Komsomol Hasan adıyla yoldaşları ve komünist hareket içinde nam salmış Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi eski üyesi Hasan Asmaoğlu, Türkiye Komünistlerinin Platformu tarafından mezarı başında anıldı.
17 Ekim 1997’de ölen Komsomol Hasan için ilk yapılan anma etkinliğinde saygı duruşu ile başladı ve Enternasyonal Marşı okundu. Hayatının son dönemine tanık olan yoldaşlarının anılarının anlatıldığı anmada, Komsomol Hasan’ın unutulmaması için bir çalışmanın başlatıldığını ifade ettiler. Gerek TKP’de gerekse de Komintern’de önemli görevler üstlenen Komsomol Hasan’ın biyografisinin yazılması için onu tanıyan, bilen, onunla ilgili elinde herhangi bir belgeye sahip olanların kendilerine ulaşarak bu kolektif çalışmaya katkı sunmaları için çağrı yapıldı.
1913 yılında Bulgaristan’ın Şumnu (Shumen) şehrinde doğan Komsomol Hasan, burada sosyalist harekete katılmıştır. Babası kaşar ustasıydı ve Bulgaristan kaşarını Türkiye’ye getiren kişilerden biriydi; bu yüzden “Kaşarcı” lakabı/soyadı oluştu. “Komsomol” lakabı, çok genç yaşta Bulgaristan Komünist Partisi’nin gençlik örgütüne (Komsomol) girmesinden gelir. “Bulgar Hasan” veya “Küçük Hasan” olarak da anılır.
Sosyalizm mücadelesine Bulgaristan’da başladı. 1923 anti-faşist ayaklanmasının bastırılmasından sonra silahlı mücadele çizgisine yöneldi; genç Hasan askerî depolara sızarak silah temin etti. Todor Jivkov’un hücre ve silah arkadaşı olduğu da iddia edilir. Hakkında yakalama emri çıkınca Türkiye’ye geçti; Edirne sınırında Bulgar askerlerinin ateşiyle kolundan yaralandı.
1933’te Eskişehir’e yerleşti. “Kızıl Eskişehir” adlı illegal gazeteyi çıkardı, TKP’ye girdi. 1935’te yakalandı, idam cezasıyla yargılandı (hapishane arkadaşları arasında Nâzım Hikmet de vardı); 1939’da serbest bırakıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında 3. Enternasyonal ile TKP arasında kuryelik yaptı. Batı Anadolu sorumlusu olduğu dönemler de vardır.
Yıllarca polis takibi, gözaltı, tutuklama, işkence ve cezaevi yaşadı; bütün büyük komünist tevkifatlarında içeri alındı. Bazı hatıralara göre, TKP’nin 1960’lı ve 1970’li yıllardaki yeraltı faaliyetlerinde, Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi dönemin solcu gençlik liderlerinin saklanmasına veya transfer edilmesine yardımcı olmuştur.
Gorbaçov dönemi reformlarını (perestroyka, glasnost) ve TKP’nin legale çıkma sürecini kuşkuyla karşıladı; “burjuvaziye bu kadar güvenmenin hata” olduğunu savundu. TKP ile TİP’in birleşerek TBKP’yi kurup sonra kendini feshetmesi onu derinden etkiledi; evini kapatıp huzurevine yerleşti, orada da sosyalizm propagandası yapmaya devam etti.
Haber Merkezi

















