■ Politika’dan Yorum
ABD emperyalizmi ve ortakları gemi azıya aldı. Venezuela’da giriştiği Cumhurbaşkanını gece yatağından eşi ile kaçırma ve Venezuela petrollerine el koyma eylemi, ardından Küba’ya saldırı tehditleri ve terörist eylemleri, en son da İran’a gerekçesiz saldırı, en üst düzey devlet yöneticilerine suikast, okulların bombalanıp 160 çocuğun katli, hastanelerin, meskun yerleşim alanlarının bombalanması barbarlığı normal, günlük yaşamımızın bir parçası olmasa gerek.
Daha dün Trump “Küba da düşecek” derken nesine güveniyor?
Hepimiz biliyoruz ki ABD ekonomik, finansal ve sosyal alanlarda dar boğazda. Kendileri kağıttan bir kaplan. Tek yaşam şansı dünyada sömürü, yeraltı-yerüstü kaynaklarının talanı ve ele geçirilmesi, devletlerin nüfuz alanına alınmasıdır. Bunu sağlamak da diğer yöntemler tükendiğinde ancak savaş ve işgallerle mümkün oluyor. Savaşlar ise halklar için ölüm ve yıkım demektir.
Bu gerçeklerden yola çıkarsak emperyalizmin saldırı, işgal ve savaşlarını durdurmanın bir tek yolu vardır. O da halkların ayaklanması yoluyla var olan işbirlikçi iktidarları değiştirmeleri ile mümkündür. Bu değişimin kalıcı olması ve tekrar emperyalizmin kendi işbirlikçi tekelci burjuvazilerinin ellerine düşmemek için ise işçi sınıfının öncülüğünde, ezilen ve sömürülen halkların başkaldırısı gereklidir. Ancak o zaman emperyalizm dünyanın değişik kıta ve bölgelerinde istediği gibi at oynatamayacak, durdurulacak ve bu koşullarda kendi ekonomik, sosyal ve politik sorunlarını çözemeyeceği için kendi krizini yaşamaya başlayacaktır. Bu koşullarda da emperyalist devletlerin işçi sınıfı ve sömürülen ezilen halklarına kendi ülkelerinde iktidarlara son verme görevi düşecek ve koşulları oluşacaktır.
Değilse ABD emperyalizmi ve ortakları önce Rusya akabinde de Çin Halk Cumhuriyeti’nin etkisini kırmak için Doğu Avrupa, merkezi Asya ve Uzak Doğu Pasifik bölgelerinde saldırganlığını sürdürecektir. Afrika gibi yeraltı kaynakları çok zengin bir kıtayı elinde tutmak için Afrika’da çelişkileri körükleyecek yeni çatışmalar yaratacaktır. Batı Avrupa’yı Rusya ve Çin’e karşı planlarında kullanmak için türlü senaryolarla yanında tutacaktır. Ve Amerika kıtasında kendi egemenliğini tehlikeye sokan Brezilya, Meksika gibi yüz ölçüm ve nüfusları yoğun devletler ile, Venezuela gibi yeraltı kaynakları güçlü devletleri kontrolünde tutmak için hamlelerde bulunacak, Şili, Bolivya, Ekvador, Arjantin, Nikaragua, El Salvador gibi demokratik gelişmelerin olabileceği ülkeleri boğmaya çalışacak, Küba gibi özgür ve sosyalist bir ülkeyi ana hedef haline getirecektir.
Tüm bu emperyalist stratejileri engellemenin tek yolu halkların top yekün direnişi ve emperyalizmi durdurma seçeneğidir. Söylendiği kadar kolay olmayan bu amaca ulaşmak en geniş, barış, demokrasi, emek, özgürlük ve sosyalizm güçlerinin birlikte davranması ile sağlanabilir.

















