Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.
TJA’nın, “Şimdi Kadın Zamanı” başlığıyla yaptığı açıklamada, İmralı’da somutlaşan tecrit rejiminin, tüm toplumu susturmayı hedefleyen “Büyük kapatma” sistemi olduğu kaydedildi. Bu sistemin; siyaset yapan, direnen, ekolojik mücadele yürüten ve insan haklarını savunan kadınların kolektif iradesini ve emeğini hedef alan bir “esaret” modeline dönüştüğüne dikkat çekilen açıklamada, “Aynı zamanda Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün engellenmesi, aslında toplumsal barışın ve ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle örülen yeni yaşam modelinin engellenmesidir de. Tecrit rejimi dağıtılmadan ne emeğimizin gasp edilmesine son verebiliriz ne de kadın kırımına varan bu şiddet sarmalından çıkabiliriz. Bu yüzden 1 Mayıs alanlarında haykıracağımız her slogan, tecridi parçalama ve siyasal özgürlüğü toplumsal özgürlükle taçlandırma kararlılığımızın ifadesi olacaktır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın devamında, “Şiddetsiz, barışçıl ve eşit bir yaşam talebimiz; kağıt üzerinde bir istek değil, bir direniş gerekçesidir. Her türlü baskı mekanizmasına, hukuksuzluğa ve cinsiyetçi saldırılara karşı mücadelemiz kararlılıkla büyüyor. Akıbeti yıllardır karanlıkta bırakılan Gülistan Doku, Rojwelat Kızmaz, Rojin Kabaiş’e Dilovası’nda fabrika dumanları arasında katledilen tüm kadınların hesabını sormaktan vazgeçmeyeceğiz” denildi.
DBP: SÜRECİN BAŞARISI EMEKÇİLERİN BAŞARISI OLACAKTIR
DBP’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Kürt halkının varlık savaşına ayrılan savaş harcamaları ekonomiyi felç etmiş, işsizliği ve yoksulluğu büyütmüştür. Kazanan, kar eden patronlar ve savaş baronları olmuştur. 40 yıl süren savaşa ayrılan bütçe sadece halkın kanını emmekle kalmadı, işçi ve emekçilerin birliğine de darbe indirdi, toplumu kutuplaştırdı. Kürt halkı katliam ve baskılara maruz bırakıldı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci bu anlamda yeni bir yaşamı örmenin, umudu ve mücadeleyi örgütlemenin, emekçilerin ve yoksulların birlikteliğiyle demokratik toplumu inşa etmenin adı olmaktadır. Yeni bir dünyanın mümkün olduğuna inananlar; Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez ve tüm emekçiler, işçiler, ezilenler ve kadınlar demokratik toplumun inşa gücüdür. Bu anlamda sürecin başarısı emekçilerin ve ezilenlerin de başarısı olacaktır. Ekmek ve barış mücadelesi daha fazla ortaklaşıp büyüdüğünde demokratik bir ülkenin kapıları da açılacaktır. 8 Mart’ta büyüyen kadın iradesini Newroz’a taşıdık. Newroz ruhunu 1 Mayıs’ta alanlara taşıyalım ve demokratik siyaseti büyütelim. Direnişi inşaya çevirmenin coşkusuyla 1 Mayıs alanlarındayız.”
DEM PARTİ: BİRLİKTE MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ
DEM Parti ise açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Alınteriyle dünyayı döndüren tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emeğin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutluyoruz. Emeğin sömürülmediği, hakların gasp edilmediği, adaletin ve eşitliğin hüküm sürdüğü bir dünya için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugün ve her daim işçilerin ve emekçilerin yanında olmaya, dayanışma göstermeye, emeğin hakkı için birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.”
MA

















