Künye   Hakkımızda
19 Eylül 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Torbada cenazesi teslim edilmeden önce askerler aileye mezarını kazdırttı

Oğlunun cenazesini torbada teslim almadan önce askerlerin kendilerine mezar kazdırttığını aktaran Ali Rıza Arslan, "Kemikleri görünce çok kötü oldum. Bir parmağı bile olsa toprakla buluşturayım istiyordum. Benim gibi aileler çocukları için mücadeleden vazgeçmemeli" dedi. Anne Melike Arslan ise, "7 yıl çektiğimiz acı bir yana, bir kartona koyup babasının ellerine vermeleri bir yana" diye kaydetti.

1 Eylül 2022
Torbada cenazesi teslim edilmeden önce askerler aileye mezarını kazdırttı
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan çatışmalarda hayatını kaybeden Hakan Arslan’ın cenazesi, 7 yıl sonra bir torba içinde babası Ali Rıza Arslan’a teslim edildi. 29 Ağustos’ta teslim edilen cenaze, aynı gün Erzurum’un Karayazı ilçesine bağlı Çavuşköy mahallesine götürüldü. Arslan’ın cenazesi, burada yakınları ve sevenleri tarafından 6 yıl boyunca kendisini arayan ve geçen yıl kanserden yaşamını yitiren kardeşinin yanında toprağa verildi.

Oğlunun cenazesi Diyarbakır Adliyesi’nde bir torba içerisinde kendisine teslim edilen baba Ali Rıza Arslan ile anne Melike Arslan, o gün yaşananları Mezopotamya Ajansı’na (MA) anlattı. Aile, cenazeyi almaya gitmeden önce askerler tarafından “kalabalık gitmemeli” yönünde uyarıldıklarını ve bu durumun cenazeyi defnedinceye kadar sürdüğünü aktardı. Aile, kendilerini yanlız bırakmak istemeyen kişilerden de, cenazeyi almada herhangi bir sorun yaşamamaları için yanlarına gelmemeleri için ricacı olduklarını paylaştı.

ASKERLER AİLEYE MEZAR KAZDIRTTI

Cenazeyi almadan önce askerlerin kendisini çağırdığını aktaran baba Ali Rıza Arslan, “Askerler cenazeye kiminle gideceğimi sordu. Yeğenimle dedim. Yeğenimin ismini sordular. Zaten benim ismimi biliyorlardı. Hangi araç ve güzergahtan gideceğimi sordular. Güzergahı kendilerine ilettim. Daha sonra karakoldan bir kere daha beni aradılar. Karakola uğra ondan sonra gidersin dediler. Karakolda bana ‘ara (aileyi) gidip mezarı kazsınlar’ dediler. Ben de ‘5-6 saat yol gideceğim, yarın da beş altı saat yol döneceğim, oradan yola çıkınca arayıp mezarını kazmalarını söylerim’ dedim. ‘Hayır’ dedi (karakol komutanı). Gidip kazacaklar ve ben de gidip göreceğim’ dedi. Telefonla aradım (aileyi), ‘gidin mezarı kazın karakol gelip kontrol edecek’ dedim. Gidip mezarı kazdılar, karakol geldi gördü, mezarın fotoğraflarını çekti” şeklinde konuştu.

“GÖZÜM BİR ŞEYİ GÖRMEDİ”

Sonrasında Diyarbakır’da doğru yola çıktığını ifade eden baba Arslan, cenazenin adliyede olduğunu bilmediğini söyledi. Baba Arslan, adliyede yaşananları şöyle anlattı: “Cenazenin ya Adli Tıp Kurumu’nda ya da morgda olduğunu düşünüyordum. İşlemleri yapmak için bir iki kağıt aldım doldurdum ve katibin yanına gittim. Katip teslim kağıdını getirdi bana imzalattı. Her iki kağıdı imzaladım, birisini kendisi aldı birisini de bana teslim etti. Bir baktım, cenazeyi getireceğini söyledi, ben de cenaze burada mı diye sordum, ‘Evet’ yanıtını verdi. Yanımda avukat da vardı. Gitti cenazeyi aldı ve getirdi. ‘Müsade ederseniz, cenazenin içinde bir CD var onu almam gerekiyor’ dedi. Cenaze şöyle bir kutuda, torbanın içinde, CD’yi nasıl bulacakksın. Ben de birşey olmaz CD’ni çıkarabilirsin dedim. Torbayı açtı, kemikleri görünce çok kötü oldum. Gözüm artık bir şeyi görmedi. Bana kağıt verdi bu senin cenazendir dedi, kucağıma aldım ve çıktım. 22 yaşındaydı oğlum, 7 yıl sonra bir torbanın içinde verdiler ve kucağıma aldım çıktım. Artık bilmiyorum ne olduğunu…”

“BİR PARMAK DA OLSA…”

Cenazeleri için kendilerine tabut verilmediğini hatırlatan baba Arslan, “Bir torbada, kutuda bana verdiler, ‘al git’ dediler. Ben de bir parmağı bile olsa versinler, toprakla buluşturayım, içimiz rahat olsun istiyordum. Şükürler olsun sonunda cenazesini aldık. Böyle olmamalıydı, bir tabutta cenazesini teslim etmeleri gerekiyordu. İstanbul’dan kendilerine geldiği gibi alıp teslim ettiler, benim elimden bir şey gelmiyordu” diye konuştu.

7 YIL SÜREN MÜCADELE

Devletin “dürüst” olmadığını ifade eden Arslan, halen ailelerine teslim edilmeyen cenazelerin olduğuna dikkati çekti. Arslan, “Diliyle bizi kandırıyor, gönlünce de bizlere zulüm ediyor, öldürüyor ve bize böyle teslim ediyor. Bazı ailelere cenazeler hala teslim edilmemiş. Haber alamayanlar var, bazılarına sadece çocuklarının elleri, bazılarına ayakları teslim edilmiş. Benim gibi aynı durumda olan aileler, çocukları kayıp olanlar hiçbir şekilde mücadelelerinden vazgeçmemeli. Eğer kendilerini ve çocuklarını seviyorlarsa mücadele etsinler. Onlar da çocuklarının bir parçasını görebilsinler, ya da sağ ulaşabilsinler. İnşallah onlar sağ salim görürler. Canımızdan bir parça gittiğinde ve biz de onun peşinden gitmeseydik, nereden vereceklerdi bize? Birinci DNA’yı kabul etmedikleri için ikinci defa DNA vermemiş olsaydım peşinden gidip gelmeseydim, cenazemi verirler miydi? Götürüp bir yere atacaklardı. Birçoğunu Sur’dan çıkardıkları hafriyatlarla attılar, bir kısmı binaların altında kaldı. Ben de binaların altında kalır diye korkuyordum. Çıkmasına rağmen, bazen rahatsızlandığımda, ‘Allah’ım çocuğumu bulana kadar canımı alma, bulayım gönlüm rahat olsun sonra canımı al’ diyordum” şeklinde konuştu.

BAROLARA ‘SUÇ DUYURUSU’ ÇAĞRISI

Hakan’ın cenazesinin 9 ay İstanbul’da kaldığını hatırlatan baba Arslan, “Arkadaşlarım televizyonda görüp beni aradılar. Gidip savcılığa DNA verdiğimi söyledim. Sonra tekrar DNA örneğini istedi, sonra annesinden DNA istedi. Toplamda 1 yıl 8 ay beklettiler cenazemizi” dedi. Arslan, Diyarbakır Barosu’nun olaya dair yaptığı suç duyurusuna işaret ederek, “Diğer baroların da suç duyurusunda bulunması gerekiyordu. Ne olursa olsun o bir insan” dedi.

ANNE: YENİDEN ÖLÜM GİBİ

Oğlunun İstanbul’da inşaatta çalıştığını ve Diyarbakır’a gitmesinden haberdar olmadığını aktaran anne Melike Arslan ise, “Hakan’ı el bebek gül bebek büyüttüm, o iyi, güzel bir çocuktu. Allah onun hakkını zalimlerin yanına komasın. Hakan askerliğini tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti, sonra oradan ayrıldığını duyduk. Nereye gittiğini bilmiyorduk, aradık sorduk bulamadık. Diyarbakır’a gittiğini bilmiyorduk, 8 ay 20 gün sonra şehit düştüğünü duyduk” dedi.

7 yıl boyunca oğlunu aradğını söyleyen anne Arslan, “Sonunda cenazemizi aldık. Bir kartona koydular ve babasının kucağına verdiler. 7 yıl boyunca çektiğimiz acı bir yana, bir kartona koyup babasının ellerine vermeleri bir yana, yeniden ölüm gibi. Anlatamıyorum…Allah hakkımızı onlara kabul etmesin inşallah” ifadelerini kullandı.

JANDARMA: YAŞIYOR, GİDİN BULUN

Oğlundan haber alamadıkları dönemde jandarmanın sürekli evlerine geldiğini aktaran anne Arslan, “Jandarma sürekli bize ‘Yaşıyor, gidin bulun’ diyordu. Biz de ‘siz bulun ve bize getirin’ dedik. Ama sonuç alamadık. Hakan bize çok düşkün bir çocuktu” diye belirtti.

ARKADAŞLARI SUR’DA DEFNETTİ

Arslan’ın yaşamını yitirdikten sonra yanında bulunan arkadaşları tarafından defnedildiğini belirten anne Arslan, bu bilgiyi şu an cezaevinde olan oğlunun arkadaşlarının kendilerine ilettiğini paylaştı. Arslan, “Hakan şehit düştüğünde, onu gömmüşlerdi. Bize nereye gömdüklerini söylediler. Savcılığa gidip başvuru yaptık ama bize ‘oğlunuz yok’ dediler. Sur’da inşaatların başladığı zaman kemikleri bulundu” dedi.

7 YILDIR SÜREN ACI

Yaşadığı acıya dair “Ahım ve acım onların yanına kalmasın” diyen anne Arslan, karşılaştıkları tablo karşısında söyleyecek söz bulamadığını ifade etti. Arslan, “7 senedir ağlıyordum ve Allah’ım hiç olmazsa bir avuç toprağını bana nasip et diye yalvarıyordum. Yaşarken kaybettim, bari toprağı nasip olsun dedim, dualarım kabul oldu. Şükürler olsun ki toprağına kavuşmak nasip oldu” diye kaydetti.

Kendilerine tabut verilmediğini aktaran anne Arslan, “Daha sonra arkadaşlar tabut getirdi, Hakan’ın kemiklerini dizdiler ve kefenlediler. Oğlumun akıbeti onların da sonu olsun. Yıllardır dua ediyordum bir mezarımız olsun diye” ifadelerini kullandı.

Berivan Kutlu / MA 

Previous Post

HDP seçim çalışmalarının startını veriyor

Next Post

Tayvanlı iş insanı, “Çin işgali riskine karşı” 3 milyon sivil savaşçı yetiştirecek

İlgili Haberler

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı
Gündem

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

18 Eylül 2026
ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi
Gündem

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

18 Eylül 2026
Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor
Gündem

Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026
Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor
Gündem

Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026
Gündem

18 Eylül 2026
Antalya Narkotik’te rüşvet iddiası: “Önünü açtık, kilolarca sattı”
Gündem

Antalya Narkotik’te rüşvet iddiası: “Önünü açtık, kilolarca sattı”

17 Eylül 2026
Politika'dan Günün Yorumu
46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine
Politika'dan Yorum

46 Yıllık Kesintisiz Düzen: 12 Eylül’ün Neoliberal ve Faşizm Mirasından Saray Rejimine

Melike Korkmaz
14 Eylül 2026
Politika'dan Söyleşi
Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor
Politika'dan Söyleşi

Ömer Ağın: Yeni dönem, yeni bir mücadele ve örgütlenme anlayışı gerektiriyor

Politika Haber
12 Ağustos 2026

EN SON HABERLER

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

Basın örgütlerinden Tuğba Tekerek ve erişim engelleri için çağrı

18 Eylül 2026
ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

ABD, BM İnsan Hakları Konseyi’nden çekildi

18 Eylül 2026
Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor

Gürlek’ten 2028 mesajı: Erdoğan’ı yeniden seçtirmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026
Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor

Bayık: İmralı’ya gitmemiz gerekiyor

18 Eylül 2026

18 Eylül 2026
Husiler’den Suudi Arabistan’ın iddialarına cevap

Husiler’den Suudi Arabistan’ın iddialarına cevap

18 Eylül 2026
Çin otomobilleri DTÖ’ye takıldı: Türkiye’nin ek vergileri kurallara aykırı bulundu

Çin otomobilleri DTÖ’ye takıldı: Türkiye’nin ek vergileri kurallara aykırı bulundu

18 Eylül 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!