Dêrsim’de kaybettirilen Gülistan Doku dosyasında yaşanan gelişmeler gözleri Wan’da şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren ve hala akıbeti aydınlatılamayan Rojin Kabaiş soruşturmasına çevirdi. Wan’da siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi kadınlar, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Rojin Kabaiş dosyasında etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesinin çağrısında bulunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Tuşba Belediyesi Meclis üyesi Serap Güvenç, “Gülistan Doku, örneğinde olduğu gibi cezasızlık politikalarını nedeniyle failler 6 yıl sonra ortaya çıktı. Kadın katliamlarında soruşturmalar etkin yürütülmelidir ve failler yargılanmalıdır. Biz kadınlar kadın katliamlarında ki bütün faillerin bulunması gerektiğindeki ısrarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Katledilen bütün kadınların, failleri bulunana kadar mücadele edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
‘ROJİN’E NE OLDU?’
Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş soruşturmalarının etkin yürütülmediğini ve bu durumu kabul etmediklerini vurgulayan DEM Parti Tuşba İlçe Yöneticisi Hatice Orhan, “6 yıl sonra failler ortaya çıktı ve yeniden yargılanmaya başlandı. Bu durum kabul edilecek bir şey değil. Devlet artık failleri saklamasın, yargılasın. Eğer saklamasaydı 1 yıldır Rojin’in katilleri ortaya çıkardı. Biz kadınlar Rojin’e ne oldu? Demeye devam edeceğiz ve mücadelemizi sürdüreceğiz” diye belirtti.
‘FAİLLER SİSTEME GÜVENİYOR’
Kadın Katliamlarına ve cezasızlık politikasına dikkati çeken DEM Parti Belediyesi Meclis üyesi Macide Varhan ise, “Biz bütün kadınlar biliyoruz ki hem Rojin hem de Gülistan’ın katledilmesinin ve faillerinin korunmasının arkasında devlet ve devletin politikaları vardır. Rojin’i kim katletti? Failleri artık açıklansın. Biz bunun cevabını istiyoruz. Bizim de çocuklarımız okullarda, bizler geceleri başımızı yastığa rahat bırakamıyoruz. Gülistan’ın faillerini neden 6 yıl sonra buldular? Yeter artık. Kadınlar katledilip kaybettirilmesin. Bir kadın da katledilmesin diye mücadele etmeye devam edeceğiz. Sonuna kadar mücadele edeceğiz. Failler ortaya çıkana kadar geri adım atmayacağız. Kimin neyi, olursa olsun ortaya çıkacak artık. Failler tutuklanıp hak ettiği cezayı alana kadar bizler susmayacağız. Üzeri örtülen her kadın katliamı bir sonraki katliama zemin sunar. Failler sisteme güvenmeseydiler bunca katliam yapmazlardı. Okullara yapılan saldırıda bile altından yine devletin polisinin oğlu ve sistem çıktı. Rojin ve Gülistan’ın failleri de sisteme sırtını yasladı” diye belirtti.
‘SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Rojin Kabaiş soruşturmasında faillerin bulunması gerektiğini vurgulayan İHD Wan Şube Eşbaşkanı Ayten Kıran da, “Katledilen bütün kadınların failleri bellidir. Gülistan Doku’yu katledenler 6 yıl sonra yargılanmak için ortaya çıktı. Failler 6 yıldır dışarıdalar ve yetkililer failleri yargılamamak için ellerinden geleni yaptılar. Kadınları katledenlerinin ortaya çıkması çoğunlukla iç hesaplaşmaya döndü. Rojin Kabaiş dosyası bir an önce şeffaf bir şekilde yürütülsün ve failler ortaya çıksın. Rojin Kabaiş dosyasında üniversitede görevli kim varsa DNA’ları alınmalıdır. Biz kadınlar buradan bir kez daha sürecin takipçisi olduğumuzu belirtiyoruz. Rojin ve Gülistan Doku şahsında katledilen bütün kadınların soruşturmalarının, katliamlarının şeffaf bir şekilde açığa çıkmasını talep ediyoruz” dedi.
‘ROJİN’İN FAİLLERİNİ BULUN’
Barış Anneleri Wan Meclisi Üyesi Hanife Koçak, “Rojin, okul okumak için geldi ve daha 3 günü dolmadan katlettiler. Gülistan Doku, 6 yıl önce Dêrsim’de kayboldu. Sonuçlarını gördük. Bizler çocuklarımızı büyütüp okumak için gönderiyoruz ama bize çocuklarımızın cenazesi geliyor. Adalet Bakanlığına buradan sesleniyoruz Rojin’in faillerini bulun” çağrısında bulundu.
Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarının benzerliğini hatırlatan Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) aktivisti Şükran Şen de şunları belirtti: “6 yıldan sonra bu cinayetin failleri ortaya çıktı. Gülistan’da da olduğu gibi 6 yıl beklemek istemiyoruz. Zamana yayılmadan faillerin bir an önce ortaya çıkmasını bekliyoruz. Artık sistem kadın cinayetlerinin önüne geçsin.”
MA / Özlem Yacan

















