Künye   Hakkımızda
1 Mayıs 2026, Cuma
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Kadın

İstanbul Sözleşmesi ne zaman ve nasıl yürürlükten kaldırılır?

İstanbul Sözleşmesi’nin 3 ay daha yürürlükte olacağını belirten İzmir Barosu Kadın Haklarından Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Perihan Çağrışım Kayadelen, kararın geri çekilmesi için sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı.

28 Mart 2021
İstanbul Sözleşmesi ne zaman ve nasıl yürürlükten kaldırılır?
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine yönelik tepkiler sürerken, birçok ilin barosu sözleşmeden çekilmenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmenin iptali için Danıştay’a başvurdu. İzmir Barosu da, sözleşmenin imzalandığı 2011 yılından bu yana kendilerine yapılan başvuruların verilerini derleyerek, kararın geri çekilmesi için başvuranlardan. Baro Adli Yardım Servisi’ne 9 yılda 32 bin 870 kadının başvururken, başvurular kapsamında 5 bin 230 kadın için ise 6284 Sayılı yasa kapsamında koruma kararı alındı.

İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Perihan Çağrışım Kayadelen, İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme kararı, Danıştay başvurularıyla hukuki sürecin nasıl işleyeceği ve kadınların direnişiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

VERİLERLE SÖZLEŞMENİN ÖNEMİ

Kayadelen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yetki gaspı yaparak, hukuksuz bir kararnameyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiğini belirtti. Danıştay’a hukuka aykırılık gerekçesiyle başvurduklarını aktaran Kayadelen, verilerle birlikte başvurmalarının nedenini ise şöyle açıkladı: “Dava açan tarafların bir menfaati olması gerekiyor. Bu yüzden verilerle başvuru yaptık. Baroya yapılan başvuru sayıları kadınların sözleşmenin imzalanmasıyla haklarını aramak için daha fazla bir çaba gösterdiğini, bilinçlendiği, hukuki mekanizmalara ulaştığının göstergesidir. 6284 sayılı yasayla 5000’in üzerinde kadının koruma talebi başvurusu yaptığını bununla da kadınların daha fazla adalet mekanizmalarına ulaşabilmek için adli makam ve barolara başvurduğunu gördük. Bu verileri özelikle koyduk. Sözleşmenin ne kadar önemli ve hayati olduğunu gösterdik” dedi.

ZEHİRLİ DİL KATLEDİYOR

Kayadelen, hazırladıkları verilerde kadına yönelik şiddetin sözleşmenin imzalandığı 2011 yılında azaldığını vurgulayarak, şöyle devam etti: “Sonraki yıllarda artma başlıyor. İktidar bilinçli bir şekilde sözleşmeyi uygulamama noktasında bir irade gösterdi. Türkiye’de yaşanan demokrasi iklimi her geçen gün otokratik bir sisteme dönüşmeye başladığında kadına yönelik şiddet daha fazla arttı. Örneğin daha önce 8 Mart ve 25 Kasım tarihlerinde tutulan istatistiklerde o aylarda kadına yönelik şiddet ve cinayetler düşüşe geçmiş. Çünkü devlet yetkilileri bu tarihlerde dillerini biraz daha hassas kullanmaya ve düzgün cümleler kullanmaya özen göstermiş. Ancak bu tarihler dışında kadın bedeni üzerinde siyaset yaptıkları için veriler artışa geçiyor. Son 2 yıldır 8 Mart ve 25 Kasım’da kadın cinayetleri azalmıyor. Çünkü iktidarın dili artık tamamen zehirli bir dil haline geldi. Kadının var olduğu tüm alanlara müdahale eden sürekli annelik bakımı, aile hayatının içerisine hapsetme kadına yönelik şiddeti arttırıyor. Failler cesareti siyasi iktidardan alıyor. Arkalarındaki devlete güveniyorlar.”

ARTIK FAİL İKTİDAR

Sözleşmenin feshedilmesinin hemen ertesi gününde 6 kadının bir günde katledildiğini anımsatan Kayadelen, “Sözleşmeden el çekmek demek açıkça kadınları değil, failleri koruyorum demektir. Bu saatten sonra öldürülen her kadının faili iktidardır. Bunun başka bir açıklaması yoktur. İktidar kadına yönelik şiddetle mücadele etmeyeceğiz mesajını verdi. Bu kararın bir gün sonrasında 6 kadın öldürüldü. Türkiye’de kadınlar artık vahşice ve yakılarak öldürülüyor. İktidarın verdiği güç failleri daha da vahşileştiriyor, cesaretlendiriyor” ifadelerinde bulundu.

KANUNLA KALDIRILIR

Sözleşmenin Anayasa ile eş değer olduğunu dile getiren Kayadelen, “Uluslararası sözleşmeler kanunların üzerinde olan bir hükümdür. Yerel kanunlar ile uluslararası sözleşme çatışırsa Anayasa uluslararası sözleşmeyi öncelik kılar. Uluslararası Sözleşme kanunla kabul edildiği gibi, kanunla kaldırılır. Ancak KHK ile Cumhurbaşkanı’na yetki verilerek, kaldırılabileceği gösterilmeye çalışılıyor. Hayır, Cumhurbaşkanı bu yetkiyi kullanamaz. Çünkü temel hak ve özgürlüklere getirilecek kısıtlamalar ancak ve ancak kanunlarla düzenlenir. Bu yürütmenin durdurulmasına bırakılacak, bir iş değildir. Kadınların yaşamı bir kişinin vereceği bir karar değil” diye belirtti.

ERDOĞAN’DAN SAVUNMA ALINACAK

Danıştay’a yapılan başvurunun ardından işleyecek sürece ilişkin de Kayadelen, şunları söyledi: “Danıştay bu başvurular sonucunda cumhurbaşkanından önce savunma alacak. Daha sonra dava açan kurumlara cevap verecek. Sonrasında da karar verecek. Bu karara göre süreç işleyecek. Danıştay kararı olumsuz olursa tekrardan itirazlar yapılabilecek. Bu süre için 3 aylık bir zaman dilimi var. Cumhurbaşkanı 30 gün içerisinde savunmasını vermek zorunda. Aynı zamanda dava açan kurumlara da 30 gün içerisinde cevap verilmesi gerekiyor. Bu süreci uzata da bilirler. Çünkü Avrupa Konseyi’ne geri çekilmesi için bildiri yapıldı. Bu da 3 aylık bir zaman dilimi istiyor. Yani 3 ay boyunca sözleşmeyi yürürlükten kaldıramayacaklar. Ama süreci uzatabilirler. Onu da nasıl yapacaklar açıkçası ön göremiyoruz. Taraflar iddia ve savunmalarını sunduktan sonra mahkemenin bir karar vermesi gerekecek. Danıştay buna ne kadar sürede karar verir bilemeyiz.”

YAŞAM HAKKI İÇİN SAVAŞIYORUZ

Bütün bunların kadınlar için daha fazla mücadele etmeyi gerektirdiğini ifade eden Kayadelen, “Kadınların direngenliği hiçbir zaman bu ülkede bitmedi. Kadınlar uzun yıllardır yaşam hakları için mücadele ediyor. AKP birçok demokratik haktan kolay vazgeçiyorken, İstanbul Sözleşmesi’nden uzun zamandır istediği halde çıkamıyor. Nedeni kadınların dirençli olmasıdır. Kadınların öfkesinden duyulan korkudur. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Kadın mücadelesi geri adım atmaz. Tek bir kadının katledilmediği günleri sağlayıncaya kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Daha fazla kaybedecek bir şeyimiz yok. Yaşam hakkımız için savaşıyoruz” dedi.

Semra Turan / MA

İlgili Haberler

Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’nun fiilen kurulup kurulmadığı belirsiz
Kadın

Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’nun fiilen kurulup kurulmadığı belirsiz

1 Mayıs 2026
Erkek yargıdan Suna Pek’in katiline el birliğiyle indirimli ceza
Kadın

Erkek yargıdan Suna Pek’in katiline el birliğiyle indirimli ceza

30 Nisan 2026
Rojwelat Kızmaz’ın ailesi soruşturmanın yeniden açılması için başvuracak
Kadın

Rojwelat Kızmaz’ın ailesi soruşturmanın yeniden açılması için başvuracak

26 Nisan 2026
Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku için eylem: Devlet görevini yerine getirsin
Kadın

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku için eylem: Devlet görevini yerine getirsin

26 Nisan 2026
Ekmek ve Gül ‘Kadın Yoksulluğu’ anket sonucunu açıkladı
Kadın

Ekmek ve Gül ‘Kadın Yoksulluğu’ anket sonucunu açıkladı

25 Nisan 2026
“Kadına yönelik katliamlar sadece ceza politikasıyla çözülemez”
Kadın

“Kadına yönelik katliamlar sadece ceza politikasıyla çözülemez”

24 Nisan 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

Lübnan’da ‘Gazze modelini’ uygulayacaklarını açıklamışlardı: İsrail’den Lübnan’ın güneyine yeni saldırı

Lübnan’da ‘Gazze modelini’ uygulayacaklarını açıklamışlardı: İsrail’den Lübnan’ın güneyine yeni saldırı

1 Mayıs 2026
Taksim’e çıkmak isteyen en az 79 kişi gözaltına alındı

Taksim’e çıkmak isteyen en az 79 kişi gözaltına alındı

1 Mayıs 2026
TJA, DBP ve DEM Parti: Her slogan tecridi parçalamanın ifadesi olacaktır

TJA, DBP ve DEM Parti: Her slogan tecridi parçalamanın ifadesi olacaktır

1 Mayıs 2026
Zeki Bayhan: Abdullah Öcalan Kürt-Türk ittifakının son şansı

Zeki Bayhan: Abdullah Öcalan Kürt-Türk ittifakının son şansı

1 Mayıs 2026
Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’nun fiilen kurulup kurulmadığı belirsiz

Rojin Kabaiş’in avukatı: ‘Çalışma Grubu’nun fiilen kurulup kurulmadığı belirsiz

1 Mayıs 2026
BAE’dan 3 ülkeye seyahat yasağı

BAE’dan 3 ülkeye seyahat yasağı

1 Mayıs 2026
Zeki Bayhan: Abdullah Öcalan Kürt-Türk ittifakının son şansı

Zeki Bayhan: Abdullah Öcalan Kürt-Türk ittifakının son şansı

1 Mayıs 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!