Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 36. NATO Zirvesi’ne karşı açıklama yaptı. Akdeniz ilçesinde bulunan Özgür Çocuk Parkı’da yapılan açıklamada, “Dünyada emek, barış, demokrasi için NATO kapatılsın. Silaha, savaşa değil, halkların kardeşliğine bütçe” yazılı pankart açıldı.
Açıklama metnini Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Savaş Gürkan okudu. NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek yapılan tutuklama ve gözaltılara tepki gösteren Gürkan, bu baskılara sessiz kalmayacaklarını söyledi. Yaşanan savaşlara işaret eden Gürkan, “Bir kez daha hatırlatıyoruz: Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil; emeğiyle yaşayan milyonların ortak mücadelesinde, halkın iradesinde, demokraside ve barışta yatmaktadır.NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek sürdürülen gözaltılar, ev baskınları, hak ihlalleri ve tüm antidemokratik uygulamalar derhal son bulmalıdır. Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalıdır. Türkiye, bir savaş örgütü olan NATO’dan çıkmalıdır. Savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere ve baskı rejimlerine karşı; emek, barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz” dedi.
Açıklama, “Katil NATO bu memleket bizimdir” sloganıyla son buldu.
KADIN PLATFORMUNDAN AÇIKLAMA
Mersin Kadın Platfomu da Yenişehir ilçesinde bulunan Pozcu Semtinde açıklama yaptı. Açıklamada, “Kadın düşmanı, çocuk istismarcılarını ülkemizde istemiyoruz! NATO defol” pankartının yanı sıra “Savaşa değil kadınlara bütçe”, “NATO’ya değil kadınlara bütçe” dövizleri açıldı.
Açıklamayı okuyan platform üyesi Elif Naz Ulusoy, “Emperyalizme, savaş politikalarına erkek egemen düzene karşı kadın mücadelesini büyütüyor, NATO Defol diyoruz. Katilleri, kadın düşmanlarını, istismarcıları ülkemizde istemiyoruz.NATO pazarlamaya çalıştıkları gibi bir savunma örgütü olarak değil, kurulduğu ilk günden itibaren ülkemiz dahil dünyanın bir çok ülkesine kan ve gözyaşı götüren bir savaş örgütü olarak var olmuştur. NATO dünyanın dört bir yanındaki halklar için iddia edildiği gibi güvenlik ve huzur getirmedi; aksine emperyalist bağımlılığı, sömürüyü, yoksulluğu derinleştirdi” dedi.
‘İSTİSMARCILARI ÜLKEMİZDE İSTEMİYORUZ’
Ortadoğu’da onlarca yıldır süren savaşların, işgallerin ve çatışmaların yarattığı yıkımın arkasında sömürgeci politikalar ve küresel güç mücadeleleri bulunduğunu dile getiren Elif Naz Ulusoy, “Flistin ‘den Afganistan’dan Suriye’ye, Rojava’dan İran’a kadar bölge halkları savaşların, ambargoların, müdahalelerin ve güvenlikçi politikaların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya bırakılmıştır. Bu süreçlerde en büyük bedeli ise kadınlar ve çocuklar ödemiştir. Kadınlar olarak biliyoruz ki savaş yalnızca savaş meydanlarında var olmaz. Savaş; kadın bedeni üzerinde kurulan tahakkümde, erkek şiddetinde, sömürüde, yoksullukta, doğanın talanında ve halkların iradesinin yok sayılmasında kendini yeniden üretir. NATO’nun temsil ettiği güvenlik anlayışı da halkların özgürlüğünü değil, iktidarların ve küresel sermaye çevrelerinin çıkarlarını koruyan bir düzeni tahkim etmektedir. Onların ellerinde HTŞ çetelerine teslim ettikleri Suriye’de köleleştirilen, kaçırılan, tecavüze uğrayan kadınların kanı, gözyaşı var. Afganistan’da, Filistin’de, İran’da katledilen halkların, kadınların, kız çocuklarının kanı var. Saray iktidarı tarafından adeta kırmızı halılarla karşılanan bu emperyalistler Eipstein dosyalarında adı geçen çocuk istismarcılarıdır. Savaşlarla yurtlarından kopardıkları göçmen kadınları ucuz iş gücü olarak sömürenler, güvencesiz çalışma koşullarında ölüme terk edenlerdir. Emeğimizi, doğamızı sömürerek bizleri yoksulluğa mahkum edenlerdir. Katilleri, yağmacıları, istismarcıları ülkemizde istemiyoruz” diye konuştu.
‘KADIN DAYANIŞMASININ BÜYÜTÜYORUZ’
Elif Naz Ulusoy, son olarak şöyle konuştu: “Bu nedenle; NATO’nun savaş, işgal ve silahlanmaya yönelik politikalarını reddediyoruz. Ortadoğu’yu savaş alanına çeviren tüm emperyalist ve bölgesel güç politikalarına karşı çıkıyoruz. Tüm kadınları kadın dayanışmasını büyütmek üzere sokaklarda, meydanlarda ve yaşamın her alanında itirazı yükseltmeye çağırıyoruz. Barışın emperyalist politikalara ve işgallere karşı dünyanın dört bir yanında direnen kadınların elleriyle geleceğini biliyoruz ve mücadeleyi büyütüyoruz.”
Açıklama “Yaşasın kadın dayanışması”, “Jin jiyan azadî”, ve “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarıyla son buldu.
MA

















