Künye   Hakkımızda
25 Nisan 2026, Cumartesi
Politika Haber
  • GÜNDEM
  • EMEK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • KADIN
  • GENÇLİK
Tüm Haberler
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Politika Haber
Sonuç Bulunamadı
View All Result
Anasayfa Gündem

Sümeyye Boz uyardı: Zehirli bir coğrafya bırakacaklar

24 Mart 2026
Sümeyye Boz uyardı: Zehirli bir coğrafya bırakacaklar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşWhatsApp'ta Paylaş

Varto’da Alevi köylerini ve inanç merkezlerini etkileyecek JES projesinin Alevi inancının tasfiyesi amacını taşıdığını ifade eden DEM Parti Milletvekili Sümeyye Boz, “Uzun vadede tamamen çoraklaşmış, yaşam nüvesi kalmamış zehirli bir coğrafya bırakacaklar” dedi.

Muş’un Varto ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde, Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı tarafından IGNIS H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi’ne “Jeotermal kaynak arama projesi kapsamında sondaj çalışması” onayı verildi. Şirket Mayıs ayında ilk sondajı vurmaya hazırlanırken, 16 Kürt-Alevi köyünü göçertilme tehdidi ile karşı karşıya bırakacak, hayvancılık ve tarımı da olumsuz etkileyecek projeye tepkiler sürüyor. Projeden Alevilerin inanç merkezleri olan Koribava, Nîşaneroj, Kalesipî, Şehidê Merge, Tekaye Kekebava, Ninga Dûndûle, Şehîdê Hopike ziyaretgahlarını etkileyecek projeye dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Muş Milletvekili Sümeyye Boz’un Meclis’e verdiği soru önergesi ise yanıtsız bırakıldı. Sümeyye Boz, önergesinde, projenin, Karlıova-Varto fay hattı üzerinde bulunmasından kaynaklı oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti.

‘HALK O BÖLGEDE TASFİYE EDİLECEK’

Projenin bölgede yaratacağı tahribata dair Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtlayan Sümeyye Boz, JES projesinin özünde halkın yaşam dinamiklerinin tasfiye edilmesi olduğunu belirtti. Sümeyye Boz, Karlıova-Varto fay hattı tehlikesine işaret ederek, “Zagros’a kadar giden deprem kuşağı ve segmentlerin aktif olduğu bir bölgeden bahsediyoruz. Depremlerin sadece fay hattı alanlarıyla sınırlı olmadığını, kaç kilometre ötede yaşanan depremin başka bir alandaki fay hattını tetikleyeceğini de biliyoruz. Ama Varto bütün bu çemberin içinde kalan bir yerde. Üstelik 1966’dan beri tam 60 yıldır yaşanmamış bir deprem gerçekliği var. Meydana gelebilecek bir depremin yıkıcılığının da tahmin edilmesi gerekiyor. Jeotermal arama çalışmalarının özünde bir enerji arama yok. Ortaya çıkacak olan zararlı gaz salınımlarının ya havaya karışması ya da toprak altına doğrudan baskılanmasından bahsediliyor. Bu ne demek? ‘Zararlı gazlar havaya karışmasa bile biz sizin toprağınıza, suyunuza karıştıracağız. O toprağı zehirleyeceğiz. Topraktan şimdiye kadar yaptığınız tarımsal faaliyetleri bundan sonra yapamayacaksınız. Yapsanız bile bunlar zehirli olacak. Sizin ölümünüze biz davetiye çıkardık’ anlamına geliyor. Varto halkının itirazları, yapmış oldukları eylemlerinin özünde yaşam kaynaklarına sahip çıkma var. Kimse de buna provokatif eylem olduğunu söyleyemez” ifadelerini kullandı.

‘JES’LER YATIRIM DEĞİL YAPTIRIM ARACI’

Varto’nun politik hafızasına ve demografik yapısına müdahale edildiğini vurgulayan Sümeyye Boz, Varto’nun bilinçli olarak insansızlaştırma politikasına tabi tutulduğunu söyledi. Varto’daki Hidroelektrik Santrali’ne de (HES) işaret eden Sümeyye Boz, “HES’lerle ilgili genel anlamda yapılan bir değerlendirme vardır. Bir su kaynağının üzerinde sadece bir HES’in yapılması yönünde. Ama ne hikmetse Varto bundan muaf tutuluyor. Goşkar’dan Munzura’ya hatta Dapak’a kadar aynı su kaynağının üzerinde üç farklı HES’in yapıldığını biliyoruz. Bu kadar sömürü zihniyetiyle hareket edilen başka bir yer olamaz. HES projelerinden tutalım da JES projelerinin hayata geçirilmesinin özünde bir yatırım amacı değil, bir yaptırım var. İnsanların kendi topraklarıyla kurduğu bağı koparma ve açık bir şekilde orada yaşayan bütün canlıları zehirleme amacı var. Uzun vadede tamamen çoraklaşmış, yaşam nüvesi kalmamış zehirli bir coğrafya bırakacaklar” diye konuştu.

‘GİREBOA’YA SALDIRININ DEVAMI’

“Kürdistan’da ekolojik tahribatların her birisinin temelinde kimliğe ve inanca yönelik müdahale olduğunu görüyoruz” diyen Sümeyye Boz, Kürdistan’daki güvenlikçi politikaları anımsatarak, “Başka bölgelerde ekolojik tahribatla ilgili yapılan girişimlerde bir güvenlik meselesi devreye girmiyor. Ama Kürdistan’da özellikle insanlar kendi alanlarına yönelmek istediklerinde devreye giren bir güvenlik konsepti söz konusu. Bu konseptin içerisinde bölgenin etnik kimliği ve inanç değerleri de gündeme geliyor. Şuan JES’ten dolayı etkilenecek 16 köyün tamamı Kürt ve Alevilerin yoğunlukta yaşadığı hatta doğrudan onların olduğu alanlar. Böyle bir mesele söz konusu olduğunda bunu demografik bir müdahalenin dışında tutmak, inanç tasfiyesinin dışında tutmak mümkün değil. Daha önceki süreçlerde de Varto’da yaşanan örnekler var. Alevi inancıyla özdeşleşmiş olan Gireboa’ya gerçekleştirilen bombalama saldırısı da bunun sonucuydu. Keza Goşkarbava dediğimiz yer Alevilerin inançlarında çok kutsal sayılan bir su kaynağı. O su kaynağının üzerine yapılan HES’lerin inanç saldırısı olarak görülmesi gerekiyor. Alevilere, Kürtlere yönelik bu düşman hukukundan vazgeçilmeli. Onların doğasıyla kurduğu bu bağa yönelik saldırılardan vazgeçilmeli. Alevilerin doğayla kurduğu ilişki mutlaka bir mücadele hattına dönecektir. Biz de Alevi canlarla, Kürtlerle, bütün halklarımızla omuz omuza mücadele hattını büyütmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

GİYADİN’DE SİYANÜR: SU, TOPRAK ZEHİRLENİYOR

Bölgede yaşanan yıkımın sadece o bölgeyle sınırlı kalmadığını kaydeden Sümeyye Boz, “Ağrı Diyadin’de maden arama çalışmalarında toprağa ve suya karışan siyanür atıklarının Murat Nehri’ne sızması durumu söz konusu olmasaydı Murat Nehri’nde kıyıya vuran balık ölümlerinden bahsetmeyecektik. Su kaynaklarıyla sulanan tarım alanlarını da düşündüğümüzde siyanürün yaşam alanımıza nasıl girdiği, bizleri nasıl zehirlediğini görebiliyoruz. Şuan HES’lerle başlayan ve JES’lerin aranması söz konusuyken başka maden aramalarına da ruhsat verilecek. Madenle, JES’le açılan tolerans, bir diğerinin önünü açacak. Biz Muş’un bir karış toprağında bile, Kürdistan’ın herhangi bir yerinde bu girişimlere geçit vermemek için bütün halkımızı duyarlılığa çağırmaya devam ediyoruz. Bu zehirli salınımların nasıl bir etki yaratacağı henüz tam anlamıyla incelenmiş değil. Bu durumu sadece bir ekonomik meseleyle değerlendiremeyiz. Bu siyasi bir tercihtir. Bu ruhsat nasıl veriliyor? Ruhsat verilirken hangi bilimsel kaynaklar, bilimsel veriler, hangi etki analizleri değerlendirilerek veriliyor? Bu şirketlerin siyasi referanslarla elde ettiği ruhsatları ve bu ruhsatla o coğrafyada elde ettikleri izinlerin tamamında siyasi koalisyonun olduğunu söylemek gerekiyor” diye belirtti.

MAYIS’TAKİ İLK SONDAJA ENGEL OLMA ÇAĞRISI

Geçen yıl Temmuz ayında Meclis’ten geçen iklim yasasını anımsatan Sümeyye Boz, muhalefetin bütün itirazlarına rağmen gerçekleştirilen girişimlerin olduğunu dile getirdi. Siyasetin başta toplumsal meseleler olmak üzere demokratikleşmesi gerektiğini vurgulayan Sümeyye Boz, tekçi, doğa düşmanı, kadın düşmanı anlayışın toplumsal alana sirayet ettiğini ifade etti. Sümeyye Boz, şunları söyledi: “27 Şubat çağrısıyla başlayan bir Barış ve Demokratik Toplum Süreci var. Bu sürecin gerçekleşmesi açısından da bayram sonrasına gerçekleşen yasal çalışmalar zemini var. Bu çalışmalar da Anayasa’nın demokratikleşmesinden tutun da halkın taleplerinin Anayasa’da, Meclis’te dile getirilmesi için de büyük bir fırsat. Bu doğa tahribatına, eko-kırıma ‘dur’ diyebilmenin de bir fırsatı olarak görülüyor. Bu yüzden bütün siyasileri ve sivil toplumu bu çağrıyı sahiplenmeye çağırıyoruz. En önemli çağrıyı buraya dikkat çekerek yapmak istiyorum. Mayıs ayında ilk sondaj vurulması planlanıyor. Bütün Varto halkı, çevre dostları, demokrasi severler ilk sondajı vurdurmamak için Varto’ya çağırıyoruz. İlk sondaj gerçekleştiği taktirde önü alınamaz bir tahribata, yıkıma, kırıma yol açmış olacak. Mayıs ayında bütün halkı Varto’ya davet ediyoruz. İlk sondajı vurdurmamak için elimizden gelen bütün direnişi ve mücadeleyi göstermemiz gerektiğini ifade edebilirim.”

MA

İlgili Haberler

‘Gülistan Doku dosyasında görüntü kaydını soruşturma dosyasında saklayan kimdi?’
Gündem

‘Gülistan Doku dosyasında görüntü kaydını soruşturma dosyasında saklayan kimdi?’

25 Nisan 2026
1 Mayıs’a çağrı formu: Alanlarda barışı haykıracağız
Gündem

1 Mayıs’a çağrı formu: Alanlarda barışı haykıracağız

25 Nisan 2026
Yücel Delek tahliye edildi
Gündem

Yücel Delek tahliye edildi

25 Nisan 2026
Ayşegül Doğan: Sürece dair risklerin ortadan kalkması için yasal adımlar atılmalı
Gündem

Ayşegül Doğan: Sürece dair risklerin ortadan kalkması için yasal adımlar atılmalı

25 Nisan 2026
Hasta tutsaklar Derse ve Karsu için tahliye talebi
Gündem

Hasta tutsaklar Derse ve Karsu için tahliye talebi

25 Nisan 2026
Kayıp yakınlarından dört kentte eylem: Vazgeçmeyeceğiz
Gündem

Kayıp yakınlarından dört kentte eylem: Vazgeçmeyeceğiz

25 Nisan 2026
Politika'dan Günün Yorumu
Nükleer Tehlike Kapıda
Politika'dan Yorum

Nükleer Tehlike Kapıda

Politika Haber
6 Nisan 2026
Politika'dan Söyleşi
“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”
Politika'dan Söyleşi

“İsrail ve Türkiye Suriye Topraklarının Yarısını Aralarında Paylaşmış Durumdadırlar”

Politika Haber
24 Ocak 2026

EN SON HABERLER

‘Gülistan Doku dosyasında görüntü kaydını soruşturma dosyasında saklayan kimdi?’

‘Gülistan Doku dosyasında görüntü kaydını soruşturma dosyasında saklayan kimdi?’

25 Nisan 2026
1 Mayıs’a çağrı formu: Alanlarda barışı haykıracağız

1 Mayıs’a çağrı formu: Alanlarda barışı haykıracağız

25 Nisan 2026
Yücel Delek tahliye edildi

Yücel Delek tahliye edildi

25 Nisan 2026
Ayşegül Doğan: Sürece dair risklerin ortadan kalkması için yasal adımlar atılmalı

Ayşegül Doğan: Sürece dair risklerin ortadan kalkması için yasal adımlar atılmalı

25 Nisan 2026
Hasta tutsaklar Derse ve Karsu için tahliye talebi

Hasta tutsaklar Derse ve Karsu için tahliye talebi

25 Nisan 2026
Kayıp yakınlarından dört kentte eylem: Vazgeçmeyeceğiz

Kayıp yakınlarından dört kentte eylem: Vazgeçmeyeceğiz

25 Nisan 2026
Yol kapalı, maç ertelenmedi: Zapspor oyuncuları dağları aşıp maça gidiyor

Yol kapalı, maç ertelenmedi: Zapspor oyuncuları dağları aşıp maça gidiyor

25 Nisan 2026
Politika Haber

© Tüm hakları saklıdır
Politika Haber'de yayımlanan yazı, haber, fotoğraf ve videoların her türlü telif hakkı Mustafa Suphi Vakfı'na aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilmeden ve link verilmeden alıntılanamaz.

Bizi Takip Edin

Kurumsal

Künye

Hakkımızda

Çerez Politikası

Gizlilik Politikası

Kullanım Koşulları

Politika Haber, MA ve SPUTNIK abonesidir.

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!

Sonuç Bulunamadı
View All Result
  • Politika’dan Yorum
  • Politika’dan Söyleşi
  • Gündem
  • Emek
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kadın
  • Gençlik
  • Göçmen
  • Emeklilik
  • Eğitim
  • Doğa
  • Tarih
  • Kültür
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Spor
  • Video Haber
  • Foto-Galeri
  • Tüm Haberler

© 2025 Politika Haber - Büyük İnsanlık İçin Politika!