Kürtçe’ye yönelik yıllardır sürdürülen asimilasyon politikaları ve kamusal alanda kullanımının sınırlandırılması siyaseti hala devam ediyor. Öte yandan bu politikalarla birçok yönden kuşatma altında bırakılan dil çalışmalarına dair mücadele de kararlılıkla sürdürülüyor. Özellikle bu mücadelede kadınlar öncü bir rol üstleniyor.
Leyla Çakır, 2017 yılında KHK’ler ile işinden edildikten sonra Kürtçenin gelişimine katkı sunmaya başladı. Tüm çalışmalarını Kürtçe yapmaya başlayan Leyla Çakır, Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği’nde (KURDÎGEH) çocuklara Kürtçe eğitim verdi. Leyla Çakır aynı zamanda Türkçe eserleri de Kürtçeye çevirdi.
KÜRTÇEYİ YAŞATMA ÇAĞRISI
Kürtçe’ye dönük ilgi ve çalışması 2009 yılında başlayan Leyla Çakır, daha üniversite yıllarında Kürtçe alfabe öğrenimiyle başlayan çalışmasını çeviri yapmaya kadar ilerletti. 15 yıl boyunca Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Leyla Çakır, ihraç edildikten sonra Kürtçeyi kendisine ana görev olarak belirledi. Anadilde eğitim talebi ve savaşa karşı durdukları için ihraç edildiğini belirten Leyla Çakır, Kürt dili ve kültürü üzerine çalışmalar yürüttüğünü çocuklara Kürtçe dersler vererek de dilin yaşamsallaşmasına katkı sağladığını ifade etti.
Bunun tek kişinin sorumluluğuyla olamayacağına işaret eden Leyla Çakır, herkesi kendi evinde, sokağında, dilini kültürünü yaşatmaya çağırdı.
HER İKİ DİLDE DE ÇEVİRİ YAPIYOR
Kürtçe üzerine çalışmalar yaptıkça kendini keşfettiğini söyleyen Leyla Çakır, “Türkçe ile büyüdüm ve eğitildim ve hayatımın çoğunu Türkçe ile idame ettim ama Kürtçe üzerinde yaptığım çalışmalardan sonra bu tam aksine dönüştü. Yaşam tarzım, hayatım kendi ana dilim üzerinde oluşmaya başladı. Şu anda yine üniversitede Kürdoloji bölümü öğrencisiyim. Okul bittikten sonra alanımda uzmanlaşmak daha çok kitap ve romanlar çevirerek işim de profesyonelleşmek istiyorum. Cezaevlerinden arkadaşlarımızın gönderdikleri kitapları çeviriyorum. Her iki dilde de çeviriyi gerçekleştiriyorum” dedi.
Wan’da açılan yazarlar derneğinde de çeviri ve editörlük üzerine kurslar açılacağını belirten Leyla Çakır, “Ana dilimiz bizim varlığımızdır ve bunun için hayatımızın en ön planına almamız gerekiyor” diye konuştu.
Kürtçe edebiyat ve yazıma yönelimin artması gerektiğini belirten Leyla Çakır, “Ben bugünden sonra yaşamımı Kürt dili ve kültürüne adayarak yaşayacağım. Sadece benim için değil çocuklarımın geleceği içinde bunları yapacağım. Bunu yapınca yeni nesile bir miras, bir anı bırakmış oluyoruz” ifadesinde bulundu.
Leyla Çakır, süreç kapsamında atılacak adımlar içerisinden Kürtlerin haklarının tanınması ve anadillerinde eğitimin yasallaşmasını talep ettiklerini söyledi.
5 YILDA 50 KİTAP
50 tane kitabın çevirisini yaptığını söyleyen Leyla Çakır, son olarak şöyle konuştu; “Çoğu kitaplar Türkçe ve çoğu da çeviri için cezaevinden geldi ve onların yazımı ve çevirisini yaptım. Yakınımda projesi olan arkadaşların çalışmalarına yardımcı oluyorum. Şimdi de daha önce yaşanmış hikâyeleri toplayıp bunları kitaplara ve Kürtçeye çeviriyorum.”
MA


















