Rojava’ya yönelik saldırılarda 2015 yılında yaşamını yitiren YPG’lilerin aileleri, yeniden başlatılan saldırıları “intikam” olarak değerlendirerek, “Kürt halkı, Kobani (Kobanê)’deki sahiplenmesiyle nasıl bugünlere geldiyse, yine birleşerek aynı süreci yaratacaktır” dedi.
Rojava’da DAİŞ tarafından 2014–2015 yıllarında gerçekleştirilen saldırılara karşı büyük bir direniş sergileyen halk, “Kobanê düştü, düşecek” diyenlerin karşısında büyük bir başarı elde etti. Aradan geçen 11 yılın ardından, yine başta Kobani (Kobanê) olmak üzere Rojava’ya yönelik saldırılar başlatıldı. Bu kez HTŞ eliyle başlatılan saldırılarda, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter gruplar da yer alıyor. 2014–2015 tarihlerinde direndikleri Rojava’da yaşamını yitiren YPG’lilerin aileleri, saldırılara dair konuştu.
KAZANIMLAR KOLAY ELDE EDİLMEDİ
3 Mart 2015’te Haseke (Hesekê)’de yaşamını yitiren Yılmaz Güner’in (Herekol Canşêr) kardeşi Hüseyin Güner, Kobani (Kobanê)’ye yönelik saldırılarda başta Kürtler olmak üzere orada yaşayan tüm halklara dönük “barbarca” bir katliam girişiminde bulunulduğunu ve Kürtlerin buna sessiz kalmadığını belirtti. Ağabeyinin o dönem Suruç (Pirsûs) üzerinden Kobani (Kobanê)’ye, oradan da Haseke (Hesekê)’ye geçtiğini aktaran Güner, şunları söyledi: “Orada Hol Kampı’na yönelik saldırılar olduğu haberini biliyoruz. IŞİD’lilerin ailelerinin kaldığı, cezaevi şeklindeki bu kampın serbest bırakılmasına yönelik barbarca bir saldırı girişimi vardı. Ağabeyim bu saldırıya karşı kahramanca direndi. Hem buradan giden halkımız hem de bölgedeki halk, bu zulme sessiz kalmadı. O dönem binlerce şehit verilerek peyderpey kazanımlar elde edildi ancak hiçbiri kolay olmadı.”
ŞEHİTLERİN SON SÖZLERİ ZAFERE GÖTÜRECEKTİR
Şu anda da Rojava’ya dönük topyekûn bir saldırı hedefi olduğunu belirten Güner, saldırıların Kürt halkının elde ettiği kazanımlardan ziyade varlığına yönelik olduğuna dikkat çekti. Güner, “2015 döneminde IŞİD’e karşı savaşan bir halkın kazanımları o kadar zorlarına gidiyor ki bugün bunun intikamını almaya çalışıyorlar. Kimi ırkçı ve faşist kesimler de bunu açıkça destekliyor. Orada bir varlık-yokluk savaşının yine ortaya konduğunu ve Kürt halkının uluslararası güçler tarafından yalnız bırakıldığını görüyoruz. Ama Kürdistan’ın dört parçasında bir tane dahi Kürt kalsa, bu mücadele devam edecek. Oradaki şehitlerin son sözleri ve hayalleri Kürtleri zafere götürecektir” şeklinde konuştu.
KÜRTLER BİRLEŞEREK AYNI SÜRECİ YARATACAK
Saldırılarda sadece Kürtlerin değil, bölgedeki tüm halkların hedef alındığına işaret eden Güner, “Gençler o dönem IŞİD zulmüne karşı nasıl direndiyse, bugün de benzer bir süreç yürütülüyor. Amaç; Kürt halkının kaybetmesi ve kazanımlarının yok edilmesidir. Ancak Kürt halkı, Kobani (Kobanê)’deki sahiplenmesiyle nasıl bugünlere geldiyse, yine birleşerek aynı süreci yaratacaktır. Bunun bedeli ne olursa olsun vermeye devam edecektir” dedi.
HALK VARLIĞINI KORUYARAK DİRENECEK
Nerede olursa olsun verilen bedellere sahip çıkacaklarını dile getiren Güner, “Barış çağrısının yapıldığı dönemde, barış için de ölmeye hazır olduğumuzu söyledik. Amacımız savaşların olması ya da halkların kaybetmesi değil. Sistemin bizi nasıl bir savaş tuzağına çektiğini görüyoruz. Fakat Kürt halkı hiçbir zaman savaştan ve bedel ödemekten çekinecek bir halk değildir. Korkusuzluğunu yine Rojava’da kendi varlığını koruyarak ve direnerek gösterecektir” dedi.
ONLARIN PEŞİNDE OLACAĞIZ
Kobani (Kobanê)’de 2015’te yaşamını yitiren Rıdvan Eryılmaz’ın (Canfeda Amed) annesi Kudret Eryılmaz, oğlunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kobanê düştü, düşecek” dediği dönemde, hasta olmasına rağmen arkadaşlarını dinlemeyerek Gabar’dan Kobani (Kobanê)’ye geçtiğini aktardı.
Saldırılara tepki gösteren Kudret Eryılmaz, şunları ifade etti: “Bugün orada bir çocuğum yok ama hepsini kendi çocuğum gibi hissediyorum. Yaramız bir kez daha açıldı. Yine anneler sokaklara döküldü. Biz çocuklarımıza söz verdik; son damla kanımıza kadar onların davasının peşinde olacağız. İki çocuğum şehit oldu ama biz yine de ‘barış’ dedik, ‘kimsenin annesinin ciğeri yanmasın’ dedik. Maalesef ‘Kürtleri bitireceğiz’ diye yemin etmişler ama biz bitmeyiz.”
ÇOCUKLARIMIZ YİNE BAŞARIYA ULAŞACAK
“İnanıyoruz ki çocuklarımız yine başarıya ulaşacak” diyen Kudret Eryılmaz, bu kez daha umutlu olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu sefer büyük bir umut içindeyim, yine mazlumlar kazanacak. Kürdistan toprakları çocuklarımızın kanıyla yeşillendi. DAİŞ biliyor ki Kobani (Kobanê) bizim kırmızı çizgimizdir. Bu yüzden tüm güçleriyle oraya yükleniyorlar. Allah’ın izniyle Kobani (Kobanê) yine kazanacak. Orada direnenlerin hepsi benim Canfeda’mdır.”
Türkiye’nin saldırılara yönelik desteğine tepki gösteren Kudret Eryılmaz, “Bugün şeref ve namus günü. Kimse evinde oturmasın. Dünya bize karşı bir olmuş durumda. Diyarbakır (Amed) halkına sesleniyorum; kalkın, gün şeref ve namus günüdür” dedi.
Kobani (Kobanê) için 2015’teki gibi direnilmesi gerektiğini vurgulayan Eryılmaz, şöyle konuştu: “Gözleri bizde; Bakur’da, Diyarbakır (Amed)’de. Amed ölüm uykusundan kalkmalı. Çocuklarımızı tek bırakmayalım. Bu bizim varlık ve yokluk mücadelemizdir.”
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel

















