Künye   Hakkımızda
4 Temmuz 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Prof. Dr. Gamze Varol: Ekosistem iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirilmeli

4 Temmuz 2026
Prof. Dr. Gamze Varol: Ekosistem iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirilmeli
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

İklim krizine bağlı olarak mevsimlerin ortalama sıcaklık ve soğukluklarının alt üst olduğu günümüzde, özellikle yaz aylarında yaşanan aşırı sıcaklar ölümlerin yaşanmasına neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) paylaştığı son verilere göre, 21 Haziran’dan bu yana Avrupa’da 300’den fazla ölüm yaşandı. DSÖ’ye göre, Avrupa, dünyanın en hızlı ısınan kıtası. Özellikle Avrupa’da sıcaklar bu yıl 10-11 derece daha yüksek seyrediyor. İnsanların yanı sıra hayvan ölümleri de yaşanırken, en çok yaşlı ve kronik hastalar yoğun biçimde etkileniyor.

İklim krizinin halk sağlığı açısından yansımalarını değerlendiren Tekirdağ Tabip Odası Halk Sağlığı ve Çevre Komisyonu’ndan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Gamze Varol, son yıllarda yaşanan aşırı sıcakların, iklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin bir öngörü değil, günlük yaşamı doğrudan etkileyen bir gerçeklik olduğunu vurguladı.

Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgaları sırasında görülen can kayıpları ve ekosistem üzerindeki etkilerin bunun yalnızca meteorolojik bir olay olmadığını gösterdiğini kaydeden Gamze Varol, sorunun insan sağlığını, hayvan sağlığını ve doğal yaşamı birlikte etkileyen küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi.

‘İKLİM KRİZİNDEN ETKİLENMEDE EŞİTSİZLİK VAR’

Yaşlılar, çocuklar, gebeler ve kronik hastalığı bulunan bireylerin fizyolojik olarak daha kırılgan gruplar olduğuna dikkat çeken Gamze Varol, “Ancak iklim değişikliğinin sağlık yükünü belirleyen bir diğer önemli unsur da bireylerin içinde yaşadığı sosyal ve ekonomik koşullardır. Düşük gelirli haneler, yetersiz konut koşullarında yaşayanlar, açık alanda çalışanlar, güvenli serinleme olanaklarına erişemeyenler ve çalışma koşullarını belirleme olanağı bulunmayan kişiler de aşırı sıcaklardan orantısız biçimde etkilenmektedir. İklim değişikliği herkesi etkilese de herkesi eşit etkilememektedir. Çünkü çevresel risklere maruziyet ve bu risklerden korunabilme olanakları toplum içinde eşit dağılmamaktadır. Aşırı sıcaklar biyolojik kırılganlıklar ile sosyal eşitsizliklerin kesiştiği önemli bir halk sağlığı sorunudur. Aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkisini belirleyen yalnızca hava sıcaklığı değildir. Hava sıcaklığına yüksek nem, yoğun güneş ışınımı, hava kirliliği, yetersiz hava hareketi ve özellikle kentlerde görülen kentsel ısı adası etkisi eklendiğinde, hissedilen sıcaklık ve vücudun maruz kaldığı toplam ısı yükü önemli ölçüde artmaktadır. Betonlaşmanın yoğun olduğu, yeşil alanların yetersiz kaldığı ve hava dolaşımının sınırlı olduğu kentlerde insanlar gün boyu daha yüksek sıcaklıklara maruz kalmakta, geceleri ise ortamın yeterince serinlememesi nedeniyle bu ısı yükü devam etmektedir. Bu durum özellikle açık alanda çalışanlar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve dezavantajlı yaşam koşullarına sahip gruplar açısından sağlık riskini daha da artırmaktadır” diye belirtti.

‘KRONİK HASTALARIN AĞIRLAŞMA RİSKİ VAR’

Sıcak hava dalgalarının etkilerinin kişiden kişiye farklılık gösterdiğini ifade eden Gamze Varol, yaşlı bireylerde yaşlanmaya bağlı fizyolojik değişikliklerin susama hissinin azalması ve eşlik eden kronik hastalıklar nedeniyle sıcaklığa uyum kapasitesinin düşebildiğini kaydetti. Kronik hastaların durumuna dikkat çeken Gamze Varol, “Kalp, akciğer, böbrek hastalıkları veya diyabet gibi kronik hastalıkları bulunan kişilerde ise yüksek sıcaklıklar mevcut hastalıkların ağırlaşmasına neden olabilmektedir. Ayrıca bazı ilaçlar sıvı-elektrolit dengesini veya vücudun ısı düzenleme mekanizmalarını etkileyebildiğinden, sıcak hava dalgaları sırasında sağlık riskini artırabilmektedir. Bu nedenle sıcak hava dalgalarına hazırlık yalnızca bireylerin sorumluluğuna bırakılamaz. Risk altındaki kişilerin önceden belirlenmesi ve sıcak hava dalgaları başlamadan önce koruyucu önlemlerin planlanması gerekir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar, hareket kısıtlılığı bulunan bireyler, kronik hastalığı olanlar ve bakım gereksinimi bulunan kişiler için aile hekimliği, yerel yönetimler ve sosyal hizmet birimlerinin iş birliği içinde çalışması önem taşımaktadır” ifadelerinde bulundu.

RİSKİ AZALTMAK MÜMKÜN

Gamze Varol, sağlık açısından korunmanın yollarını şöyle sıraladı: “Bireysel düzeyde yeterli sıvı tüketmek, günün en sıcak saatlerinde mümkün olduğunca dış ortamda bulunmamak, ağır fiziksel aktiviteleri ertelemek, hafif ve açık renkli giysiler tercih etmek, serin ortamlarda bulunmaya çalışmak ve özellikle yalnız yaşayan yaşlılar ile kronik hastalığı bulunan yakınlarımızı sıcak hava dalgaları sırasında düzenli olarak kontrol etmek sağlık riskini azaltmaya katkı sağlayacaktır. Telefonla düzenli durum değerlendirmesi yapılması, gerektiğinde ev ziyaretlerinin planlanması, yeterli sıvı tüketimi ve ilaç kullanımı konusunda bilgilendirme yapılması, serinleme olanaklarına erişimin desteklenmesi ve ihtiyaç halinde sağlık hizmetlerine hızlı ulaşımın sağlanması ciddi sağlık sonuçlarının önlenmesine katkı sağlayabilir.”

Toplumun sıcak hava dalgaları konusunda düzenli olarak bilgilendirilmesi, erken uyarı sistemlerinin etkin kullanılması ve sıcaklığa bağlı sağlık sorunlarının belirtilerinin bilinmesinin de büyük önem taşıdığını dile getiren Gamze Varol, bilinç bulanıklığı, bayılma, vücut sıcaklığında belirgin yükselme, nefes darlığı, göğüs ağrısı, şiddetli halsizlik veya idrar miktarında belirgin azalma gibi belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması önerisinde bulundu.

‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE DE BUNUN BİR AYAĞI’

İklim değişikliğinin nedenlerini azaltmaya yönelik politikalar ile kaçınılmaz hale gelen etkilerine uyum sağlayacak uygulamaların birlikte hayata geçirmek gerektiğine işaret eden Gamze Varol, “Bir yandan sera gazı emisyonlarının azaltılması, fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması ve iklim değişikliğini sınırlandırmaya yönelik politikalar kararlılıkla sürdürülmeli; diğer yandan erken uyarı sistemlerinin sağlık hizmetleriyle bütünleştirilmesi, risk altındaki grupların önceden belirlenmesi, sıcak hava eylem planlarının uygulanması ve toplum temelli koruyucu uygulamaların güçlendirilmesi gerekmektedir. İklim değişikliğiyle mücadelede kalıcı başarı, bu iki yaklaşımın birbirini tamamlayacak biçimde birlikte yürütülmesine bağlıdır. İnsan sağlığını, yaşadığımız çevreden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Soluduğumuz hava, içtiğimiz su, tükettiğimiz gıda, yaşadığımız kentler ve doğal ekosistemler sağlığın temel belirleyicileri arasında yer almaktadır. Bu nedenle iklim değişikliği yalnızca sıcaklıkların artması anlamına gelmemekte; hava kirliliğinden su güvenliğine, gıda sistemlerinden bulaşıcı hastalıkların yayılımına kadar pek çok alanda sağlık üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler oluşturmaktadır. Son yıllarda giderek daha fazla benimsenen ‘Gezegen Sağlığı (Planetary Health)’ yaklaşımı, insan sağlığının ancak doğal sistemlerin sağlıklı işleyişiyle korunabileceğini vurgulamaktadır. Benzer şekilde ‘Tek Sağlık (One Health)’ yaklaşımı da insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini ortaya koymaktadır” diye kaydetti.

‘TEDBİRLER BİLİMSEL YÖNTEMLERLE GÜÇLENDİRİLMELİ’

Sıcaklarla mücadelede çözümün yalnızca bireysel önlemlerden ibaret olmadığına işaret eden Gamze Varol, “İklim değişikliğinin temel nedenleri büyük ölçüde fosil yakıtlara dayalı enerji üretimi, sürdürülebilir olmayan üretim ve tüketim modelleri, ekosistem tahribatı ve plansız kentleşme ile ilişkilidir. Dolayısıyla bireysel önlemler sağlık riskini azaltabilir; ancak kalıcı çözüm, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik etkili politikalar ile toplumları değişen iklim koşullarına uyumlu hale getirecek bilimsel, çok sektörlü ve uzun vadeli yaklaşımların birlikte hayata geçirilmesidir” dedi.

Sıcak hava dalgalarının sağlık üzerindeki etkilerinin yalnızca dış ortam maruziyetiyle sınırlı olmadığını dile getiren Gamze Varol, özellikle gece saatlerinde yeterli serinlemenin sağlanamaması, gün boyunca biriken ısı yükünün vücuttan uzaklaştırılamamasına neden olduğunu, sıcaklık stresini artırdığını belirtti. Bunun herkes için uygulanabilir olduğunu söylemenin de mümkün olmadığını kaydeden Gamze Varol, “Tarım, inşaat, belediye hizmetleri, ulaştırma ve kuryelik gibi sektörlerde çalışan birçok kişinin çalışma saatlerini kendi belirleyememekte ve geçimini sürdürebilmek için günün en sıcak saatlerinde de çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu nedenle aşırı sıcaklardan korunma, yalnızca bireylerin davranış değişikliğiyle değil, çalışma yaşamını ve sosyal koşulları da kapsayan koruyucu politikalarla mümkün olabilir” diye belirtti.

‘TOPLUM VE EKOSİSTEM DAHA DİRENÇLİ HALE GETİRİLMELİ’

İklim değişikliğinin etkileri önümüzdeki yıllarda daha da belirgin hale geleceğini vurgulayan Gamze Varol, bu nedenle artık yalnızca afetler ortaya çıktıktan sonra müdahale eden bir anlayışın yeterli olmadığını ifade etti. Asıl hedefin, toplumları ve ekosistemleri iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hale getirmek olduğunu kaydeden Gamze Varol, halk sağlığı açısından bu yaklaşımın, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmekten çok, riskleri önceden öngörerek azaltmayı esas alan koruyucu sağlık anlayışıyla örtüştüğünü ifade etti.

‘MÜCADELE İKİ TEMEL EKSENDE YÜRÜTÜLMELİ’

İklim değişikliğiyle mücadelenin iki temel eksende yürütülmesi gerektiğini dile getiren Gamze Varol, “Birincisi, iklim değişikliğinin temel nedenlerini azaltmaya yönelik politikalardır. Fosil yakıtlara bağımlılığın azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir ulaşım ve üretim modellerinin desteklenmesi bu yaklaşımın temel bileşenleridir. İkincisi ise artık kaçınılmaz hale gelen iklim etkilerine uyum sağlamaktır. Sağlık sistemlerinin, kentlerin, altyapının ve toplumun sıcak hava dalgaları, kuraklık, sel ve diğer iklim kaynaklı risklere karşı hazırlıklı hale getirilmesi gerekmektedir” diye belirtti.

Gamze Varol, önümüzdeki yıllarda su kaynakları üzerindeki baskının artması, tarımsal üretimin olumsuz etkilenmesi, gıda güvencesinin zayıflaması, iklim kaynaklı göçlerin artması ve doğal kaynaklara ilişkin bölgesel gerilim risklerinin yükselmesi gibi çok boyutlu sonuçların öngörüldüğünü ifade etti. Gamze Varol, yalnızca çevrenin değil insanlığın ortak geleceğinin en önemli belirleyicisi olduğunu vurguladı.

MA / İbrahim Açıkyer

MA

İlgili Haberler

130 aydın ve yazardan ‘NATO uygulamalarına’ tutum alma çağrısı
Gündem

130 aydın ve yazardan ‘NATO uygulamalarına’ tutum alma çağrısı

4 Temmuz 2026
Sezer: Kahkahanın yargılanması
Gündem

Sezer: Kahkahanın yargılanması

4 Temmuz 2026
AKP’li başkanın İŞ-KUR yazışmaları ifşa oldu
Gündem

AKP’li başkanın İŞ-KUR yazışmaları ifşa oldu

4 Temmuz 2026
Kürt Sineması Çalıştayı: Kürt sinemasının yaşadığı zorluklar tartışılıyor
Gündem

Kürt Sineması Çalıştayı: Kürt sinemasının yaşadığı zorluklar tartışılıyor

4 Temmuz 2026
Abdullah Öcalan’dan Komînal’e mesaj: Önünüzde tarihi görev ve sorumluluklar var
Gündem

Abdullah Öcalan’dan Komînal’e mesaj: Önünüzde tarihi görev ve sorumluluklar var

4 Temmuz 2026
Trump ve Galibaf’tan karşılıklı açıklamalar
Gündem

Trump ve Galibaf’tan karşılıklı açıklamalar

4 Temmuz 2026
Politika'dan Günün Yorumu
İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?
Politika'dan Yorum

İç Politikayı Nasıl Değerlendiriyoruz?

Politika Haber
14 Haziran 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

130 aydın ve yazardan ‘NATO uygulamalarına’ tutum alma çağrısı

130 aydın ve yazardan ‘NATO uygulamalarına’ tutum alma çağrısı

4 Temmuz 2026
Sezer: Kahkahanın yargılanması

Sezer: Kahkahanın yargılanması

4 Temmuz 2026
AKP’li başkanın İŞ-KUR yazışmaları ifşa oldu

AKP’li başkanın İŞ-KUR yazışmaları ifşa oldu

4 Temmuz 2026
Kürt Sineması Çalıştayı: Kürt sinemasının yaşadığı zorluklar tartışılıyor

Kürt Sineması Çalıştayı: Kürt sinemasının yaşadığı zorluklar tartışılıyor

4 Temmuz 2026
Abdullah Öcalan’dan Komînal’e mesaj: Önünüzde tarihi görev ve sorumluluklar var

Abdullah Öcalan’dan Komînal’e mesaj: Önünüzde tarihi görev ve sorumluluklar var

4 Temmuz 2026
Trump ve Galibaf’tan karşılıklı açıklamalar

Trump ve Galibaf’tan karşılıklı açıklamalar

4 Temmuz 2026
Venezuela’da ölü sayısı 2 bin 645 oldu

Venezuela’da ölü sayısı 2 bin 645 oldu

4 Temmuz 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!