Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 2014 yılında “umut hakkı”na dair verdiği ihlal kararı üzerinden geçen 12 yıla rağmen bir düzenlemeye gidilmedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ekim 2024’te “umut hakkı”na dair kurduğu söylemlere rağmen bir ilerleme kaydedilmedi.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümü olan 27 Şubat’ta (yarın) “umut hakkı”nın uygulanması talebiyle Amed’de yürüyüş gerçekleştirecek. “Umut hakkı derhal uygulansın” şiarıyla gerçekleştirilecek olan yürüyüş, Ulu Cami’den Diyarbakır Adliyesi’ne kadar sürecek. Yürüyüşe Kürdistan ve Türkiye kentlerinden çok sayıda avukatın katılması bekleniyor. Amed ve Antalya’da ÖHD üyesi avukatlar yürüyüşe katılım çağrısı yaptı.
AMED
ÖHD Amed Şubesi üyesi avukat Hasan Yalçın, yürüyüşe dair değerlendirmelerde bulundu.
“Umut hakkı”nın gündelik siyasi tartışmalara konu edilecek bir mevzu olmadığını belirten Yalçın, AİHM yargı yetkisini tanıyan Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulaması gerektiğini vurguladı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başladığı günden bu yana “umut hakkı”nın sağlanıp sağlanmayacağı yönündeki tartışmalara dikkat çeken Yalçın, hukuki olan bir meselenin bu kadar siyasi bir tartışmaya evirilmesinin kabul edilebilecek bir durum olmadığını belirtti. Devlet Bahçeli ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın “umut hakkı”na dair dönem dönem kurduğu söylemlere işaret eden Yalçın, “Artık söz kurmanın mantığı ya da bir anlamı kalmamakta. Hem Feti Yıldız hem de Devlet Bahçeli tarafından sıkça dile getirilen ‘umut hakkı’nın, -ki hukuki bir konudur, bir insan hakkıdır- bu kadar tartışılması doğru değildir. ‘Umut hakkı’nın yürürlüğe girmesi gerekmektedir. Bu nedenle bu konuda sadece bir söylem geliştirmek bizce yeterli değil. Bu konuda bir an önce adım atılması gerekiyor. Kendilerinin sözlerinin itibarı açısından da bunun bir an önce, derhal uygulanması gerekir” şeklinde konuştu.
‘SAMİMİYET TESTİ’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin en önemli aktörlerinden birinin Abdullah Öcalan olduğuna dikkat çeken Yalçın, “Haliyle bu sürecin ruhuna uygun olarak toplumda özellikle İnfaz Yasası’nda, Terörle Mücadele Kanunu’nda değişikliklerin yapılması yönünde beklenti var. Özellikle AİHM kararlarıyla beraber ortaya çıkan ‘umut hakkı’nın uygulanması gerektiği kanaatindeyiz. Şüphesiz süreçte atılan olumlu adımlar var. Ama sürecin başından beri ‘umut hakkı’na ilişkin kurulan bir söylem var. Bu söylemin kurulduğu günden bu yana neredeyse bir buçuk yıl geçti ve halen bir adım atılmamış. Bu da toplumda sürece olan güveni de zedelemekte. Bu ciddi anlamda sürecin tarafları açısından bir samimiyet testine dönüşmüş” diye kaydetti.
“Umut hakkı”nın uygulanmamasının süreç açısından ciddi anlamda “sakatlıklara” yol açtığını dile getiren Yalçın, “Sayın Abdullah Öcalan bu süreci yürüten bir taraftır. Bu yanıyla ‘umut hakkı’nın uygulanması sürece de, sürecin ruhuna da olumlu bir etki yaratacaktır. Aynı zamanda bölgemizde, coğrafyamızda yaşanan bu soruna da ciddi anlamda bir çare olacaktır” dedi.
YÜRÜYÜŞE ÇAĞRI
“Umut hakkı”nın Abdullah Öcalan ile birlikte binlerce tutsağı etkilediğini hatırlatan Yalçın, uzun yıllardır bu noktada bir değişikliğe gidilmediğini belirtti. Bu durumun hukuki açıdan kendilerini kaygılandırdığını sözlerine ekleyen Yalçın, bu anlamda yarın yapacakları yürüyüşe işaret ederek, “Bu nedenle bu yürüyüşle hem Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne olan desteğimizi sunacağız hem de bir yanıyla da ‘umut hakkı’ açısından bir an önce adım atılmasını talep edeceğiz. Yürüyüşten sonra adliyede hem Adalet Bakanlığı’na hem komisyonlara hem de meclis başkanlığına mektup gönderilecek ve mektup ile beraber ‘umut hakkı’nın bir an önce uygulanmasını talep edeceğiz. ‘Umut hakkı’na ilişkin bir an önce devletin adım atmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yürüyüşün Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıl dönümünde yapma nedenlerine dair konuşan Yalçın, “27 Şubat çağrısı ile beraber süreç açısından bazı önemli adımlar atıldı. Ancak süreç boyunca sık sık birçok kesim tarafından dillendirilmesine rağmen ‘umut hakkı’na ilişkin herhangi bir adım atılmadı. Yürüyüşümüzü bu yıl dönümünde yapma vesilesiyle ‘umut hakkı’ konusunda adım atması gereken taraflara çağrı ve hatırlatmada bulunuyoruz” diye kaydetti.
Yalçın, son olarak hukukçulara yürüyüşe güçlü bir şekilde katılma çağrısında bulundu.
ANTALYA
ÖHD “umut hakkının” uygulanması talebiyle 27 Şubat’ta Amed’de yürüyüş düzenleyecek. Sûr ilçesi Ulu Camii önünde saat 14.00’te başlayacak olan yürüyüş Diyarbakır Adliyesi önünde sona erecek. ÖHD’nin, Kürdistan ve Türkiye illerinde bulunan dernek ve temsilcilerin katılacağı yürüyüşe, katılım çağrısı yapıldı. ÖHD Antalya Temsilciliği Üyesi Erol Koçer, “umut hakkının” tanınması ve sürecin daha iyi ilerleyebilmesi için tüm hukukçuları yürüyüşe katılmaya çağırdı.
‘SAYIN ÖCALAN’IN STATÜSÜNÜN NETLEŞMESİ GEREKİR’
Tüm hukukçuların bu yürüyüşe katılması gerektiğini ifade eden Köçer, “Umut hakkının uygulanması insan haklarına bağlılığın bir göstergesidir ve bu anlamda tüm hukukçuların bu yürüyüşe sahiplenmesi gerekir. ÖHD olarak umut hakkını sadece basit bir koşullu salıverme olarak görmüyoruz. Bu noktada iktidarın bu süreci sadece bir silah bırakma olarak görmemesini, iktidarın insan hakları boyutunu, hukuk boyutunu ve demokratikleşme boyutunu görmesini sağlamaya ve zorlamaya çalıyoruz. Umut hakkı Sayın Öcalan şahsında simgeleşmiş bir haktır. Bizlerde hukukçular olarak bu hakkı uygulanması için iktidarı zorlamak için kamuoyunu duyarlılığa çağıracağız. Bilindiği gibi 2014 yılında Sayın Öcalan hakkında umut hakkı konusunda Türkiye aleyhinde verilmiş karar var. Bu ihlal kararın uygulanması için bu yürüyüşü yapıyoruz. Özellikle umut hakkının tanınması ve sürecin ivme kazanması için Sayın Öcalan’ın statüsü netleşmesi gerekir. Sayın Öcalan dışarıyla olan iletişimi açık olması gerekiyor” diye konuştu.
‘BİR MEKTUP GÖNDERECEĞİZ’
Yürüyüşün günün Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yıldönümü olan 27 Şubat’ta yapılacağına dikkati çeken Köçer, “Daha sonra umut hakkı uygulansın ve Meclise yasal düzenlemeleri yapsın çağrısında bulunmak için mektup göndereceğiz” diye ekledi.
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel – Mehmet Güleş

















