Amed’in Yenişehir ilçesinde 15 Temmuz 2025’te dini nikahlı eşi İlayda Alkaş’ı ateşli silahla katleden ve 5 ay firari kaldıktan sonra tutuklanan Cemal Alpaslan’ın, “Kadına ve üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu yargılanan Alpaslan ile avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Yine İlayda Alkaş’ın annesi ile avukatları da duruşmadaki yerini aldı. Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Kadın komisyonu, Peyas (Kayapınar) Belediyesi Kadın Dayanışma Merkezi de duruşmaya izleyici olarak katıldı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada Alpaslan savunma yaptı.
Temmuz ayında İlayda Altaş’ın Amed’e geldiğini duyduğunu ve bunun üzerine evine gittiğini söyleyen Alpaslan, “Sokaklarına girdiğim anda bir ticari taksinin kapısının önünde durduğunu gördüm. İçinden eşimin kardeşi, eşi ve tanımadığım bir erkek indi. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Sonra olay yerinden uzaklaştım. Keşke olmasaydı” iddialarında bulundu.
Alpaslan, silahın neden yanında olduğuna dair soruya, düşmanları olduğunu ve “güvenlik” nedeniyle yanında sürekli silah taşıdığını öne sürdü.
ANNE ŞİKAYETÇİ OLDU
İlayda Alkaş’ın annesi Hülya Al, kızının görücü usulü evlendiğini ve evli kaldığı 7 ay boyunca birbirlerini görmediğini aktardı. Kızının 7 ay boyunca hiçbir yere çıkarılmadığını belirten Hülya Al, “Kızım beni aradı, ‘Gel beni kurtar’ dedi. Bende polise gittim. Polislerle birlikte kızımı aldım, kadın sığınma evine gittik. Kadın sığınma evindeki kadına anlatmış. Kayını ona evin içinde tacize bulunuyormuş. Sonra eve geldik. ‘Baba beni dinle ne olur, oraya gitmek istemiyorum’ dedi. Kaynanası, kayınbabası bize geldi. Kızım onlardan çok korkuyordu. Ondan sonra kızım eşinin evine geri döndü. Mayıs ayında eve geldi kızımın yüzü mosmordu. Kaynanası, görümcesi, eşi dövmüş. İlayda’nın babasının önünde dövmüşler. Geldiğinde darptan bebeğini düşürdüğünü söyledi. Orada ne yaşanmış bilmiyorum. Eşini seviyordu. Niye kızımı dövdüler, öldürdüler?” şeklinde konuştu.
Hülya Al, Alpaslan’dan şikayetçi olduğunu belirtti.
İlayda Alkaş’ın babası Mehmet Alkaş kızının yanında dövüldüğüne şahitlik etmediğini iddia ederek, sanıktan şikayetçi olmadığını kaydetti. Mehmet Alkaş, Hülya Al’ın “Vicdanın rahat mı?” sorusuna, “Rahat” cevabını verdi.
Sonrasında Amed Baro Kadın Hakları Merkezi ile Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatları, dosyaya müdahil olma talebinde bulundu.
TANIĞIN ÇELİŞKİLİ BEYANLARI
İlayda Alkaş’ın kız kardeşi Melek Alkaş’ın erkek arkadaşı olduğu belirtilen Oğuz Kaplan, SEGBİS’le bağlandığı mahkemede “tanık” sıfatıyla dinlendi. Oğuz Kaplan, olay gününe dair tanıklığını anlattı. Tanık daha önce 5-6 el ateş edildiğini ve sonrasında silahla kendisine yöneldiğini anlattığı ifadesini hatırlamadığını belirtti. Mahkeme başkanı Oğuz Kaplan’a daha önceki beyanlarıyla çeliştiğini ve bu çelişkiyi gideremediğini belirtse de, Kaplan birçok soruya dair “hatırlamıyorum” yanıtını verdi.
Hülya Al, Oğuz Kaplan’ın eve gittikleri kahvede oturan Cemal Alpaslan’a haber verdiğini belirterek, “İlayda’yla aralarında hiçbir konuşma olmadı. Cemal direk binaya girdi ateş etti. Oğuz Kaplan yalan konuşuyor” dedi.
Mütalaasını sunan iddia makamı, sanığın “kasten öldürme” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Sonrasında tekrar söz alan Hülya Al, kendisinin de tehdit edildiğini ve can güvenliğini olmadığını fakat yine de şikayetinden vazgeçmediğini kaydetti.
‘TAHRİK İNDİRİMİ UYGULANMASIN’
Müşteki avukatları, sanığın “kasten öldürmeyle” birlikte, “tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme” suçlamasından da cezalandırılmasını istedi. Avukatlar, sanık hakkında hiçbir şekilde bir indirim uygulanmaması talebinde bulundu. Sanığın haksız tahrik indiriminden faydalanmaya çalıştığını belirten avukatlar, takım elbise giyen, tıraş olan sanığın “mağdur rolüne” büründüğüne dikkat çekti.
Sonrasında mütalaaya karşı savunma yapan Alpaslan, “Pişmanım” dedi.
“Sonuç aşikardır, fakat neden muğlaktır” diyen sanık avukatının, failin fiilini meşru gösterme çabası dikkat çekti. Bir sonraki celse tanık dinleteceklerini belirten sanık avukatları, süre talebinde bulundu.
BARONUN TALEBİNE RED
Ardından kararını açıklayan mahkeme, bakanlığın katılım talebini kabul ederken, baronun talebini reddetti. Mahkeme avukatların süre talebini kabul ederek, bir sonraki duruşmayı 21 Eylül’e erteledi.
MA


















