda yapılan kimi düzenlemelere göre tarafsız olmaları gerekir, eğer herhangi bir kolu kendi önüne geldiğinde bağlı olduğu kişi veya kişilerle ilgili ise, orada bilirkişilik yapmaması, bu alandan seçilmesi gerekir. Ama Türkiye de tam aksisi oluyor” diye konuştu.

‘RİNK ARAÇLARI İŞKENCE ARAÇLARIDIR’

Sevklerde kullanılan ringlerin birer işkence araçları olduğunu vurgulayan Biçer, “Hasta insanlar o araçla sevk ediliyor, beslenemiyor, lavaboya gitmesi engelleniyor, kelepçeli muayene ediliyor ve bu koşullarda hasta tutukluların rahatsızlığını ifade etmesi bekleniyor. Çoğu insan da bu koşullarla karşı karşıya kalacağını bildiği için hastaneye gitmiyor. Hastaneye giden mahpusların doktora ulaşan kağıtlarda ‘dikkat terör suçlusu’, ‘dikkat kaçar, kaçırılır’ kaşeleri yer alıyor. Siyasi mahpuslar diğer tutuklularla eşit koşullarda değerlendirilmiyor” diye belirtti.

ÖLÜM CEZASI

İdam cezasının kaldırıldığını ancak şimdi ise sağlığa erişim engeliyle bu durumun sürdürüldüğünü söyleyen Biçer, “Sağlıkla ilgili insanların ağır hastalıklarına rağmen hapishanelerde tutarak bu uygulanıyor. Hasta mahpuslarla ilgili yapılan uygulamanın adı ‘yavaş ölüm cezası’ veya ‘yavaş idamdır’. Bu durumun mutlaka görülüp, o çerçevede hareket edilmesi gerekiyor” dedi.

Konuşmaların ardından aileler, ihlaller sona erinceye kadar nöbet eylemine devam edeceklerini duyurdu.

MA

Previous Post

Buldan ve Sancar: Açın İmralı kapılarını Öcalan’ın fikirlerini kamuoyu duysun

Next Post

‘Adalet Nöbeti’ndeki aileler: Hepsi bir öncekinden beter

İlgili Haberler

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edibali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi
Gündem

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edibali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

8 Kasım 2026
109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek
Gündem

109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek

8 Kasım 2026
Rojava Film Festivali başlıyor: ‘Ortak Hikayeler Özgür Sinema’ da buluşacak
Gündem

Rojava Film Festivali başlıyor: ‘Ortak Hikayeler Özgür Sinema’ da buluşacak

8 Kasım 2026
KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı
Gündem

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı
Eğitim

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki
Emek

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edibali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi
Gündem

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edibali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

Politika Haber
8 Kasım 2026

EN SON HABERLER

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edibali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edibali: Sendikal krizin içinde bir mücadeleci sendika deneyimi

8 Kasım 2026
109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek

109. Yıldönümünde Ekim Devrimi’nden öğrenmek

8 Kasım 2026
Rojava Film Festivali başlıyor: ‘Ortak Hikayeler Özgür Sinema’ da buluşacak

Rojava Film Festivali başlıyor: ‘Ortak Hikayeler Özgür Sinema’ da buluşacak

8 Kasım 2026
YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

7 Kasım 2026
KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!