Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde 7 Temmuz 2025’te gerçekleştirilen arama sırasında Kuzey Doğu Suriye’nin Minbic kentinden olan tutsak Omer Cuma Salih’e gardiyanlar tarafından yapılan işkenceye dair takipsizlik kararı verdi.
Koğuşta, bir pusula olduğu iddiasıyla gardiyanların yaptığı arama sırasında çekildiği anlaşılan 14 dakika 6 saniyelik görüntülere ve bilirkişinin işkenceyi tespitine rağmen “Kovuşturmaya yer olmadığına” dair karar veren savcılık, kararında şüpheli gardiyanlar ile tanıkların “kötü muamele ve darp” yaşanmadığı yönündeki iddialarını dikkate aldı.
Kararda, “Omer Cuma Salıh’e kötü muamelede bulunulduğu izleniminin edinildiği bilirkişi raporunda belirtilmiş ise de, bu söylemin gerçeklesen bir vurma eylemine yönelik tepki olarak söylendiğine dair delil bulunmadığı (…)” denildi. Kararda, kamera kaydına rağmen Salih’in odasında yapılan arama faaliyetinde kendisine yönelik herhangi bir darp-cebir olayı yaşanmadığı ileri sürüldü. Yine kaydın sonunda Salih’ın yüzündeki darp izine rağmen yaralandığına dair her hangi bir delilin olmadığı iddia edildi.
KARARA KARŞI AYM’YE BAŞVURULDU
Salih’in avukatları, yürütülen soruşturma sonucunda verilen “Kovuşturmaya yer olmadığına” dair karara karşı, Elazığ Sulh Ceza Hakimliği’ne itirazda bulundu. Hakimlik, yeterli gerekçe göstermeksizin itirazı reddetti. Avukatlar bunun üzerine, etkili soruşturma yürütülmediği ve itirazlarının gerekçesiz şekilde reddedildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu.
Başvuruda, Anayasa’nın 17’nci maddesinde güvence altına alınan “kötü muamele yasağının” ihlal edildiğini belirtildi. Yine, olayın etkili ve bağımsız şekilde soruşturulmadığına, kamera kayıtları ile bilirkişi tespitlerinin yeterince değerlendirilmediğine, yaralanmaların nasıl meydana geldiğine ilişkin tatmin edici bir açıklama yapılmadığına ve haklarında iddialar bulunan görevlilerin şüpheli yerine tanık sıfatıyla dinlenmesinin soruşturmanın tarafsızlığına gölge düşürdüğüne dikkat çekildi.
Başvuruda ayrıca, sağlık muayenesinin zamanında yapılmadığı, tercüman desteği sağlanmaması nedeniyle başvurucunun iddialarını etkin biçimde ortaya koyamadığı ve devlet gözetimi altında meydana geldiği belirtilen yaralanmaların etkili şekilde araştırılmadığı belirtildi. Başvuruda, kötü muamele yasağının usul boyutunun ve etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiği vurgulandı.
NE OLMUŞTU?
Elazığ 2 No’lu Cezaevi’nde 7 Temmuz 2025’te gerçekleştirilen arama sırasında Kuzey Doğu Suriye’nin Minbic kentinden olan tutsak Omer Cuma Salıh’e gardiyanlar tarafından yapılan işkencenin görüntüleri ortaya çıktı. Koğuşta, bir pusula olduğu iddiasıyla gardiyanların yaptığı arama sırasında çektiği anlaşılan 14 dakika 6 saniyelik görüntülerde, koğuşa giren başgardiyanın “Ben bulduğumda (pusulayı), sen burayı bir ay toplayamazsın ve sizi lağvederim buradan” şeklinde tehditleri duyuluyor.
YÜZÜNDE ŞİŞLİK VE MORLUK
Yine başgardiyanın darp etme sesinin işitildiği, Salih’ın “Vurma” diyerek bağırdığı ve başgardiyanın, Salih’ı susturmak için “Şişşt” dediği görüntülere yansıdı. Görüntülerin başında, yüzünde her hangi bir darp izi bulunmayan Salih’ın, görüntü sonunda yüzünde morluk ve şişlik olduğu görüldü. Görüntülerde koğuştan çıkarken başgardiyanın Salih’ın göğsüne vurmasıyla, görüntü çeken personelin kameranın açısını başka yöne çevirmesi dikkat çekti.
Olaya ilişkin Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının istediği ve aynı yılın 28 Temmuz’unda hazırlanan bilirkişi raporunda da, Salih’a kötü muamelede bulunduğu yönünde kanaat bildirildi. Yine Adalet Bakanlığı’na bağlı Ceza ve Tevfik Evleri Genel Müdürlüğü de, görüntülere rağmen yaşanan işkenceyi yalanladı.
Cezaevi tarafından Eylül 2025’te şüpheliler hakkında, “Disiplin cezası verilmesine yer olmadığına” dair karar verildi. Salih’ın, savcılığa 31 Temmuz 2025’te yaptığı suç duyurusu da sonuçsuz kaldı.
Rukiye Payiz Adıgüzel / MA


















