Türkiye Komünistlerinin Platformu 25 Nisan Cumartesi günü İstanbul Kadıköy’de Mustafa Suphi Vakfı konferans salonunda 51 yıllık 1 Mayıs yasağının kırıldığı 1 Mayıs 1976’nın 50. yıldönümünde verimli geçen bir forum düzenledi.
TKPlatform sözcülerinden, T. Maden İş sendikası eski Genel Sekreteri ve TKP eski MK üyesi Halit Erdem’in sunumuyla başlayan toplantı, katılımcıların katkı ve soruları ile zenginleşti.
Sunum öncesi Orhan ve Osman Demirbağ tarafından hazırlanan bir belgesel film izlendi. Belgeselin sonunda 1976 1 Mayıs’ında Kemal Türkler’in kitleyi saygı duruşuna çağırdığı görüntüler eşliğinde foruma katılanlar saygı duruşuna geçtiler.
Ardından Orhan Demirbağ’ın konuşması paylaşıldı. İbrahim Güzelce’nin ölümünün 50., Kemal Türkler’in doğumunun 100. yılı olduğuna işaret eden Demirbağ, tarihi 1976 1 Mayıs’ının da 50. yıldönümü olduğuna dikkat çekerek, tüm yoldaşlarını yalnızca anı paylaşmak için değil mücadeleyi büyütmek için TKPlatform saflarında kol kola girme ve birlikte yürüme çağrısında bulundu.
Yusuf Bağatar Nazım Hikmet’in 1 Mayıs 1925’te kaleme aldığı, pek bilinmeyen şiiri okudu. İlk kez dinleyenler üzerinde derin etki bırakan şiir alkışlarla karşılandı.
Halit Erdem cumhuriyetin kuruluşundan 1976 yılına kadar sendikal mücadelenin gelişimi üzerine bir sunum gerçekleştirdi. Çok az bilinen 1923-1963 arası sendikal tarihin izlerini süren Erdem, 1923 İzmir İktisat Kongresi ile kapitalist kalkınma yolunun seçildiğini, işçi ve sendikal hareketin bastırıldığını aktardı. 1946 yılında iş kanununun çıkması ile sendikalara izin verildiğinden ancak sendikaların siyasetten uzak birer hayır kurumu gibi şekillendirildiğinden bahseden Erdem, 1963’te grev ve toplu sözleşme hakkının elde edilmesinin önemli bir kırılma noktası olduğuna dikkat çekti. Yine de 1976’ya kadar 1 Mayıs’ların kitlesel olarak kutlanamadığına dikkat çekilirken, Kemal Türkler’in liderliği ve İbrahim Güzelce’nin aktif çalışmaları sonucunda 13 Şubat 1976’da DİSK’in 9. kuruluş yıldönümünde 1 Mayıs’ın kitlesel kutlanması kararı alındığı anlatıldı.
Kapalı kapılar ardında, masa başlarında değil, 1975 yılında Türk-iş’ten ayrılıp gelen 14 sendikanın da katkısı ile büyüyen DİSK’in temsilcilerinin iradesi ve kitlesel örgütlü gücün etkisiyle bu kararın alınmasının tarihsel bir köşe taşı olduğu belirtildi.
1976’ya uzanan yolun 1961 Saraçhane mitingi, 1963 Kavel direnişi, Sungurlar, Gislaved, Demir Döküm direnişleri; 1961’de TİP’in, 1967’de DİSK’in kurulması, 15/16 Haziran 1971 büyük işçi direnişi, 1975’e DİSK’in büyümesi ile adım adım örüldüğü örnekleri ve ayrıntıları ile anlatıldı.
Türkiye işçi sınıfının sendikal ve politika örgütlerinin 12 Eylül 1980 faşist darbesine karşı hazırlıksız yakalanmasının nedenleri ayrıntıları ile anlatıldı.
Günümüz sınıf mücadelesinin gelişmesi için işçi sınıfının sendikal ve politik mücadelesine dikkat çekilirken, söz konusu mücadelenin, artık ulusal bir mücadele sınırlarını aşan, demokrasi ve sosyalizm mücadelesine uzanan Kürt özgürlük hareketi ile birlikte topyekün sınıfsal bir mücadele olarak tarif edilmesi gerektiğinin önemi vurgulandı.
İstanbul 1 Mayıs’ında Taksim ve Kadıköy ayrımında ısrar edilmesinin yerine Taksim çağrısının siyasal önemi ile Kadıköy’ün sendikal özelliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. İşçi sınıfının 1 Mayıs’ta kendi başına bırakılmaması, ülkenin her ilinde milyonların meydanlara çıkmasının önemli olduğu belirtildi.
Sunumdan sonra Kemal Türkler ile TKP ilişkisi; Abdullah Baştürk’ün DİSK başkanlığına geliş süreci ile ilgili önemli detaylar; Bülent Ecevit’in Kemal Türkler’e TKP uyarısı, Kemal Türklerin ilkeli duruşu; Fehmi Işıklar’ın bilinmeyen yanları; dört sendikanın DİSK’ten uzaklaştırılmasının ve tüm bunlara rağmen 12 Eylül sonrası DİSK davasında idamlara karşı TKP’nin 52’lere Özgürlük kampanyası yürüttüğü geniş ayrıntılar ile anlatıldı.
Toplantı sorular, yanıtlar ve katılımcıların konuşmaları ile sonuçlandı. Katılımcılar 1 Mayıs’ta TKPlatform saflarında 1 Mayıs’a katılma kararlılıkları ile sohbete devam ettiler ve yüksek bir moralle vakıftan ayrıldılar.
HABER MERKEZİ

















