Mustafa Suphi Vakfı tarafından yayınlanan Politika gazetesinin 79. sayısı çıktı. Gazetenin bu sayısının “Zamanı Geldi” başlıklı başyazısında hâlihazırda birçok partide, kitle örgütünde mücadele içinde yer alan TKP’lilerin yeni bir ilişki formunda birleşmeleri ve öyle hareket etmeleri gerektiği işaret ediliyor:
“TKP’liler olarak tüm bu birleşik faaliyet yürütülen alanlarda, zaten bilinen ve tanınan bizlerin tek bir siyasal kimlikle temsil edilmemiz ihtiyacı üzerine uzun zamandır konuşmaktayız. 102. yaşımızda yasal siyaset alanında yeni oluşumlar yaratarak yolumuza devam etmeyi önümüze amaç olarak koymalıyız. Kuşkusuz ki bu TKP’nin örgütsel görev ve işlevini ikame etmeyecektir, ancak görüşlerinin ve politikalarının kamuoyuna daha aktif taşınması işlevini görecektir. Onun için artık zamanı geldi diyoruz.”
Kemal Atakan “10 Eylül, TKP, Şanghay, Ergenekon, Seçimler ve Ortadoğu Devrimci Çemberi” başlıklı yazısında TKP’nin kuruluş misyonunu hatırlatarak, güncel durumda bu misyonunun hangi çizgiye ve somut görevlere denk düştüğünü belirlemek için dünya ve ülke koşullarını analiz etmektedir. Yazıda nesnel politik koşullardan ve uluslararası politik gelişmeler “komünistlerin politik aktüel çizgisiyle ilgili somut politik durum konusunda görüşleri” belirtilmektedir.
Gazetenin bu sayısında Mustafa Suphi Vakfı tarafından düzenlenen “TKP tarihinden kesitler, günümüz sınıf mücadelesi ve TKP” konulu panele katılan TKP Merkez Komitesi ve Politbüro eski üyelerinden Veysi Sarısözen ve TKP MK eski üyesi, DİSK’e bağlı T. Maden-İş Sendikası Merkez Yürütme Kurulu üyeliği yapmış Halit Erdem’in konuşmaları ve Vakıf Başkanı Kemal Atakan’ın açılış konuşması da yer alıyor. Ayrıca TKP MK eski üyesi Ömer Ağın’ın panele gönderdiği mesaja da yer verilmiş.
İşçi sınıfı mücadelesinde bizzat bir sendikacı olarak görev almış olan Halit Erdem’in geçmişte ekonomizm hatasına düşüldüğünü savunarak “Tarihimizden çıkardığım sonuçları özetlemek gerekirse günümüzde her iki mücadele yönteminin birbirinden koparılmadan yürütülmesi önemlidir” demektedir.
“Tüm mesele, TKP’nin mirasını yeniden devrimin hizmetine sokmaktır” diyen TKP Merkez Komitesi ve Politbüro eski üyelerinden Veysi Sarısözen ise TKP ile TİP ve TSİP arasındaki birlik görüşmelerindeki hatalara değinerek kişisel olarak rolüne dair de özeleştiride bulunmaktadır. “Tarihimizde biz iki tasfiye süreci süreciyle yüz yüze geldik” diyen Sarısözen’e göre, hem illegal parti hem de legal partiler tasfiye oldu. “Şimdi Türkiye’ye bir baktığımız zaman illegal TKP’nin ve legal TİP ve TSİP’in yokluğunun boşluğunu derinden hissediyoruz. Eğer bu partilerin, hem TKP’nin hem de bu iki legal partinin tecrübeleri bugünkü mücadelenin hizmetine sokulabilseydi Türkiye işçi sınıfı şimdiki atalet içinde olmayacaktı. Kaybettiğimiz olanaklar büyüktür.”
TKP’nin yeniden inşa edilmesi gerektiğini savunan Sarısözen, bu yeniden inşa sürecinde farklı grupların çabalarının olduğuna değinerek, bugün “kim başarılı inşa sürecini tamamlayacak?” sorusuna şöyle yanıt vermektedir: “Kim Ortadoğu devrimci sürecinde bütün gücüyle yer alacaksa, o devrimi Türkiye’ye taşımak için elden geleni ne kadar yapacaksa, o grup inşa sürecinin en esaslı ustası, işçisi, kalfası olmaya aday olacaktır. Gördüğüm kadarıyla Mustafa Suphi Vakfı etrafında toplanan arkadaşlar Ortadoğu devrimci sürecine var güçleriyle destek vermektedir. Sadece destek vermekle kalmıyorlar. Anladığım kadarı ile Kürt özgürlük hareketinin içinde, etrafında, yanında ve yöresinde var güçle mücadele ediyorlar. İşte bu başarıya giden asıl yol olacak.”
TKP tarihine ilişkin bir diğer yazı ise Salih Zeki Tombak’ın TKP’nin “En İç” Bölünmesi TİP’te Nasıl Yaşandı? TBKP’de “Birlik” Nasıl Sağlandı?” başlıklı yazısı. Yazıda TKP-TİP bölünmesinin perde arkasına dair bilgiler verilerek TBKP sürecine gidişin TİP içerisinde nasıl yaşandığı anlatılmaktadır.
TKP’nin kuruluşu ile ilgili bir diğer yazı da Mehmet Tosun’a ait. “Bir 10 Eylül Yazısı: Zamanın Değiştirdiklerini Anlamak…” başlıklı yazıda geçmişe ve bugüne değinen denemede “Bak bugün nereden nereye geldik. Yorulduk eskiyi özlemekten. Bu öykü buradan başlamalı, buradan yaratmalı yeniden geleceği” deniyor…
Politika gazetesinin bu sayısında Turhan Ata, “DGM’lere Karşı DİSK’in Genel Yas Direnişi” başlıklı yazısında, günümüzde büyük eksikliğini hissettiğimiz işçi sınıfının özörgütlülüğü olan sendikaların tekelci sermaye ve onun devlet sisteminin politikalarına karşı direnişinin önemli örneği olan DİSK’in Devlet Güvenlik Mahkemelerine karşı direnişini anlatıyor.
İktisatçı Mustafa Durmuş ise Enflasyon ve Yaşam Maliyetindeki Artışlarla Mücadelede Emekten Yana Politika Araçları” başlıklı yazısında her geçen gün artan enflasyonun önümüzdeki aylarda daha artacağının beklendiğine işaret ederek demokrasi güçleri ve solun masasında emekten yana enflasyonla ve yaşam maliyeti krizi ile mücadelede kısa ve uzun erimde hangi araç ve stratejilere sahip olduğunu ele almaktadır.
Armağan Barışgül, “Parlamentonun Rengi Lacivert, Sokağın Rengi İse Kızıldır!” başlıklı yazısında Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kuruluşunun resmen ilan edildiği 24 Eylül’de Haliç Kongre Merkezindeki etkinliği hakkındaki gözlemlerini paylaşıyor.
Gazetedeki bir diğer yazı ise, İsmail Duygulu’nun “Mandela kuralları” başlık. Yazıda insanlık dışı koşulların yaşandığı cezaevleri gerçeği tarihsel ve hukuksal açıdan ele alınarak bugün Mandela Kuralları olarak bilinen Birleşmiş Milletlerin Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kurallarının oluşmasının nasıl sağlandığı anlatılarak Türkiye’nin cezaevlerindeki insanlık dışı koşullara dikkat çekiyor.
Politika gazetesi SSCB tarihi ile ilişkin Sinan Dervişoğlu’nun yeni belgeler ışığındaki araştırmasının yeni bölümlerini yayınlamaya devam ediyor. Yazı dizisinin “Parlayan Yüz, Çürüyen Gövde Brejnev Dönemi-3” başlıklı bu bölümünde Gorbaçov öncesi dönemdeki gelişmeler ele alınıyor. Özellikle ekonomi ve teknolojide öncü buluşların nasıl değerlendirilemediği ve nedenleri üzerinde duruluyor.
Gazetede uzun yıllardır yurt dışında politik göçmen olarak yaşayan ve geçirdiği bir kalp krizi sonucunda 18 Eylül 2022 Pazar günü aramızdan ayrılan İLD, İGD ve TKP üyesi Mehmet Tağaçar’ın anısına, cenaze töreninde en yakınlarından biri olan İGD ve TKP üyesi Mehmet Çetiner’in konuşmasına da yer veriliyor.
Politika gazetesini aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:
http://www.politikagazetesi.org/sites/default/files/20220930.pdf
HABER MERKEZİ

















