Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın üzerinden bir yılı aşkın süreç geçti. Süreç kapsamında çalışmalarını sürdüren Kürtlerin öncelikli gündemlerinden biri ise ulusal birlik. Abdullah Öcalan, hem Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda hem de İmralı Heyeti’yle yaptığı görüşmelerde sık sık birliğe vurgu yaparak, tüm Kürt parti ve örgütlerinin demokratik bir temelde birliğini sağlamasının önemine işaret etti. Bir araya gelip, kapsamlı çalışma yürütmeye çağırdı.
Kürtler arası birlik hedefiyle bir yıl önce kurulan Demokratik Birlik İnisiyatifi Sekretaryası’ndan Gülser Yıldırım, çalışmaları ve ulusal birlikte kadınların rolüne dair değerlendirmelerde bulundu.
‘BİRLİK HAYATİ ÖNEMDE’
Kürtler arası birliğin bu süreçte hayati önemde olduğunu belirten Gülser Yıldırım, “Birlik, Kürt halkı için, Kürt halkının özgürlüğü, Kürt sorununun çözümü ve Kürtlerin kazanımları için hayati bir meseledir. Kürt halkının yüz yıllık tarihini ele alırsak, bu yüz yıl içindeki tüm yenilgilerin, başarısızlığın sebebinin, Kürtlerin birliğini sağlayamamaları olduğunu söyleyebiliriz. Halkımıza dönük saldırıların, acılarının, soykırımlarının temelinde birliğin oluşmaması yatar. Bu yüzden Kürt halkı olarak bilmeliyiz ki; tüm acılarımızın dermanı, özgürlüğümüzün, başarımızın, statümüzün, dilimizin ve kültürümüzün dermanı bu birliğe bağlıdır” dedi.
‘SİYASET ÜSTÜ BİR MESELE’
Kürtlerin birliğinin siyaset üstü bir mesele olduğunu kaydeden Gülser Yıldırım, “Kendisini toplumuna karşı sorumlu hisseden, Kürt halkının özgürlüğüne hizmet eden her Kürt partisi, kurumu ve şahsiyeti, her şeyden önce birliğe duyarlı olmalı ve birlik içinde hareket etmelidir. Ortaklaşma olmadan hiçbir şey olmaz. ‘Ben senin ideolojinde değilim, senin kültüründe veya inancında değilim’ gibi durumlar engel olmamalıdır. Dünya örneklerine baktığımızda bu tür ideolojik, inançsal veya sosyal sorunların, onların kendi birliklerini kurmalarına ve özgürlüklerine engel olmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı. Demokratik Birlik İnisiyatifi’nin çalışmalarına değinen Gülser Yıldırım, “Birlik yoluna girdik ve Kürt halkının birliğine cevap olabilmek için birçok parti, kurum ve toplumsal şahsiyetle bir araya geldik. Umuyorum ki bugüne kadar katılmamış olanlar da bundan sonra katılırlar. Çünkü Ortadoğu’da ve Kürt halkı üzerinde hegemonik politikalar artıyor. Bu durum hem fırsatları hem de büyük tehlikeleri beraberinde getiriyor. Bu çerçevede yaklaşmalıyız ve bugüne kadar bu birliğe katılmayanlara, bu ittifak için durumlarını bir kez daha gözden geçirmeleri ve Kürt halkının ittifakını güçlendirmeleri çağrısında bulunuyoruz” dedi.
BİRLİK İÇİN KADINLARIN ROLÜ
Birlik konusunda kadının öncü rolünü oynamasının önemine değinen Gülser Yıldırım, şöyle devam etti: “Ne zaman Kürtler arasında bir savaş veya çatışma çıksa, kadınlar her zaman barışın temelini olmuştur. Bazen beyaz tülbentlerini savaşın ortasına atmışlar, bazen savaşı durdurmak için öncülük etmişlerdir. Düşman karşısında bir savaş verildiğinde de yine omuz omuza bu mücadeleyi yürütmüşlerdir. Bugün Leyla Qasım’dan Zilan’a, Besê’ye ve tarihteki birçok isme kadar biliyoruz ki, Kürt kadınları devrime öncülük etmiş, devrimci direnişi yürütmüşlerdir. Bugün de Kürt kadınların barışa öncülük edeceğine, Kürt halkının hakları ve hakikatiyle çözülmesi mücadelesinde öncü olacaklarına inanıyoruz. Hareketimizin ve inisiyatifin bilinci de bu çerçevededir. Kürt halkının özgürlüğünün ve demokratik toplum çözümünün öncülüğünü yine kadınlar yapıyor. Biz kadınlar olarak üzerimize düşen görev ve sorumluluğu öncülük ederek yerine getirme kararlılığındayız.
‘KÜRTLER BİR YÜZYIL DAHA KAYBETMEMELİDİR’
Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan ile görüşme yapılıyorsa, bu durum yüz yıllık sistemin artık Kürt halkının varlığını kabul ettiği ve çözümün diyalogla masaya geldiği anlamına gelir. Kürt sorununun çözümü ile temel haklara dair ne kadar güçlü bir sahiplenme oluşursa, bu süreç ve Sayın Öcalan’ın özgürlüğü o kadar olumlu bir sonuçla başarıya ulaşacaktır. Zaten bugünkü Ortadoğu’nun durumu, hegemonik güçlerin politikaları bunu bize dayatıyor. Artık bu hayati bir meseledir. Kürtler bir yüz yıl daha kaybetmek istemiyorlarsa bu görevlerini yerine getirmelidirler. Özetle süreç ve inisiyatif birbirine bağlıdır, bunları birbirinden ayrı düşünemeyiz. Rojhilat üzerindeki tehlikelere karşı orada bir araya gelen altı Kürt partisinin birliğini de selamlıyor ve bunu gerçekten sonuna kadar destekliyoruz. Çünkü biz kendimizi sadece bugün Bakur’da sorumlu görmüyoruz, kalbimiz Kürdistan’ın tüm tarafları için çarpmaktadır. Demokratik bir çözüm için, özgür bir birlikte yaşam için ve diğer halklar ile inançların da barış içinde, onurlu, kendi renkleri ve hakikatleriyle yaşayacağı bir hayat için çabalıyoruz.”
MA / Fethi Balaman
MA

















