Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreç kapsamında Apocu Hareket Yönetimi üzerine düşen adımları atarken, Meclis’te kurulan komisyon sonrası atılması beklenen adımlar henüz atılmadı. Aradan geçen süreye rağmen adım atmayan devlet ve iktidarın bu tavrı süreci tıkamış durumda. Öte yandan toplumun birçok kesiminde de süreç kapsamına atılması gereken adımlar konusunda çağrılar sürüyor.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde kapsamında Alevilerin taleplerine ilişkin konuştu.
‘RESMİ İDEOLOJİ ÇOK BÜYÜK HAKSIZLIKLAR YAPTI’
Demokrasi’nin bütün halkların eşit ve özgür bir şekilde bir arada yaşaması olduğunu ifade eden Mat, Alevilerin süreç bağlamında tutumlarını ve beklentilerini çok açık bir şekilde belirttiğini ve bunun arkasında olduklarını kaydetti. Mat, “Türkiye herkesi tek tipleştiren resmi ideolojisi, ülke sınırları içerisinde yaşayan herkese çok büyük haksızlıklar yaptı. Bütün etnik ve inanç kimliklerine müthiş bir baskı kurdu. Ancak görüldü ki 103 yıllık cumhuriyet tarihinde inkar ve asimilasyon politikalarına ve katliamlara rağmen istediği sonucu alamadı. Alması mümkün değil. Çünkü insan tabiatına uygun değil. İnsan kendi hafızası ve kimliği ile yaşar ve kendi geleceğini de kendisi belirler. Dolayısıyla insanoğlu kendisine yapılan bu dayatmacılığı kabul edemez. O nedenle yaşadığımız coğrafyada herkesin bir arada yaşaması gibi bir talebimiz var” dedi.
Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, savaşın herkese kaybettirdiğine dikkat çeken Mat, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni önemsediklerini söyledi. Süreci bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirten Mat, mutlaka hayat bulması gerektiğini vurguladı. Mat, “Eğer barıştan yana bir hamle ve bunun için bir çaba varsa, biz bunu önemseriz. Bunun samimiyeti ne derecedir, orası ayrı bir tartışma konusu ancak bunun ne kadar samimi olduğunu süreçle birlikte göreceğiz” dedi.
‘EŞİT BİR BARIŞTAN SÖZ EDİYORUZ’
Mat, konuşmasına şöyle devam etti: “’Barış’ diyoruz ama Dêrsim’de yapılan soykırımın anmasını yaparken yanı başımızdaki cemevinde asimilasyon politikaları devam ediyor. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, dedeleri toplamış ve ‘dedelere nasıl maaş veririz de onları kontrol altına alırız?’ hesapları yapıyor. Şimdi bunlarla barış olmaz. Biz barış derken aynı zamanda onurlu bir barıştan bahsediyoruz. Eşit bir barıştan söz ediyoruz. Kardeşlik hukukunda da bile eşitlik yoksa kardeş hukuku bozuluyor. Kardeşlik, eşit koşullarda paylaşım, üretime ortak olmak ve en önemlisi de yönetime de ortak olmak. Biz bunları talep ediyoruz ve bunların da hayat bulmasını istiyoruz. Bunlar sağlansın ki Türkiye’de hepimiz eşit ve özgür koşullarda bir arada yaşayalım.”
MA / Uğurcan Boztaş
MA

















