Sincan F Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde son bir ay içerisinde 5 kadın tutsağın tahliyesi, İdare ve Gözlem Kurulu tarafından engellendi. Bir yıldır tahliyesi engellenen tutsaklardan Eski Qereyazî (Karayazı) Belediye Eşbaşkanı Melike Göksu’nun tahliyesi, 21 Mayıs’ta 4’üncü kez engellenerek, 9 ay uzatıldı.
2022’de evine yapılan baskında işkence ile gözaltına alınan ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan Melike Göksu’nun ağabeyi Ahmet Göksu’nun da tahliyesi kurul tarafından 3 kez engellendi. 14 Nisan’da Aksaray Cezaevi’nde tahliye olan Ahmet Göksu, tutsakların tahliyelerinin engellenmesine dair konuştu.
Ahmet Göksu, kendisi ile birlikte aynı cezaevinde farklı davalardan bulunan tutukluların herhangi bir engelleme ile karşılaşmadan tahliye edildiğini belirtti. Kurulun sadece siyasi tutsakların tahliyesini engellediğini söyleyen Göksu, “Özellikle PKK davasından yatan insanlara özel muamele ve suçlamalar yapılıyor. Kurulda dosyalarımız açılıp hakkımızdaki suçlamalara dair yeniden soru soruluyordu. Sen burada mahkeme değilsin ki. Burada görevin, tahliyesi geldiğinde normal sorular sorup bu insanları tahliye etmektir. Kurul üyeleri kendilerini yargı, hakim, savcı yerine koyuyor. Benim tahliyemin 3 kez engellenmesinin nedeni de buydu” dedi.
‘MELİKE’YE DE AYNISINI YAPTILAR’
İdare ve Gözlem Kurulu’nun tahliye engelleme gerekçelerinin gerçek dışı olduğunu ifade eden Göksu, “Kurul gelip puanlama yapıyor. Benim puanım eşik puan üstünde olmasına rağmen tahliyem engellendi. Bana ‘Her ne kadar eşik puanın üstünde de olsan gardiyana sıkıntı çıkarmışsın’ denildi. Melike’ye de aynısını yaptılar. Kurula çıktığında hiçbir şey sormamışlar ama gerekçeli kararda ‘Gardiyana, memura zorluk çıkarıyor’ diye yazmışlar. Madem ‘sıkıntı’ çıkarmış gösterin. Cezaevinde her yer kamera sistemi. Böyle bir şey varsa neden disiplin cezası yok, neden mahkemeye verilmemiş?” diye sordu.
‘SADECE SİYASİ TUTSAKLARA UYGULANIYOR’
Aksaray Cezaevi’nde kurula çıkan tutsaklara savcı tarafından “Ben burada olduğum sürece cezaevinden çıkamayacaksınız” denildiğini hatırlatan Göksu, “Cezaevlerinde bu sadece siyasi tutsaklara uygulanıyor. Diğerleri tek bir gün takılmadan dışarı çıkıyorlardı. Benim cezam azdı ama yanımda 32 yıl, 35 yıldır yatan arkadaşlarımız vardı. Bu arkadaşların ne bir disiplin cezası ne herhangi bir gardiyanla sorunu vardı. Sadece kurulun kararı ile tahliyeleri engelleniyordu” ifadelerini kullandı.
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde 2021 yılından beri devam eden tahliye engellemeleri ile diğer cezaevlerindeki kadın tutsaklar üzerinde psikolojik baskı yaratılmaya çalışıldığını belirten Göksu, “Cezaevlerinde ‘Ne kadar sindirebiliriz’ sistemi uygulamaya çalışıyorlar. 30 yıl, 35 yıl tutsak kalmış zaten, bir 10 yıl daha kalır. Sen sindiremezsin” dedi.
‘SÜRECİN SAĞLIKLI İLERLEMESİNİ ENGELLİYOR’
Tahliye engelleme uygulamalarının cezaevinde tutsakları etkilemese de toplumu etkilediğini ifade eden Göksu, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret ederek, “Cezaevinde tahliyesi engellenen arkadaşlar, rehin olarak tutuluyor. Madem bir süreç başlamış ve barış konuşuluyorsa bu uygulamalar yanlış. Cezaevlerinde bu durum sadece siyasi tutsaklara uygulanıyor. İnfazını tamamlamış, disiplin cezası olmayan tutsaklar içeride tutuluyor. Bu durum aileler üzerinde ciddi bir psikolojik baskı yaratıyor. Bu tür uygulamalar sürecin sağlıklı ilerleyebilmesini engelliyor” diye konuştu.
MA / Sema Bingöl

















