Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Meclis Genel Kurulu’nda Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin konuştu. İlk adımın özel yasa olduğunu belirten Oluç, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere işaret ederek zaman kaybetmeden adımların atılması gerektiğine dikkat çekti.
Kürt meselesi kapsamında kurulan Meclis Komisyonu’nun Meclis tarihinde önemli ve tarihi bir yerinin olduğunu beliren Oluç, komisyonda son derece önemli çözüm tartışmalarının yapıldığına işaret etti. Komisyonun hazırladığı sonuç raporuna dikkat çeken Oluç, “18 Şubat’ta, şu elimde görmüş olduğunuz rapor çıktı. Bu Komisyonun çalışmalarının sonunda ve son derece değerli önerilerde bulundu. Raporda eksikler yok muydu? Raporda eksikler ve yanlışlar yok mu? Elbette var ve olabilir. Bunlara ilişkin itirazlarımızı dile getirdik zaten. Sonuç olarak üzerinde anlaştığımız bir rapor çıktı. Özellikle 6’ncı ve 7’nci bölümleri açısından baktığımızda, yapılması gereken hukuki ve siyasi düzenlemeleri içeren bir rapor olarak karşımıza çıktı. Dolayısıyla, bu komisyon tarihseldir, çok önemli bir işleve sahip olmuştur ve Meclis’in Kürt sorununun demokratik ve barışçı çözümü yönünde ilerlemesini sağlayacak bir zemini gerçekten oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.
‘ÖNCELİKLE ÖZEL YASA ÇIKARILMALI’
Oluç, Meclis Raporu’nun 6’ıncı bölümü 37’nci ve 38’inci sayfalarında yer alan; “Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir” ifadesine dikkat çekti. Oluç, “Yine, 38’inci sayfada ‘Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır’ der. Bu rapor yani hepimizin oy verdiği, Komisyondaki ezici bir çoğunlukla kabul edilmiş ve raporda bunu söyler. Demek ki şuan yapılması gereken şey; özellikle 6’ncı bölümde ifade edilen özel yasanın ‘nasıl değerlendirirsek değerlendirelim biz ‘barış yasaları’ diyoruz’ bu yasanın çıkarılmasıdır. İlk olarak yapılması gereken budur ve Meclis bu konuda fazla vakit kaybetmeden, burada ifade edildiği gibi bir sürecin parçası olarak, bir pedal çevirme metaforundan devam ederek pedalın iki tarafının da çevrildiği bir bisikletin gitmesini sağlayacak tempoda bu çalışmaları yapmak durumundadır. Bu özel yasa çıktıktan sonra da buna bağlı olarak: İnfaz Yasası’nda, ‘terörle mücadele’ yasası’nda, Türk Ceza Yasası’nda ve kayyımları ilgilendirdiği için yerel yönetimler yasasında gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir. Elbette ki Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması gerekir” diye belirtti.
‘SÜRECİ BOZMAK İSTEYENLERE FIRSAT VERİLMEMELİ’
Söz konusu adımların atılması için daha fazla zamanın kaybedilmemesi gerektiğini belirten Oluç, dünyada yaşanan çatışma çözüm süreçlerine işaret ederek şunları söyledi: “İrlanda-İngiltere, burası İrlanda ve İngiltere değil. İspanya, burası İspanya değil. Uzakdoğu ülkeleri, burası Uzakdoğu değil, biz Ortadoğu’dayız ve Ortadoğu her gün ama her gün yeni sorunların üretildiği bir yer. Dolayısıyla savaşların olduğu, her türlü provokasyonların olduğu bir yerden bahsediyoruz. Her gecikmenin maliyeti Türkiye’de yaşayan bütün insanlar için ağır bir maliyet oluyor. Dolayısıyla gecikme şansımız yok, gecikmeden hareket etmek gerekiyor. İki, süreci bozmak isteyenler var, süreci bozmak isteyen küresel ve bölgesel güçler var, onlara fırsat verilmemeli. Süreci bozmak isteyen Türkiye’de sivil ve askerî bürokrasinin içinde ve siyaset alanında güçler var, onlara da fırsat verilmemeli ve bir an evvel bu yasalar çıkarılmalıdır.”
MA















