10 Eylül 1920’de kurulan Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 102. kuruluş yılı vesilesiyle Mustafa Suphi Vakfı, Kadıköy’de bulunan vakıf lokalinde “TKP tarihinden kesitler, günümüz sınıf mücadelesi ve TKP” konulu panel düzenledi.
Etkinlikte 1921 yılında katledilen Mustafa Suphi ve yoldaşları anıldı. Saygı duruşuyla başlayan etkinlikte konuşan Mustafa Suphi Vakfı Başkanı Kemal Atakan, “TKP şanlı, canlı ve bir dizi sorunlu süreçler yaşayan ancak Türkiye işçi sınıfının ve halklarının en önemli kazanımı, göz bebeği, kutup yıldızıdır. TKP, Türkiye ve bölge için bir ihtiyaçtır. Yaşanan acı örgütsel likidasyondan çıkış çabaları sürüyor. İzlediğimiz kadar TKP kadroları bir yandan yeni bir program çalışması yürütüyor ve aynı zamanda sınıf hareketi, demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelesinde birçok alanda, neredeyse her alanda yer alıyorlar. Bugün burada TKP’nin bu çabalarına bilimsel bir katkı olması amacıyla 1973-74 yıllarından itibaren görev almış yoldaşlarımızla TKP tarihinden önemli kesitler ve günümüz üzerine konuşacağız. Bu amaçla TKP MK ve Politbüro eski üyelerinden ve geçmiş süreçleri en yakından bilen Veysi Sarısözen yoldaş ile, yine aynı süreçlerde komünist bir sendikacı olarak DİSK ve Maden-İş sendikalarının yönetimlerinde görev almış TKP MK eski üyelerinden Halit Erdem yoldaşın görüşlerini dinleyeceğiz” dedi. Ardından sözü konuşmacılara devretti. Konuşmacılar özetle şu konulara değindiler:

Panelin ilk konuşmasını yapan uzun süre Maden İş sendikasının Merkez Yürütme Kurulu’nda görev yapmış, TKP MK eski üyesi Halit Erdem, TKP’nin ilk kongresinde kabul edilen Programındaki “şuralar cumhuriyeti” kararını okuyarak, Şuralar Cumhuriyeti perspektifinin Cumhuriyet’in 100 yıldır çözümsüz bıraktığı Kürt Sorunu’nun çözümü açısından hala önemli bir anahtar olduğunu ifade etti. Erdem, işçi sınıfının ekonomik mücadelesi ile siyasi mücadelesinin birbiri ile bağının sınıf hareketinin gelişmesi bakımından hayati rol oynadığına dikkat çekti. Erdem, TKP olarak ekonomik mücadelenin gereklerini yerine getirmekte rolünü oynadığını ama siyasi görevlerini yerine getirmede eksik kaldığını ifade etti. Erdem, 12 Eylül faşist darbesi gerçekleştiğinde grev dalgasının devam ettiğine dikkat çekerek, buna rağmen işçi sınıfının darbeye karşı eyleme geçirilememiş olmasının büyük bir hata olduğunu dile getirdi. O dönemde işçi sınıfının buna hazır olduğunu söyledi. Günümüzde sınıf savaşımını yükseltmek ve öncü partiyi tekrar sınıf mücadelesinde etkin bir konuma yükseltmek için Meclis örgütlenmelerinin ve bu yolla işçi sınıfının ve halkların örgütlenmesinin devrimci süreç açısından belirleyici önemde olduğuna dikkat çekti.

Panele online olarak katılan TKP Merkez Komitesi ve Politbüro eski üyelerinden Veysi Sarısözen ise TKP’nin son likidasyon süreci olarak değerlendirdiği TKP ve TİP’in birleşerek TBKP sürecine evrilmesini ve bu konudaki kendi rolünü ele alarak konuşmasına başladı. TKP ve TİP’in birleşmesi fikrine kendisinin de katıldığını ama bu birliğin illegal TKP’nin tasfiyesi ve TİP ve TSİP’in ise 12 Eylül’ün çıkışında yasal parti olarak yola devam etmek yerine “illegal parti” olarak örgütlenme kararı almış olmalarının yanlış olduğunu savundu. Aslında TKP’nin veya daha sonra illegal olarak kurulan TBKP’nin varlığını sürdürmesi gerektiğini belirtti. Eğer TİP ve TSİP’in belli kadrolarının illegal TKP’de görev alması ve açığa çıkmış TKP ve TİP-TSİP üyelerininse yasal parti olarak mücadeleye devam etmeleri durumunda hem işçi sınıfının açık yasal sosyalist partisinin hem de illegal komünist partisinin aynı anda hayat bulacağını ve bunun işçi sınıfı mücadelesi açısından büyük avantaj yaratacağını düşündüğünü belirten Sarısözen, ayrıca TKP ve TİP Genel Sekreterlerinin Türkiye’ye dönüş kararının ve yasal parti kurma kararlarının yanlış olduğunu, likidasyonun son halkası olduğunu, bu karara red oyu verdiklerini ancak Parti disiplini açısından karara uyduklarını, buna rağmen o dönemde bunun gereğini yapma konusunda yeterince çaba harcamadıkları için sorumlu olduğunu ifade etti. Aslında yapmaları gerekenin tüm görevlerinden istifa ederek gerekçesini parti kamuoyuna açıklamaları gerektiğini ve bunu yapamadıklarını bu konuda otokritik yaptığını söyledi.
Güncel durum üzerine duran Sarısözen, TKP’nin Ekim Devrimi’nin içinde doğduğuna dikkat çekerek, “Mustafa Suphi 1915 yılında Bolşevik Parti üyesi oldu, silahlı müfrezeler kurarak Beyaz Ordu’ya, Denikinlere, Kolçaklara karşı savaştığını, TKP’nin bu devrimci sürecin içinde doğduğunu”, “bugün de Ortadoğu’da devrim süreci yaşandığını ve günün devrimci görevinin bu devrimin Fırat ve Dicle üzerine kurulacak köprülerle Türkiye’ye Batıya taşınması olduğunu TKP’nin yeniden inşasının bu devrimci süreçlere aktif katılarak gerçekleşebileceğini” savundu. Sarısözen, yasal alanda mücadele eden partiler ve güçler açısından ise devrimciliğin kıstasının HDP ve Emek ve Özgürlük İttifakı ile mesafe olduğunu savundu, “bu mücadeleye uzak duran güçlerin devrimcilik değil ancak hokkabazlık yapabileceklerini” dile getirdi. TKP programlarının başında geçen “TKP Ekim Devriminin etkileri ve Ulusal Kurtuluş Savaşının ateşleri içinde doğdu” tanımının doğru olmadığını bugün artık kabule etmemiz gerektiğini, “TKP’nin Ekim Devrimi’nin etkileri altında değil bizzat içinde doğduğunu, Ulusal Kurtuluş savaşları içinde ise doğmadığını, o savaşın TKP’yi yaktığını” belirtti.
Halit Erdem ve Veysi Sarısözen’in konuşmalarının ardından katılımcıların soruları ve katkıları ile devam eden Panele DİSK BANK-SEN Sendikası eski MYK üyelerinden komünist sendikacı Turhan Ata, İGD MYK eski üyesi Mahmut Mengüllüoğlu, HDK MYK üyesi ve eski TİP ile Genç Öncü yöneticilerinden Salih Zeki Tombak ile Araştırmacı Yazar eski TİP Genç Öncü üyesi ve şimdi TİP PM üyesi Sinan Dervişoğlu katılarak konuşmalarıyla da katkı sağladılar. TKP MK eski üyelerinden ve TKP Kürdistan Yöre Komitesi ve Ulusal Sorun bürosu üyelerinden Ömer Ağın ise panele yazılı bir mesaj iletti. Panelde TKP’nin 12 Eylül öncesi ve sonrası derin gizlilik koşullarında çalışan “adsız kahramanları” proleter komünist önder kadroların katılımı ayrı bir özellik kattı. Avcılar Kütür Sanat Derneği’nden gençler ise şiir sunumları ile Paneli renklendirdiler ve katılanlara duygusal anlar yaşattılar.
HABER MERKEZİ

















