Anayasa Mahkemesi (AYM), Antalya 12’nci Aile Mahkemesi’nin yaptığı başvuru doğrultusunda, 4 Haziran’da 4721 sayılı Medeni Kanunu’nun 175’inci maddesinde yer alan “süresiz nafaka” düzenlemesini iptal etti. İptal kararının ardından kadın örgütleri ülkenin dört bir yanında sokaklara çıkarak, karara tepki gösterdi.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İstanbul Sözcüsü Reyhan Gençer ile nafaka alan Pelin Aksu, AYM’nin kararını ve nafakanın önemine dair değerlendirmelerde bulundu.
Boşanan kadınların ekonomik durumu iyileştikçe nafakanın kesildiğini dile getiren Reyhan Gençer, “süreli nafaka”nın her zaman olduğunu belirtti. Kadınların erkeklerle şartlarının eşit olmadığı, kadınların yoksulluktan kaynaklı nafaka almak zorunda kaldığının belirten Reyhan Gençer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadınlar çok düşük ücretlerde nafaka almak zorunda kalıyorlar. Yeni yapılan araştırmaya göre ortalama nafaka ücreti bin TL civarındadır. Kadınlar şu an boşanmadan sonra yoksulluğa düşüyor. Nafaka ücreti dışarı çıksak bir yemek yesek karşılayamayacak bir durumda. Kadınlar, boşanmamaya boyun eğdirmeye çalışılıyor. Kadınlar boşanmak isteyip nafaka istediklerinde karşı taraftan şiddet görüyor. Şiddetten bir an önce kaçabilmek için kadın nafaka hakkını isteyemiyor.”
‘NAFAKA HAKTIR’
Nafaka hakkı için mücadele etmeye devam edilmesi gerektiğinin altını çizen Reyhan Gençer, “Nafaka bir haktır lütuf değildir. Nafaka eşitsizlikten kaynaklanan mağduriyetin girdirilmesi için verilen bir haktır. Eşitliği sağlayacağız. Kadınlara maddi olarak daha çok destek vereceğiz. Devlet boşanan kadına yardım etmek zorunda. Nafakayı sadece erkeğe bağlamak yetmez. Erkek dışında devletin de kadına boşandıktan sonra ayakta durabilmesi için belli bir maddi destek sağlaması gerekiyor. Devletin sorumluluğu kadını hayata döndürmektir ancak erkek ile kadın eşit bir düzlemde değil. Çünkü kadın evlendiğinde kariyerinden vazgeçiyor, çocuk büyütüyor. Evin temizliği, evin emek yükünü kadına veriliyor. Ama erkek sadece çalışıyor. Boşandıktan sonra erkek eski hayatına dönebiliyor. Bu sebeple eşitsizlik var” ifadelerini kullandı.
‘KADINLARIN YÜZDE 44’Ü NAFAKA İSTEYEMİYOR’
Kadınlara seslenen Reyhan Gençer, devamla şunları kaydetti: “Hiçbir kadın nafakasından vazgeçmemelidir. Kadınlar sırf boşanmak için nafakasından vazgeçiyor. Erkekler nafaka öderlerse boşanmamak için diretiyor. Kadınlar nafaka için diretecek gücü bulamayabiliyorlar, şiddet ortamında kaçmak için bir an önce nafakasız boşanmayı kabul edebiliyor. Hatta Kadınların yüzde 44’ü boşanırken, nafaka isteyemiyor.”
‘SORUMLULUKLAR BOŞANINCA DA DEVAM EDER’
Nafaka alan Pelin Aksu ise evlilikte tarafların sorumlulukları olduğunu ve bu sorumlulukların boşandıktan sonra da devam ettiğini belirterek, “Evlilik esnasında erkek dışarıda çalışıyor, kadın ise ev içinde çalışıp çocuk bakıyor diye kadının yaptığı emek olarak görülmüyor. Boşanınca kadın mağdur oluyor çocuğun bütün yükü yine kadının üstüne kalıyor. Kadın bir evliliğe adım atınca iş hayatından uzaklaşıyor ve artık ‘anne’ oluyor. Boşanma olunca erkek kaldığı yerden devam ediyor ama kadın bu şartlarda baştan bir hayat kurmak zorunda kalıyor” dedi.
‘HUKUK HEP ERKEĞİN YANINDA’
Boşanma sonrası kadınların erkeklere göre daha zor bir durumla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Pelin Aksu, “Erkeğin ödemesi gereken nafakayı ve çocuğa bakması gereken günleri takip eden bir hukuk sistemi de yok. Erkeği yargılayan bir toplumda yok. Ben boşanma sürecinde yaşadıklarımdan söyleyebilirim ki, hukuk sistemimizde çok büyük boşluklar var. Dışarıdan herkesin bildiği şey ‘hukuk hep kadının yanında.’ Ancak asla böyle değil, hukuk hep erkeğin yanında. Ben nafaka alabilmek için çok iyi bir avukat tutmak zorunda kaldım. Nafaka benim hakkımdı ama ben bir sürü güçlükle mücadele ettim halen de bu güçlükler son bulmuş değil” ifadelerine yer verdi.
‘HUKUKİ BİR BOŞLUK VAR’
Boşanma sırasındaki yargılama aşamasına değinen Pelin Aksu, “Velayet ve nafaka için sosyal inceleme raporu yaptırmamız gerekiyormuş. Hakim de o rapor göre nafaka ve velayet kararı verecekti. Benim de ilk tecrübem olduğu için bilmiyordum. Avukatım da söylemedi. Raporu tutan kişilerin güvenilir kişiler olduğunu düşünmüyorum. Sırf avukatım işini iyi yapmadı diye tam bir yıl nafaka alamadım. Devlet, bir yıl boyunca çalışmayan bir anne ne yedi, ne içti ve çocuğuna nasıl baktı hiç bunları düşünmüyor mu” diye sordu.
‘NAFAKAYI TAHSİL EDEMEDİM’
Pelin Aksu, sözlerini şöyle tamamladı: “Karar çıktı nafaka bağlandı. Ama ben aylarca tahsil edemedim. Bir kadın boşanınca nafaka bağlanıyor ve nafakasını alıyor zannediliyor fakat erkek nafakayı ödemiyor. Karşı taraf ödemediği nafaka borçları yüzünden icralık oldu. Karşı taraf gelirlerini gizledi. Kendisini işsiz ve maaşsız göstererek, nafakadan muaf olmaya çalıştı. Beni ve mahkeme heyetini kandırmaya çalıştı. İcra davası açıldı ama yine ödemedi. Ben iki yıl boyunca çok büyük mağduriyetler yaşadım. Kızım büyüdü 7 yaşına geldi. Uzun yılların ardından ödeme yapmaya başladı. Erkeğin nafakayı ödemesi ya da çocuğa bakması sadece kendi inisiyatifinde. Bunu denetleyen bir mekanizma yok ve kadın hep mağdur ediliyor.”
MA

















