İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) kentlinin sürdürülebilir tüketim algısını ölçmek için yaptığı araştırmada hayat pahalılığının çevreci ürün tüketimi üzerindeki etkisini ortaya koydu.
İstanbul Barometresi’nin Nisan sayısı sayının tematik araştırma konusu “İstanbul’da Sürdürülebilir Tüketim Algısı” olarak belirlendi. Araştırmada, katılımcıların yüzde 67,1’i “sürdürülebilir tüketim” kavramını daha önce hiç duymadığını belirtti. Kavramsal farkındalığın düşük olmasına karşın, katılımcılara kavramın tanımı yapıldığında yüzde 46,3’ü sürdürülebilir tüketimi hayatlarına yakın hissettiklerini ifade etti. Sürdürülebilir tüketimi en iyi tanımlayan ifade sorulduğunda şu yanıtlar verildi: “Çevreye zarar vermeyen ürünler tercih etmek yüzde 32,7, uzun ömürlü ürünler almak ve tamir etmek yüzde 30,3, daha az harcayıp tasarruf etmek yüzde 27,5 ve yerel-mevsimsel gıda tüketmek yüzde 20.”
“Yaşam maliyetlerindeki artış tüketim alışkanlıklarınızı nasıl değiştirdi?” sorusuna katılımcıların yüzde 34,5’i “daha bilinçli tüketime yöneldim, ne aldığımı daha iyi sorguluyor, daha az alıyor, daha iyi seçiyorum” yanıtını verdi. Katılımcıların yüzde 22’si “daha fiyat odaklı karar vermeye başladım, sürdürülebilirlik ikinci plana geçti” yanıtını verirken yüzde 21,8’i tasarruf etmek zorunda kaldığı için daha az tükettiğini ancak bunun bilinçli bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirtti. “Değişmedi hala aynı şekilde tüketiyorum” diyenlerin oranı yüzde 15,7.
İSRAF ALGISI
Katılımcılara “Gündelik hayatta en çok hangi konuda israf ettiğinizi düşünüyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Yüzde 29,5’i “zaman israfı” yanıtı verirken “hiçbirini israf etmiyorum” yanıtı da aynı oranda çıktı. Neyi israf olarak tanımladıkları sorusuna ise katılımcıların yüzde 29’u “gereğinden fazla kıyafet almak”, yüzde 20,8’i “tabakta yemek bırakmak” yanıtlarını verdi.
Araştırmada öne çıkanlardan biri de tamir ve yeniden kullanım pratiklerinin, köklü bir gelenek olarak devam etmesi oldu. Bir ürün bozulduğunda katılımcıların yüzde 48,7’si önce tamir ettirip ettiremeyeceğine baktığını, yüzde 35,3’ü ise bizzat tamir etmeyi denediğini ifade etti. Hemen yeni ürün satın alma eğilimi yalnızca yüzde 2 olarak kayıtlara geçti.
MA

















