Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İzmir Şubesi’nin, Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) işten çıkarılmaları protesto etmek amacıyla her Çarşamba günü düzenlediği oturma eylemi 372’nci haftasında da Karşıyaka çarşı girişinde devam etti. Açıklamada “İhraç tecrittir. Tecrit insan hakları ihlalidir. Hak ihlallerine hayır. İşimize geri döneceğiz” pankartı açılırken sık sık “KHK’ler gidecek biz kalacağız” ve “KHK’li ihraçlar onurumuzdur” sloganları atıldı. Açıklamanın metnini Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Mali Sekreteri Ali Türk okudu.
Türkiye’nin derinleşen ekonomik kriz ile birlikte ağırlaşan yaşam koşullarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Türk, açıklanan resmi verilerin aksine emekçilerin hayat pahalılığını daha çok hissettiğini belirtti. Gençlerin işsizlik ve geleceksizlikle baş başa bırakıldığını aktaran Türk, “Diğer yandan demokratik hak ve özgürlükler üzerindeki baskılar da artmaktadır. Seçilmiş belediye başkanlarına, siyasetçilere, gazetecilere, öğrencilere, akademisyenlere ve sendikacılara yönelik operasyonlar, halkın iradesini ve demokratik yaşamı hedef almaktadır. Seçme ve seçilme hakkını zedeleyen, hukuku siyasi hesaplaşmaların aracı haline getiren uygulamalar toplumsal barışa zarar vermektedir. Gezi Direnişi’nin 13. yılında bir kez daha vurguluyoruz ki; Gezi, milyonlarca insanın demokrasiye, özgürlüğe, adalete ve yaşam alanlarına sahip çıkmak için yükselttiği meşru bir halk hareketidir. Gezi’nin dayanışmacı, eşitlikçi ve özgürlükçü ruhu bugün de emek, demokrasi ve barış mücadelesinde yaşamaya devam etmektedir” dedi.
‘FARKLI KESİMLER HEDEF GÖSTERİLİYOR’
Emek mücadelesinin demokrasiden bağımsız olmadığının altını çizen Türk sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Barışın, özgürlüğün, laikliğin, eşit yurttaşlığın ve sendikal hakların olmadığı bir ülkede emekçilerin insanca yaşayabileceği bir düzen kurulamaz. Emekçilerin barış ortamından başka seçeneği yoktur. Çatışma ve savaş politikaları her zaman yoksulluğu derinleştirmekte, emekçilerin haklarını geriletmektedir. Bu nedenle savaşa karşı barışı, baskıya karşı özgürlüğü, tekçiliğe karşı çoğulculuğu, karanlığa karşı aydınlığı savunmaya devam edeceğiz. İktidarın yıllardır sürdürdüğü baskıcı ve kutuplaştırıcı politikalar nedeniyle toplumun farklı kesimleri hedef haline getirilmektedir. İşçiler, kamu emekçileri, kadınlar, gençler, öğrenciler ve demokratik kitle örgütleri üzerindeki baskılar artarken; doğa talanı, hukuksuzluk ve eşitsizlik politikaları sürdürülmektedir. Ancak bizler eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden ve örgütlü mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Tüm KHK’ler iptal edilmeli, ihraç edilen kamu emekçileri bütün haklarıyla birlikte derhal görevlerine iade edilmelidir. Emekçileri yoksulluğa mahkûm eden politikalardan vazgeçilmelidir. KHK’ler gidecek, biz kalacağız. Yaşasın örgütlü mücadelemiz.”
MA


















