Künye   Hakkımızda
8 Kasım 2026, Pazar
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
  • DOSYA
  • YAZARLAR
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Zübeyde Oğurlu’nun hikayesi: Aile baskısı, ayrımcılık, asimilasyon ve mücadele

Çocuk yaşta evlendirilen, daha sonra göç ettiği İstanbul’da kültür ve anadilinden dolayı maruz kaldığı ayrımcılığa karşı kadın mücadelesinde örgütlenerek direnen Zübeyde Oğurlu, “Erkek egemen sistem kadını yok saysada biz var olmaya devam edeceğiz” dedi.  

6 Mart 2026
Zübeyde Oğurlu’nun hikayesi: Aile baskısı, ayrımcılık, asimilasyon ve mücadele
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken, tüm hayatları boyunca yaşamı omuzlamalarına rağmen görülmeyen kadınların hikayeleri bir kez daha görünür oluyor. İstanbul’un Bağcılar ilçesinde yaşayan Zübeyde Oğurlu’nun (67) yaşam öyküsü de bu mücadeleden sadece bir örnek. Bedlîs’in Tetwan (Tatvan) ilçesinde dünyaya gelen ve ekonomik nedenlerden ötürü 1972 yılında ailesiyle İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Zübeyde Oğurlu, çocuk yaşta evlendirilme, göç ve yoksullukla şekillenen yaşamına rağmen kadın mücadelesinden kopmadı.

Yaşam hikayesini ajansımıza anlatan Zübeyde Oğurlu, aile baskısının yanı sıra etnik kimliği ve anadilinden dolayı maruz kaldığı ayrımcılığa dair konuştu.

İLK ÇATIŞMA AİLEDE BAŞLADI

Aile içi baskıdan toplumsal ayrımcılığa kadar yaşadığı pek çok zorluğa dikkati çeken Zübeyde Oğurlu, “Çocuk yaşta aile ve çevre baskısı nedeniyle evlendirildim ve üç çocuğum var. İlk çocuğumu da 18 yaşından önce kucağıma aldım. İstanbul’da bir takım zorluklar çektim. Bunların çoğu etnik kimliğimden dolayı uğramış olduğu ayrımcılıklardı. Kültür farkı ve dil nedeniyle uzun süre kendimi ifade etmekte zorlandım. Aile içinde yaşadığım çatışmalar beni kadın mücadelesine yoğunlaşmaya iten ilk şeylerdendi. 199O’lı yıllarda İstanbul Bağcılar’da şimdiki DEM Parti’nin devamı olduğu partilerin kadın çalışmalarında yer aldım. Kadınlarla birlikte bilinçlendik. O zamanlar Yurtsever Kadınlar Derneği, Dicle Kadın Kültür Merkezi ve Özgür Kadın Derneği’nde çalışmalar yürüttüm. Ayrıca Dicle Kadın Kültür Merkezi’nin kurucu üyeleri arasında yer aldım.  Uzun bir süre kadın mücadelesi yürüttüm sonra iş hayatına atılmaya karar verdim. Bağcılar’da bir perde dükkanı açarak ekonomik bağımsızlığımı kurmaya karar verdim. Hala da kendi işimi yapmaya devam ediyorum” diye belirtti.

‘BİLİNÇLİ KADIN DEĞİŞTİRİR, GÜZELLEŞTİRİR’

Geriye dönüp baktığında yaşamının büyük bölümünün kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle iç içe geçtiğini söyleyen Zübeyde Oğurlu, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda kadınların yıllardır sürdürdüğü direnişin ve dayanışmanın simgesi olduğunu vurguladı. Kadın mücadelesinin önemine işaret eden Zübeyde Oğurlu, “Örgütlenmeyen bir insan, kadınlığını, insanlığını kazanamaz. Kadın mücadelesi hep çok önemli bir yerde duruyor. Çünkü tüm kadınlar aynı ötekileştirilmeye, sömürüye ve şiddete maruz kalıyor. Kadının değeri ve emeği hiçbir zaman görülmüyor. Her zaman eril sistem tarafından yok sayılıyor. Sen ne kadar ‘ben varım’ diyorsan, sistem ve erkek seni yok sayıyor. Ama biz kadınlar hiçbir zaman bu yok sayılmayı kabul etmedik ve buna karşı hep mücadele ettik. Dönemin baskısı altında evden dahi çıkamaz durumda olan kadınlar, bugün irade olduğu günlere geldik. Peki bugün ki kadının kazanımları yetiyor mu? Yetmiyor. Bu mücadelenin devam etmesi lazım. 8 Martlar, 25 Kasımlar ne için vardır? Bunların temelini bilmek lazım. Kadın örgütlenirse ve bilinçlenirse dokunduğu hayatı özgürleştirir ve değiştirir” ifadelerini kullandı.

‘KADIN GELİŞİRSE SİSTEMLERİ ÇÖKER’

Egemen erkek sistemin kadınların gelişmesini istemediğini dile getiren Zübeyde Oğurlu, şunları belirtti: “Kadın gelişirse erkek egemenliği sarsılır. Doğa gelişir dünya gelişir onlarda tahtalarında sallanır. Bu yüzden kadının örgütlenmesinden her zaman korkuyorlar. Bana zamanında çok baskı uyguladılar. Özellikle çevre baskısını her zaman üstümde hissetim. Çalışmalara gittiğimde ‘çocuklarına bakmıyorsun yalnız bırakıyorsun’ dediler. Dinlemedim ve kadınlarla buluşmaya devam ettim. Her kadın emekçidir ve evde çok çekiyor. Ama bugün büyük değişimler yaşanıyor. Hepsi verilen emek ve bedeller sonucu gerçekleşti. Kadınlar hakkını aradıkça ve bilinçlendikçe katliamlar artmaya başladı. Egemen aile, egemen erk kadını daima yok saymaya devam etti. Kadın profesör de olsa eve gelince kadın kimliğinden dolayı eziliyor. Sadece bu coğrafyada değil, Avrupa’da da böyledir. ‘Cadı’ diyerek yıllarca kadınları meydanlara yaktılar. Çünkü egemenler şunu iyi biliyor kadın gelişirse kapitalizm çöker.

Örgütlü mücadeleye yeni katıldığım zamanlar eşime ‘ben gidiyorum’ diyerek çıktım. Hiçbir zaman izin istemedim ve müsaade de beklemedim. Çalışmalar için şehir dışına çıktığım zaman ‘sen sorumluluklarını bilmiyorsun, çocuklarını evde bırakıp gidiyorsun’ dediler. Eşim  şehir dışına gitseydi ve gelmeseydi hiç kimse hiçbir şey demezdi. Ama kadın gidince bir anne gidince istediklerini söyleyebiliyorlar. Buna aldırmadım. Örgütlenmeyi, çalışmalara gitmek benim hakkım.  Benim seneler önce yaşadığımı hala yaşayan kadınlar var. Sabah kalkıyor, yemek yapıyor, evi temizliyor, acele çıkıp örgütlenme çalışmalarına katılıyor. Bunlar çok çok büyük emektir. Psikolojik olarak da büyük yıkımlara sebep oluyor evdeki erkek ve sistemi. Kadın itaat ediyorsa ondan iyisi yok. Ama eğer iradesini ortaya koyuyorsa ve erkeğe boyun eğmiyorsa o kadın kötü oluyor.”

‘BASKI VE ENGELLER PES ETTİRMEDİ’

Örgütlenme çalışmalarında olduğu gibi iş hayatında engellerle karşılaştığını söyleyen Zübeyde Oğurlu, “Ailem ve çevrem bir işletme açmamı istemedi. Ancak onların baskı ve yorumlarını kendimden uzak tuttum. Kimse emeğime ve hayatıma karışamaz. Yanlışsa da benim yanlışım.  İlk dükkanı açtığımda maddi olarak hiç imkanım yoktu. Beni buradan vurmaya çalıştılar. ‘Yapamazsın’ sözünü çok duydum.  Kulak vermedim çok çalıştım kendi maddi imkanımı yarattım ve kimseden yardım almadım. Hiç eğitim alamadım abimlerden okumayı öğrendim. Takvim yapraklarından öğrendim okumayı. Her Kürt kadın gibi çok zorluklar çektim. 8 Mart’ı evlerimizde gizlice kutluyorduk ama 8 Mart bilinci ve isteği hep içimizde vardı” ifadelerini kullandı.

Kapitalizmin kadın bedenine yönelik sömürüsüne değinen Zübeyde Oğurlu, şöyle devam etti: “Kapitalizm kadını beden algısı üzerinden sömürmek için dönemine göre ‘güzel ve çirkin’ diye sınıflandırmaya çalışıyor. Kadının nasıl giyineceğine, nasıl oturup kalkacağına kimse karışamaz. Çocuklarımı da asla öyle yetiştirmedim. Kızım ne kadar ev işlerinde ortaklaşıyorsa iki oğlumda aynı şekilde hatta daha fazla evde sorumluluk aldılar. Almak zorundalar onları bunları öğreterek büyüttüm. Kız çocuklarımıza bedenlerinden utanamamaları gerektiğini öğretmemiz gerekir. Bu senin bedeninse utanacak hiçbir şey yok. Genç kadınlar ergenliğe girince göğüslerini saklarlardı. Bedenlerinden korkmamaları gerekiyor. Kürdistan’da kadınlar eski yıllarda yaylaya giderken çocukları kucağında memelerini çıkarıp emzirirdi çünkü kutsaldır bu. Şimdi utanılacak bir şey gibi dayatıyorlar bize. Kadını bedeni üzerinden vurmak istiyorlar.  8 Mart kadınların büyük mücadelesi sonucunda elde edilen bir haktır. Herkesin bu kazınmalara sahip çıkması gerekiyor. Tüm kadınların 8 Mart’ını kutluyorum.”

MA / Çiğdem Erben

Previous Post

Kürkçü: Asıl mesele ad değil, kapının önünde bırakılmış olan program

Next Post

Çakır: Uluslararası hukuk yerine güçlünün ve vasalların hukuku geçerli

İlgili Haberler

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı
Gündem

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı
Eğitim

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki
Emek

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak
Emek

DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

7 Kasım 2026
Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi
Gündem

Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

7 Kasım 2026
Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli
Gündem

Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

7 Kasım 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Burjuva siyaset, ahlak ve biz
Gündem

Burjuva siyaset, ahlak ve biz

Melike Korkmaz
8 Ekim 2026
Politika'dan Söyleşi
Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda
Gündem

Gazeteci Aykan Sever: Lula ve PT yeni bir krize kadar beşik sallama modunda

Politika Haber
1 Kasım 2026

EN SON HABERLER

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

YÖK’ten lisans eğitimini üç yıla indirme hazırlığı

7 Kasım 2026
KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

KESK’ten KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin iadesi için çağrı

7 Kasım 2026
Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

Erdoğan 11 üniversiteye rektör atadı

7 Kasım 2026
TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

TMMOB’den Yüreğir Belediyesi’nin protokol iptaline tepki

7 Kasım 2026
DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

DİSK, Cerattepe mücadelesini COP31’e taşıyacak

7 Kasım 2026
Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

Cumartesi Anneleri 1128. haftada Ali Tekdağ için adalet istedi

7 Kasım 2026
Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

Fon vurgunlarını eleştiren imamın vaazına erişim engeli

7 Kasım 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Tüm Haberler
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Dosya
  • Yazarlar
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri

© 2026 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!