Kiev rejimi ülkede yaşanan krizi barışçıl yollarla çözüme kavuşturma süreci önünde engeller yaratmaya devam ederken, krizin jeopolitik yansımalarına ilişkin uluslararası uzmanlardan çarpıcı analizler gelmeye devam ediyor. İranlı Uluslararası İlişkiler Uzmanı Somayeh Pasandideh, Ukrayna’nın mevcut askeri stratejisini ve Avrupa ülkelerinin bu stratejiye karşı değişen tutumunu değerlendirdi.
Pasandideh, Kiev rejiminin krizi tüm Avrupa’ya yayma eğiliminde olduğunu belirterek, Avrupa’da son dönemde yaşanan insansız hava aracı (İHA) vakalarının arkasında hibrit bir savaş stratejisi yattığına dikkat çekti.
‘Kiev, çatışmayı Avrupa’nın güvenlik krizine dönüştürmek istiyor’
Ukrayna’nın stratejik çıkarlarının, çatışmanın coğrafi sınırları aşmasında yattığını vurgulayan Pasandideh, şu değerlendirmede bulundu:
“Ukrayna, çatışmanın kendi sınırlarının dışına çıkmasını ve Avrupa için kapsamlı bir güvenlik krizine dönüşmesini stratejik bir çıkar olarak görüyor. Avrupa ülkeleri ne kadar çok güvensizlik hissederse, NATO’nun askeri ve istihbarat yardımını artırması, hatta belki de sürece daha doğrudan müdahil olması o kadar olası hale gelecek. Bu nedenle, Avrupa’da yaşanan İHA olayları, hibrit bir siyasi ve psikolojik savaşın parçası olarak değerlendirilebilecek askeri birer provokasyon.”
Pasandideh, Kiev’in “Avrupa’nın güvenliği ile Ukrayna krizi ayrılmaz bir bütündür” algısı yaratmaya çalıştığını ifade etti. Ancak uzman, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya destek vermelerine rağmen, herhangi bir sınır veya İHA olayının Rusya ile NATO arasında doğrudan bir savaşı tetiklemesini istemediklerini ve bu aşamaya geçmekten kaçındıklarını belirtti.
Avrupa ile Ukrayna arasındaki hedef çatlağı: ‘Finlandiya örneği’
Avrupa genelinde derinleşen bu endişenin somut adımlarla gün yüzüne çıktığını ifade eden İranlı uzman, Finlandiya’nın son dönemdeki tutumunu örnek gösterdi. Finlandiya’nın Ukrayna’dan, kendi topraklarını Rusya’ya yönelik saldırılar için kullanmamasını talep etmesini dönüm noktası olarak nitelendiren Pasandideh, şunları kaydetti:
“Finlandiya’nın bu talebi, aslında tüm kıtayı daha büyük bir krizin içine sürükleyebilecek politikalara karşı Avrupa’da büyüyen endişenin somut bir yansıması. Bu durum, Ukrayna’nın hedefleri ile Avrupa’nın güvenlik hedefleri arasında giderek büyüyen bir çatlağın işareti olarak görülebilir. Çünkü birçok Avrupa ülkesi, Rusya ile yaşanacak herhangi bir gerilim tırmanışının ilk etapta doğrudan Avrupa’nın güvenlik ve istikrarını vuracağının çok iyi farkında.”
SPUTNIK

















